İran’daki protestolarda son durum: Devlet televizyonu hacklendi, can kaybı artıyor

İran protestoları

İran’da 28 Aralık’ta başlayan rejim karşıtı protestoların ardından ülke internet karartması altında tutulurken, devlet televizyonunun hacklenmesi yeni bir kırılma yarattı. Artan can kaybı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri müdahale sinyalleri verip geri çekilmesi, hem sokakta hem diasporada soru işaretlerini büyüttü.

İran’da protestoların güvenlilk güçlerinin sert müdahalesi sonucu bastırılmasının ardından kamuoyuna ulaşan bilgi akışı neredeyse tamamen kesilirken, devlet televizyonunun uydu yayınlarının hacklenmesi ülke içinde ve dışında büyük yankı uyandırdı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları, Washington’un olası askeri hamleleri ve geri adımları, İranlı protestocular için umut ile hayal kırıklığı arasındaki çizgiyi daha da görünür hale getirdi.

18 Ocak Pazar gecesi, İran devlet televizyonu Islamic Republic of Iran Broadcasting’e ait uydu kanallarında yayınlar kesildi. Yerine sürgündeki Veliaht Prens Rıza Pehlevi’nin konuşmalarının yer aldığı görüntüler verildi. Yayında, İran güvenlik güçlerine hitaben “Silahlarınızı halka doğrultmayın, İran’ın özgürlüğü için ulusa katılın” çağrısı yapıldı.

İran devlet televizyonu hacklendi.

Yayın sırasında, İran polisi üniformasına benzeyen kıyafetler giymiş kişilerin “silahlarını bıraktıkları” iddia edildi. Bu iddialara dair herhangi bir kanıt sunulmadı. Yarı resmi Fars Haber Ajansı, bazı bölgelerde yayınların “bilinmeyen bir kaynak” tarafından kısa süreli kesildiğini kabul etti ancak içerik hakkında ayrıntı vermedi.

Pehlevi’nin ofisi, görüntülerin yayımlandığını doğruladı. Sosyal medyada dolaşıma giren videoların bir kısmının, İran’daki internet kesintisini aşmak için Starlink kullanan kişiler tarafından paylaşıldığı düşünülüyor.

Can kaybı 3 bin 900’ü aştı

İran’daki protestolar, sert bir güvenlik operasyonuyla bastırılmış durumda. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre güvenlik güçlerinin müdahalelerinde en az 3 bin 919 kişi hayatını kaybetti.

İran’ın dini lideri Ali Hamaney, protestolarda “birkaç bin kişinin” öldüğünü kabul ederken, sorumluluğu ABD’ye yükledi. Bu açıklama, İranlı yetkililerden protestolardaki can kaybının boyutuna dair gelen ilk üst düzey kabul oldu.

İnternetin büyük ölçüde kesilmesi, ülke içinden bilgi akışını neredeyse tamamen durdurdu.

Trump’ın açıklamaları İran’da nasıl karşılandı?

Protestolar sırasında ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları, birçok İranlı için kritik bir dönüm noktası oldu. Trump, İran yönetiminin barışçıl protestocuları öldürmesi veya toplu infazlara girişmesi halinde “iki kırmızı çizgi” ilan etti ve “yardım yolda” mesajları verdi.

38 yaşındaki Siavash Shirzad, Tahran’daki protestolara katılan isimlerden biri. İnternetin kesildiği 8 Ocak’ta vurulan Shirzad, saatler sonra hayatını kaybetti. Yakınları, Shirzad’ın son ana kadar Trump’ın müdahale edeceğine inandığını söylüyor.

Ancak Trump, birkaç gün sonra İranlı yetkililerden infaz yapılmayacağına dair güvence aldığını açıklayarak askeri müdahaleden geri adım attı. Bu geri dönüş, hem İran’daki protestocular hem de diaspora için derin bir hayal kırıklığı yarattı.

Trump İran
İtalya’da Trump için yapılan bir grattifi çalışması.

ABD donanması hareket halinde, belirsizlik sürüyor

Washington ile Tahran arasındaki gerilim sürerken, ABD donanmasına ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden muhriplerin Singapur üzerinden Malakka Boğazı’ndan geçerek Ortadoğu’ya yöneldi. Gemi daha önce Güney Çin Denizi’nde bulunuyordu.

ABD medyasında yer alan haberlere göre, geminin bölgeye ulaşması halinde İran’a yönelik askeri seçenekler masaya gelebilir. Ancak Körfez ülkelerinin olası bir saldırıya karşı çıkması ve bölgede uzun süredir bir uçak gemisi grubunun bulunmaması, askeri senaryoları karmaşıklaştırıyor.

Trump, tüm seçeneklerin masada olduğunu söylerken, BM’deki ABD Büyükelçisi Mike Waltz, “katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin değerlendirildiğini” dile getirdi.

Diaspora öfkeli

Trump’ın geri adımı, İran diasporasında “ihanet” duygusunu güçlendirdi. Kanada ve Avustralya’daki İranlılar, ABD’nin rejimle yeniden müzakereye yönelmesinin Tahran yönetimini rahatlattığını savunuyor. Bazı İranlı analistler ise ABD müdahalesinin, protestoların “yabancı destekli” olduğu iddialarını güçlendireceği uyarısında bulunuyor.

İran’da ise protestolar geçici olarak durmuş durumda. Baskı, tutuklamalar ve zorla alınan itiraf görüntüleri sosyal medyada yayınlanıyor. İnsan hakları örgütleri, tutukluların adil yargılanma ihtimalinin son derece düşük olduğu uyarısını yapıyor.

Bir Tahran sakini Guardian’a iletilen mesajında durumu şöyle özetliyor: “Protestolar şimdilik durdu. Herkes Trump’ın ne yapacağını bekliyor.”

Kaynak: Guardian, AP

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.