Fransız sinemasının efsane isimlerinden ve hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot (91) hayatını kaybetti.
Sinema tarihinin en ikonik figürlerinden biri olarak kabul edilen, ardından sinemayı bırakıp hayvan hakları savunuculuğuna yönelen Fransız oyuncu ve şarkıcı Brigitte Bardot 91 yaşında hayatını kaybetti.
Ülkesinde “BB” olarak bilinen Bardot, 1950’lerde cinsel özgürlüğün sembolü haline geldi. 1973 yılında emekliliğini açıklayan Bardot, kariyerine 50’den fazla sinema filmi sığdırdı.
Brigitte Bardot kimdir?
1934’te Paris’te doğan Brigitte Bardot, varlıklı bir Katolik ailede büyüdü. Bale yeteneği sayesinde Paris Konservatuvarı’nda eğitim görme hakkı kazandı. Aynı dönemde modellik yapmaya başlayan Bardot, 15 yaşındayken Elle dergisinin kapağına çıktı. Bu sayede sinema dünyasının dikkatini çekti ve 1950’lerin başında küçük roller almaya başladı.
Bardot’nun hayatı, o dönemki eşi Roger Vadim’in yazıp yönettiği And God Created Woman (1956) filmiyle köklü biçimde değişti. Saint-Tropez’de geçen filmde canlandırdığı özgür genç kadın karakteri, Bardot’yu yalnızca Fransa’da değil, uluslararası ölçekte bir yıldız haline getirdi.

Sinemadan felsefeye, pop kültürden cumhuriyet simgesine
Bardot, kısa sürede yalnızca sinema izleyicilerinin değil, entelektüellerin ve sanatçıların da ilham kaynağı oldu.
1959’da Simone de Beauvoir, ünlü Brigitte Bardot ve Lolita Sendromu makalesinde Bardot’yu “Fransa’nın en özgür kadını” olarak tanımladı. 1969’da ise Fransa Cumhuriyeti’nin simgesi Marianne için canlı model olarak seçildi.
1960’larda Bardot; Henri-Georges Clouzot, Louis Malle ve Jean-Luc Godard gibi yönetmenlerle çalıştı.
Hollywood’da da rol aldı; Viva Maria! filminde Jeanne Moreau ile, Shalako filminde Sean Connery ile kamera karşısına geçti.
Sinemaya vedası
Bardot, sinemanın yanı sıra müzikle de ilgilendi. Serge Gainsbourg’un yazdığı “Je t’aime… moi non plus” şarkısının ilk versiyonunu seslendirdi. Parça daha sonra Jane Birkin ile yeniden kaydedildi ve büyük başarı kazandı.
Şöhretin baskısından giderek rahatsız olan Bardot, 1996’da Guardian’a verdiği röportajda “Etrafımı saran çılgınlık bana her zaman gerçek dışı gelirdi” sözleriyle bu duygusunu dile getirmişti.
1973 yılında da oyunculuğu bıraktı.

Hayvan hakları savunuculuğu
Sinemayı bıraktıktan sonra Bardot’nun hayatının merkezine hayvan hakları girdi.
1977’de fok avlarına karşı protestolara katıldı, 1986’da Brigitte Bardot Vakfı’nı kurdu. Dünya liderlerine; Romanya’daki köpek itlafı, Faroe Adaları’ndaki yunus avları ve Avustralya’daki kedi katliamları gibi konularda çok sayıda protesto mektubu gönderdi.
Bardot, Temmuz 2024’te de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazarak, sokak hayvanları ile ilgili yasa teklifinin geri çekilmesi çağrısı yapmıştı.
Söylemleri daha sonra giderek sertleşti.
2003’te yayımlanan A Cry in the Silence kitabında aşırı sağ görüşlere yer verdi. Uzun yıllar Fransa’daki aşırı sağ parti Ulusal Birlik’e açık destek verenlerden biriydi.
Kaynak: Guardian








