Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı “ulusal güvenlik” gerekçesiyle “ilhak etme” çağrılarını sertleştiyor, askeri güç kullanılması ilk kez açık bir şekilde masaya geldi. Peki Trump neden Grönland’ı istiyor? Grönland neden jeopolitik bir merkez haline geldi?
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun alıkonulmasının hemen ardından bu kez rotayı Arktik’e çevirdi. Trump, Grönland’a “çok fena halde” ihtiyaç duyduklarını söyleyerek, Danimarka ve Grönland yönetimleriyle tansiyonu hızla yükseltti.
Beyaz Saray da Trump’ın “Grönland’ı elde etmek için bir dizi seçeneği değerlendirdiği” ve bunların arasında askeri güç kullanılmasının da olduğu belirtildi.
Trump Grönland’ı neden istiyor?
Trump’ın Grönland ilgisi yeni değil ancak gerekçeleri zaman içinde değişti. İlk başkanlık döneminde, 2019’da adayı “büyük bir emlak anlaşması” gibi gördüğünü söylemişti.
İkinci kez göreve geldiğinde ise kontrolü “ekonomik güvenlik” gerekçesiyle istediğini savundu. Son günlerdeyse tonu sertleşti ve gerekçeyi açıkça “ulusal güvenlik” olarak tanımladı.
Trump’a göre Grönland, ABD ile Rusya arasında stratejik bir konumda bulunuyor ve Arktik’in hızla jeopolitik bir çatışma alanına dönüşmesi, Washington açısından adayı vazgeçilmez kılıyor.

Grönland neden jeopolitik bir merkez haline geldi?
Grönland; petrol, gaz ve özellikle yeşil teknolojiler için kritik olan nadir toprak elementleri açısından büyük bir potansiyel. İklim değişikliği ve buzulların erimesi, daha önce ulaşılamayan madenlerin ve yeni deniz yollarının önünü açıyor.
Arktik’te açılan yeni rotalar, Süveyş Kanalı’na alternatif oluşturarak Avrupa–Asya arasındaki mesafeyi neredeyse yarı yarıya kısaltabiliyor. Çin ve Rusya’nın bu güzergâhlar üzerinde işbirliği yapması, ABD’de alarm zillerini çaldıran temel unsurlardan biri.
Trump ise kaynak iddialarını geri plana itiyor ve “Grönland’a mineraller için değil, ulusal güvenlik için ihtiyacımız var” diyor. Ancak Washington’daki Cumhuriyetçi çevreler, Çin’in nadir elementler üzerindeki küresel hâkimiyetini kırma hedefinin belirleyici olduğunu saklamıyor.
ABD askeri seçeneği gerçekten konuşuyor mu?
Evet. Beyaz Saray, Grönland’ı “ele geçirmek” için farklı senaryoların tartışıldığını doğruladı.
Trump’ın yakın danışmanlarından Stephen Miller, ABD’nin bu hedefe askeri müdahale olmadan da ulaşabileceğini savunsa da, “kimsenin Grönland için ABD ile savaşmayacağı” yönündeki sözleri askeri tehdidin ima yoluyla masaya konduğunu gösterdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kongre üyelerine, tercihin “satın alma” yönünde olduğu bilgisini verdiği aktarılıyor. Ancak Beyaz Saray kaynakları, “tüm seçeneklerin” değerlendirildiğini inkâr etmiyor.

Grönland zaten ABD için askeri bir üs değil mi?
ABD’nin Grönland’a stratejik ilgisi yeni değil.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası, Danimarka anakarasını işgal ettikten sonra, ABD Grönland’a girerek ada genelinde askeri üsler ve dinleme tesisleri kurdu. Savaştan sonra ABD kuvvetleri bölgede kaldı.
Grönland, fiilen zaten ABD askeri varlığının önemli merkezlerinden biri. Soğuk Savaş’tan bu yana ABD, Pituffik Uzay Üssü’nü (eski Thule Hava Üssü) işletiyor. Burada balistik füze erken uyarı sistemleri bulunuyor.
1951’de Danimarka ile imzalanan savunma anlaşması, ABD’ye üs kurma ve işletme hakkı tanıyor. Ancak bu durum, Grönland’ın egemenliğinin ABD’ye devri anlamına gelmiyor. Trump’ın talebi ise kontrolün tamamen Washington’a geçmesi.
Danimarka’nın tepkisi ne oldu?
Grönland, Danimarka Krallığı’na bağlı yarı özerk bir bölge. Dış politika ve savunma Danimarka’nın yetkisinde. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin bir NATO müttefikine saldırmasının “ittifakın sonu” olacağını açıkça söyledi.
Frederiksen, “ABD başka bir NATO ülkesine askeri saldırı düzenlerse, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan güvenlik düzeni çöker” diyerek Trump’a en sert uyarılardan birini yaptı.
Grönland yönetimi ne diyor?
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Trump’ın çıkışlarını “ilhak fantezisi” olarak tanımladı ve “Artık yeter” dedi. Nielsen, tehdit ve baskının müttefikler arasında yeri olmadığını vurguladı:
“Ne baskı, ne ima, ne de ilhak fantezileri. Diyaloğa açığız ama bu, uluslararası hukuk ve karşılıklı saygı temelinde olur.”

Grönland halkı ABD’ye katılmak istiyor mu?
Kısa cevap, hayır.
Kamuoyu yoklamaları, Grönlandlıların büyük çoğunluğunun Danimarka’dan bağımsızlığı desteklediğini ancak ABD’ye katılmaya açık ara karşı çıktığını gösteriyor.
2025’te yapılan seçimlerde bağımsızlık yanlısı partiler güç kazansa da, Trump’a en yakın duran Naleraq Partisi’nin bile muhalefette kalması dikkat çekti. Yeni kurulan koalisyon hükümetinin anlaşmasının ilk cümlesi şu oldu: “Grönland, Grönlandlılara aittir.”
Bu kriz NATO için ne anlama geliyor?
Grönland NATO üyesi değil ama Danimarka üzerinden ittifaka dahil. ABD’nin Grönland’ı ilhak etmesi, NATO tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir iç çatışma anlamına gelecek.
Bu nedenle İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer Avrupalı liderler açık biçimde Danimarka ve Grönland’ın yanında durduklarını ilan ederek, “Grönland halkına aittir ve bu konuda karar verecek olan yalnızca Danimarka ve Grönland’dır” dedi.
Trump neden şimdi bu kadar ileri gidiyor?
Uzmanlara göre Trump, Venezuela’daki operasyonun ardından “zor kullanarak düzen kurma” yaklaşımını genişletiyor.
Arktik’te Çin ve Rusya’yla rekabet, iç politikada “güçlü lider” imajı ve ABD’nin küresel nüfuzunu yeniden tesis etme hedefi, Grönland çıkışını sadece bir diplomatik gerilim değil, yeni bir güvenlik krizi haline getiriyor.






