KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından Türk bayrağının indirilmesiyle ilgili yapılan açıklamada, “Provokasyondur. Bu provokasyona dayanarak Kürt düşmanlığı tırmandırılmıştır. Provokasyondan sonra hareketimizin, DEM Parti’nin ve Kürtlerin hedeflenmesinin bir maksat için yapıldığı anlaşılmaktadır” denildi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Nusaybin-Kamışlı sınırında Türk bayrağının indirilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
Rudaw’ın haberine göre olayı “provokasyon” olarak nitelendiren KCK, bu durumun hem Suriye’deki gelişmeleri hem de Türkiye’deki barış ve demokratikleşme arayışlarını hedef aldığını savundu.
“Barış sürecine yönelik bir sabotaj”
Açıklamada, bayrak indirme olayının yeni çözüm sürecini sabote etme amacı taşıdığı ileri sürüldü. KCK’nın açıklamasında “Suriye sınırları içinde Kürtlere yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak bu provokasyonun yapılması dikkat çekicidir. Bu olay, toplumsal desteği kırmak için gerçekleştirilmiş bir sabotajdır” denildi.
“DEM Parti’nin hedef gösterilmesi komplonun parçası”
Olayın ardından DEM Parti’nin hedef alınmasını eleştiren KCK, Türkiye tarihinde bayrak üzerinden yapılan provokasyonların genellikle Kürt halkına ve devrimci güçlere yönelik saldırıların öncüsü olduğunu savundu.
Açıklamada, “DEM Parti’nin hedef gösterilmesi, bu provokasyonun bir komplonun parçası olarak yaptırıldığını göstermektedir. Bayrak, saldırılar için bir araç haline getirilmemelidir” denildi.
“Bayrağa ve değerlere saygılıyız”
Açıklamada, hareketin “halkların değerlerine” ve “bayraklarına” saygılı olduğu belirtilirken, Abdullah Öcalan’ın da Türkiye Cumhuriyeti bayrağına yönelik bu tür saldırılara karşı olduğunu geçmişte defalarca vurguladığı hatırlatıldı.
Açıklamada, “Hareketimizin ve Kürtlerin bu olay üzerinden hedeflenmesi maksatlıdır. Bir değer olan bayrağın kötü amaçlar için kullanılması, bayrağın kendisine de hakarettir” değerlendirmesinde bulunuldu.
“Suriye politikasına haklılık kazandırılmak isteniyor”
Hükümet yetkililerinin ve basının olayı ele alış biçimini “şovenizmin şahlandırılması” olarak tanımlayan KCK, iktidarın bu olayı köpürterek Suriye politikasına toplumsal meşruiyet kazandırmaya çalıştığını iddia etti.
Onlarca kişinin tutuklanmasının toplumu hedef alan bir yaklaşım olduğu savunulurken, “Türk-Kürt kardeşliği söyleminin bu ortamda bir anlamı kalmamaktadır” denildi.
Sağduyu çağrısı
Açıklamanın sonunda hem Kürt halkına hem de Türkiye kamuoyuna sağduyu çağrısında bulunuldu.
“Kürt halkının saldırılara karşı her zaman duyarlı ve sakin yaklaştığı” belirtilirken, Türkiye kamuoyunun da “provokatörlerin amaçlarını boşa çıkarmak için sağduyulu olması gerektiği” vurgulandı.
Ne olmuştu?
DEM Parti, Suriye’de Kürt mahallelerine yönelik saldırılar nedeniyle bu haftaki grup toplantısını Kamışlı sınırındaki Nusaybin’deki Sınır Parkı’nda yaptı. Grup toplantısı sırasında, Suriye’nin Kamışlı kentine gitmek üzere sınır hattına yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. Bu esnada Kamışlı sınır hattındaki Türk bayrağının indirildiği görüldü.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı İletişim Başkanı Burhanettin Duran yaşananları “provokasyon” olarak tanımlayarak, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Nusaybin’de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.








