Dünya Alem’de bu hafta İslam Özkan’ın konuğu İran uzmanı Ramazan Bursa, İran’da aralık sonunda patlak veren ve Ocak 2026’da şiddetini artıran protestoları değerlendirdi. Bursa, “Rejim bu dalgayı şimdilik bastırmış görünse de köklü reformlar yapılmadığı takdirde bir sonraki dalga sonun başlangıcı olabilir” dedi.
Dünya Alem’in bu bölümünde İran uzmanı Ramazan Bursa, İslam Özkan’ın konuğu oldu. İran’da yaşanan protesto sürecini ayrıntılarıyla değerlendiren Bursa, devletin temel ihtiyaç maddeleri için ithalatçılara sağladığı 28 bin 500 tümenlik “ucuz dolar” uygulamasının ciddi biçimde suistimal edildiğini söyledi.
Bursa, “İthalatçılar ucuz dövizle mal getirip bunu piyasaya fahiş fiyatlarla sundu. Bu durum hükümeti desteği kesmeye itti” dedi. Ekonomide ani kararların olumsuz etkisinin çok hızlı hissedildiğini, olumlu sonuçların ise zamana yayıldığını vurgulayan Bursa, halkın alım gücünün adeta bir gecede çökmesinin Pazar esnafını (Bazar-ı Bozork) sokağa döktüğünü ifade etti.

Kırsaldan merkeze: Ezber bozan yayılım
Önceki protesto dalgalarından farklı olarak 2026 protestolarının, Tahran gibi merkezlerden çevreye değil, çeperlerden merkeze doğru yayıldığını belirten Bursa, bu durumu “planlı bir hazırlık” olarak yorumladı.
Silahlı örgütlerin özellikle Arap ve Kürt eyaletlerinde çok hızlı şekilde sahaya indiğini ve şiddet eylemlerinin beklenmedik bir hızla tırmandığını söyleyen Bursa, büyük şehirlerin ise ancak yaklaşık 10 gün sonra hareketlendiğine dikkat çekti.
Ülkenin batısında silahlı yapıların devreye girmesinin, başlangıçta barışçıl olan esnaf eylemlerini kısa sürede politize ettiğini vurgulayan Bursa, bu stratejinin güvenlik güçlerini sert müdahaleye zorlayarak Trump yönetiminin “müdahale” söylemine meşruiyet kazandırmayı hedeflediğini ifade etti.

“Yardım yolda” mesajı ve dış müdahale tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Yardım yolda, saldırırsanız yanıt veririz” şeklindeki açıklamasının sokaktaki radikal unsurları cesaretlendirdiğini belirten Bursa, bu çıkışın toplumun bir kesiminde ise ters etki yarattığını söyledi.
Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, “Mossad ajanlarının yeni yılını kutluyorum” sözlerinin rejimin “dış mihrak” söylemini güçlendirdiğini ifade eden Bursa, buna rağmen arka kapı diplomasisinin hiçbir zaman tamamen kapanmadığını vurguladı. Umman’ın arabuluculuğu ve Türkiye’nin yürüttüğü mekik diplomasisinin (Hakan Fidan’ın temasları) askeri bir saldırı ihtimalini zayıflattığını söyleyen Bursa, “Bugün itibarıyla ABD’nin doğrudan bir vurma ihtimali zayıflamıştır. Çünkü lojistik ve diplomatik şartlar henüz olgun değil” dedi.
Muhalefetin liderlik sorunu: Rıza Pehlevi faktörü
Programda protestolar sırasında öne çıkarılmaya çalışılan Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’nin “ulusal lider” olma kapasitesi de ele alındı. Ramazan Bursa, Pehlevi’nin Batı’daki yoğun propagandasına rağmen İran içinde, özellikle Türk nüfusun yoğun olduğu Tebriz ve Erdebil gibi kentlerde karşılık bulamadığını söyledi.
Azerbaycan eyaletlerinde atılan “Azerbaycan şereftir, Pehlevi şerefsizdir” sloganlarını hatırlatan Bursa, İran toplumunun güvenlik kaygısına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
“Rejim muhalifi olan biri bile ülkesinin Irak ya da Suriye gibi olmasını istemez. Pehlevi’nin ‘gelin ülkemi vurun’ diyen siyaseti, İran halkında karşılık bulmuyor.”








