Venezuela, 303 milyar varillik kanıtlanmış petrol rezerviyle dünyanın en büyük petrol zenginliğine sahip ülkesi. Buna karşın ülke, tarihinin en düşük üretim seviyelerinden birinde.
ABD Başkanı Donald Trump’ın onay verdiği saldırı sonucu ABD birliklerinin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’i alıkoyması ve akabinde Trump’ın Venezuela petrolü üzerinden elde edilecek geliri ABD’nin kontrol edeceğini açıklaması, yalnızca enerji piyasalarını değil, egemenlik tartışmalarını ve iklim krizini de yeniden alevlendirdi.
Venezuela’nın petrol rezervleri ne kadar büyük?
Venezuela, küresel petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 17’sine karşılık gelen 303 milyar varil ile dünya sıralamasında ilk sırada.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) verilerine göre Venezuela’yı Suudi Arabistan, İran ve Irak izliyor. Bu dört ülke dünya petrol rezervlerinin yarısından fazlasını elinde bulunduruyor.
Ancak Venezuela’nın bu devasa rezerv büyüklüğü, üretime aynı ölçüde yansımıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Venezuela, Kasım 2025 itibarıyla günde yaklaşık 860 bin varil petrol üretiyor. Bu rakam, on yıl önceki üretiminin üçte biri ve küresel petrol tüketiminin yüzde 1’inden daha azı. Aynı dönemde ABD’nin günlük petrol üretimi yaklaşık 13 milyon varil seviyesinde.
Bu arada Venezuela sadece petrol rezervleriyle değil; diğer mineraller açısından da bölgesel ve küresel düzeyde önemli bir potansiyele sahip.
Ekolojik Madencilik Geliştirme Halk Gücü Bakanlığı verilerine göre ülkedeki başlıca yeraltı kaynakları şunlar: Demir, bakır, boksit, kömür, nikel, kalton, altın, elmas, çinko ve titanyum.
Trump ne istiyor?
Ülkedeki tüm bu kaynakların çıkarılması, işlenmesi ve ticareti, ülkenin ekonomik durumu, dış borçları ve siyasi ilişkileri açısından kritik bir rol oynuyor.
Trump, 7 Ocak’ta yaptığı açıklamada Venezuela petrolü üzerinden elde edilecek gelirin Amerikan kontrolünde olacağını söyledi. Petrolün depolama gemileriyle ABD limanlarına taşınacağını, piyasa fiyatından satılacağını ve paranın “Venezuela ve ABD halkının yararına” kullanılacağını savundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD ile Venezuela’daki geçiş dönemi yetkilileri arasında bir anlaşmaya varıldığını duyurdu ve Washington’un ülkedeki aktörler üzerinde “azami etkiye” sahip olduğunu söyledi.
ABD yönetimine göre satışlar ilk aşamada 30 ila 50 milyon varil petrol ile başlayacak, gelirler ABD kontrolündeki hesaplara yatırılacak ve bu kontrol “süresiz” olacak.
Enerji Bakanı Chris Wright, petrol gelirleri üzerindeki bu denetimin Venezuela’da “gerekli değişiklikleri sağlamak” için şart olduğunu savundu.
Trump’ın “Petrolü biz kurduk, onlar çaldı” iddiasının dayanağı ne?
Trump, Venezuela’nın petrol endüstrisinin ABD tarafından inşa edildiğini ve sosyalist yönetimler tarafından “çalındığını” öne sürüyor. Bu söylem, 20. yüzyılın başında Standard Oil ve Shell gibi ABD ve Avrupalı şirketlerin ülkedeki güçlü varlığına dayanıyor.
Uluslararası hukuka göre ABD’nin Venezuela’nın petrol rezervleri üzerinde herhangi bir mülkiyet iddiası yok. Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Doğal Kaynaklar Üzerinde Daimi Egemenlik İlkesi, doğal kaynakların kontrolünün egemen devlete ait olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Buna karşın ExxonMobil ve ConocoPhillips, 2007’deki kamulaştırmalar sonrası uluslararası mahkemelerde milyar dolarlık tazminat kararları aldı fakat Caracas bu ödemeleri yapmadı.
PDVSA nasıl çöktü?
Venezuela petrol sektörünün bel kemiği, devletin kontrolündeki ulusal petrol şirketi PDVSA (Petróleos de Venezuela, S.A.). Şirket, ülkenin petrol üretimi, ihracatı ve altyapısından sorumlu ana kurum.
PDVSA’nın çöküşü, Hugo Chávez döneminde başlayan ve Nicolás Maduro yönetimiyle derinleşen siyasi tercihlerle hızlandı. Şirket üzerindeki devlet ve askeri kontrol arttı, deneyimli mühendisler ve yöneticiler ülkeyi terk etti. PDVSA’nın gelirleri, petrol yatırımları yerine askeri ve siyasi harcamalara yönlendirildi. Altyapı bakımsız kaldı, üretim kapasitesi hızla düştü.
Bu süreci ABD yaptırımları daha da ağırlaştırdı. 2019’da Trump yönetimi, Venezuela’nın ABD’ye petrol ihracatını fiilen durdurdu. Joe Biden döneminde, ABD’li petrol şirketi Chevron’a sınırlı bir faaliyet lisansı verildi ancak bu lisanslar Washington’daki siyasi tercihlere bağlı olarak sürekli daraltılıp genişletildi.

Ağır ham petrol, Orinoco Kuşağı ve rafineri bağımlılığı
Venezuela petrolünün büyük bölümü Orinoco Petrol Kuşağı’nda bulunuyor. Bu bölgedeki petrol, “heavy sour crude” olarak adlandırılan, yoğun, akışkanlığı düşük ve kükürt oranı yüksek bir ham petrol türü.
Bu petrol yeraltından sıvı halde akmıyor. Çıkarılabilmesi için yer altına buhar verilmesi gerekiyor. Bu yöntem yüksek enerji tüketimi ve yüksek emisyon anlamına geliyor.
Ayrıca bu tür petrolün işlenebilmesi için özel rafineriler gerekiyor. Dünyada bu kapasiteye sahip tesislerin önemli bir bölümü ABD’nin Meksika Körfezi kıyısında bulunuyor. Bu durum Venezuela petrolünü tarihsel olarak ABD rafinerilerine bağımlı hale getiriyor.
İklim ve çevreye bedeli ne?
Uzmanlara göre Venezuela petrolü, iklim açısından dünyanın en kirli fosil yakıtları arasında yer alıyor. Üretim sırasında ortaya çıkan sera gazı emisyonları küresel ortalamanın iki katından fazla.
En büyük sorunlardan biri metan sızıntıları ve flaring. Flaring, petrol üretimi sırasında açığa çıkan doğal gazın yakılarak atmosfere salınması anlamına geliyor. Metan, kısa vadede karbondioksite kıyasla 80 kat daha güçlü bir sera gazı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Venezuela’daki metan yoğunluğu küresel ortalamanın yaklaşık altı katı.
Eski ve bakımsız boru hatları, sık sık petrol sızıntılarına yol açıyor.
PDVSA, 2016’dan bu yana petrol döküntülerine ilişkin resmi verileri kamuoyuyla paylaşmıyor. Bağımsız raporlar ise yüzlerce sızıntıya işaret ediyor.
Uzmanlara göre Venezuela’nın eski üretim seviyelerine dönmesi on milyarlarca dolarlık yatırım ve en az on yıl gerektiriyor. Sadece mevcut üretimin korunması için önümüzdeki 15 yılda 50 milyar doların üzerinde yatırım gerekiyor. Üretimin yeniden 3 milyon varil seviyesine çıkması ise 180 milyar doları aşan bir maliyet anlamına geliyor.
Küresel petrol talebinin yavaşladığı ve iklim kriziyle mücadele çağrılarının arttığı bir dönemde, Venezuela petrolüne dayalı bu planın ekonomik ve çevresel sonuçları belirsizliğini koruyor.
Kaynak: BBC, CNN, New York Times
*Kapak fotoğrafı yapay zekâ ile üretildi.






