ABD Başkanı Donald Trump, aralarında iklim değişikliğiyle mücadelede kilit rol oynayan Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşlarının da bulunduğu 66 uluslararası örgütten çekilme kararı aldı. Beyaz Saray, kararın gerekçesini “Amerikan çıkarlarına hizmet etmemeleri” olarak açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin aralarında iklim değişikliğiyle mücadele eden kuruluşların da bulunduğu 66 uluslararası örgütten çekilmesini öngören bir muhtırayı imzaladı.
Beyaz Saray, kararın “Amerikan vergi mükelleflerinin parasının israf edilmesini önlemek” amacıyla alındığını savunurken, Avrupa’dan ve bilim çevrelerinden sert tepkiler geldi.
Today, President Trump announced the U.S. is leaving 66 anti-American, useless, or wasteful international organizations. Review of additional international organizations remains ongoing.
— Secretary Marco Rubio (@SecRubio) January 8, 2026
These withdrawals keep a key promise President Trump made to Americans – we will stop…
BM çatısı altındaki kurumlar ilk sırada
Çekilme kararı, toplam 66 uluslararası kuruluşu kapsıyor. Bunların yaklaşık yarısı Birleşmiş Milletler sistemiyle bağlantılı yapılar.
En dikkat çekici adım ise küresel iklim politikalarının temelini oluşturan UN Framework Convention on Climate Change’ten (UNFCCC) çekilme kararı oldu.
Bu sözleşme, Paris İklim Anlaşması dahil olmak üzere tüm uluslararası iklim müzakerelerinin hukuki ve kurumsal zeminini oluşturuyor. ABD’nin bu yapıdan ayrılması, küresel iklim diplomasisinin işleyişine doğrudan darbe olarak değerlendiriliyor.
IPCC’den çıkış bilim dünyasında alarm yarattı
Trump yönetimi ayrıca, iklim biliminin en yetkin kurumu olarak kabul edilen Intergovernmental Panel on Climate Change’ten de çekildi.
IPCC, küresel ısınmaya ilişkin en kapsamlı bilimsel raporları hazırlayan ve hükümetlere yol haritası sunan temel kuruluş konumunda.
BBC’ye konuşan kaynaklar, ABD’li bilim insanlarının IPCC’nin bir sonraki rapor sürecinden dışlanmasının ciddi gecikmelere yol açabileceği uyarısında bulundu. Beyaz Saray’ın ABD’li bilim insanlarının Çin’de yapılacak IPCC toplantılarına katılımını engellediği de belirtildi. Bu durum, özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede hangi politikaların izleneceğini belirleyen “azaltım raporu”nun yayımlanmasını tehlikeye sokabilir.
“Küreselci ve woke ajandalar” gerekçe
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kuruluşların “küreselci ajandaları ABD’nin önceliklerinin önüne koyduğu” ve “radikal iklim politikaları, küresel yönetişim ve ideolojik programlar” yürüttüğü savunuldu. Açıklamada, bu yapıların Amerikan egemenliği ve ekonomik gücüyle çeliştiği ileri sürüldü.
Çekilme listesinde yalnızca BM kuruluşları değil, temiz enerji işbirliği, demokratik yönetişim ve uluslararası güvenlik alanında faaliyet gösteren birçok yapı da yer alıyor. Bunlar arasında International Solar Alliance, International IDEA ve Global Counter-Terrorism Forum bulunuyor.
Geri dönüş mümkün mü?
ABD Anayasası, başkanlara Senato’nun üçte iki onayıyla uluslararası anlaşmalara katılma yetkisi tanıyor ancak anlaşmalardan çekilme sürecinin nasıl işleyeceğine dair açık bir hüküm bulunmuyor. Bu durum, Trump’ın kararlarının ABD mahkemelerinde dava konusu edilip edilemeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Bazı kampanya grupları ve sivil toplum örgütleri, çekilme kararlarının yargıya taşınması için çağrı yapıyor. Hukukçular ise ileride göreve gelecek bir başkanın bu kararı tek taraflı olarak tersine çevirip çeviremeyeceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekiyor.
Bu son adımlar, Trump’ın ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan ikinci kez çekmesinin ardından geldi. Washington yönetimi ayrıca COP30 İklim Zirvesi’ne de delegasyon göndermedi. ABD daha önce Dünya Sağlık Örgütü, UN Human Rights Council ve UNESCO’dan da ayrılmıştı.
Uzmanlar, Trump yönetiminin bu politikalarının ABD’yi uluslararası sistemden daha da izole ettiğini ve küresel sorunların çözümünde ortak hareket etme kapasitesini zayıflattığını vurguluyor.
Kaynak: BBC






