Tayfun Kahraman cezaevinde düştü, bir kez daha hastaneye kaldırıldı

Gezi davası kapsamında cezaevinde tutulan şehir plancısı Tayfun Kahraman’ın MS hastalığına bağlı olarak dengesini kaybederek düştüğü, başından ve elinden yaralanması nedeniyle hastaneye kaldırıldığı ortaya çıktı.

Tayfun Kahraman’ın cezaevinde düşerek başından ve elinden yaralandığı, tedavi için hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Tayfun Kahraman cezaevinde düştü

Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen tahliye edilmeyen Gezi hükümlüsü Tayfun Kahraman, MS atağı nedeniyle 2 Ocak’ta kaldırıldığı hastaneden 4 Ocak’ta tekrar cezaevine gönderildikten sonra, bu sefer dengesini kaybederek düştü.

Başından ve elinden yaralanan Tayfun Kahraman, bir kez daha hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavisi yapılan Kahraman, ardından cezaevine gönderildi.

Gelişmeleri Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Kahraman, sosyal medya platformu X’ten duyurdu.

Meriç Kahraman paylaşımında şunları dedi:

“Dün, gün içerisinde Tayfun’un apar topar hastaneye kaldırıldığını öğrendim.

Bugün kendisiyle telefonda 10 dakika görüşme şansım oldu ve yaşananları öğrendim.

MS hastası olan eşim Tayfun Kahraman, dün gündüz sayımına çıkarken dengesini sağlayamayıp, ayağını yere basamadığı için düşüyor ve başını yere çarpıyor. Hem başından, hem de elinden yaralanıyor. Alnında bir yarık, bir sürtmeye bağlı yara var, kafası şiş, eli şişmiş halde hastaneye götürülüyor. Bandaj ve pansuman yapılıp yeniden cezaevine gönderiliyor. Bugün ise devam eden şişme ve morarma nedeniyle eline atel takılıyor.

Tekrar hatırlatıyorum: Tayfun hakkında AYM tarafından yeniden yargılama kararı verilmiştir. Eşim hukuken masumdur. Kararın uygulanmaması nedeniyle şu an fiilen özgürlüğünden mahrumdur.

Yaşadıklarımız nedeniyle eşimin sağlığı tehlikeye giriyor, bunların hepsi belgelidir, hepsi AYM’ye yaptığımız ikinci başvuru dosyasında mevcuttur.

Bugün de Tayfun’un geçirdiği akut MS atağının tıbbi tüm sürecini heyet raporları ve epikriz belgeleri, MS atağı ile bağlantılı olarak dün yaşanan düşmeye bağlı yaralanması da dahil olmak üzere Anayasa Mahkemesi’ne ek beyan dilekçemiz ile sunduk.

Biz 4 yıldır yüreğimiz ağzımızda yaşıyoruz.

Her Allah’ın günü canımızdan can gidiyor.

Eşimin hastalığı cezaevi şartlarında her gün daha fazla ilerliyor.

Biricik evladımın babasına ve ailemize daha fazla eziyet etmeyin.

AYM’ye yaptığımız ikinci başvuruyu bir an önce gündeme alın.

Yasalara uyun, mahkeme kararlarına uyun, eşimi serbest bırakın.”

Ne olmuştu?

Gezi Parkı davası kapsamında 22 Nisan 2022’de tutuklanan Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen “hak ihlali” kararına, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin uymaması üzerine Kahraman’ın avukatı Cansu Çifçi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulunmuştu. Bir üst mahkeme olan 14. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazın reddine karar vermişti.

Kararda şöyle denilmişti:

“İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu ek kararın içeriğine bakıldığında, 6216 sayılı Yasa’nın kararlar başlıklı 50. maddesi gereğince değerlendirmenin yapıldığı, Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yargılama usulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yargılamanın yenilenmesi başlıklı 311. maddesindeki yargılamanın yenilenmesinin aynı olmadığı yönündeki kararları göz önüne alındığında, 06/11/2025 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle hükümlü müdafinin itirazının reddine…”

AYM, hak ihlali kararına rağmen yeniden yargılama yapılmayan ve tahliye edilmeyen Gezi davası hükümlüsü şehir plancısı Tayfun Kahraman hakkında yeni bir karar vermişti.

AYM, “Gerekli tedbirler alınacak” kararı vermişti

Tayfun Kahraman’ın avukatlarının tedbir talebi üzerine ara karar kuran AYM, Kahraman’ın sağlık durumu gerektirdiği takdirde teşhis, tetkik ve tedavi için hastanede yatarak tedavi görmesi de dâhil gerekli tüm tedbirlerin alınmasına hükmetmişti.

Oybirliğiyle alınan kararda şu ifadelere yer verilmişti:

“Ceza infaz kurumlarında tutulan bir hükümlü veya tutuklunun içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması da koruma altına alınmaktadır. İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların, mahkûmları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerekir. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir. Sürekli takip edilmesi gereken kronik bir hastalığının bulunduğu dikkate alındığında, yaşamı ile maddi ve manevi bütünlüğünün korunması için başvurucunun sağlık durumunun takip edilmesi ve gereken tıbbi teşhis, tetkik ve tedavi olanaklarından faydalanması konusunda tedbir kararı verilmesi gerekir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.