Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı dava, İstanbul 5. İdare Mahkemesince oybirliğiyle reddedildi. Mahkeme, “açık hata” ve “tanınma şartıyla” ret kararı verdi. İmamoğlu’nun geçiş yaptığı dönemde “tanınma şartı” olmamasına, 2020 ve 2024 yıllarında “usulsüzlük yok” kararlarına rağmen dava reddedildi.

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı dava, İstanbul 5. İdare Mahkemesince reddedildi. Karar oybirliğiyle alındı.
Ret kararının verildiği gün İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne esasa ilişkin beyanını sundu. “Hukukta ısrar etmek, sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya mâl olabilir” diyen Pehlivan, İstanbul Üniversitesi avukatının İmamoğlu’nun sunduğu belgelerin gerçek ve yasaya uygun olduğunu söylemesine dikkat çekti.
Üniversitenin, yatay geçiş kontenjanının artırılmasının “açık hata”ya neden olduğunu savunması üzerine “açık hata” kavramını irdeleyen Pehlivan, “Kontenjan artırımı ‘açık hata’ tanımına uymaz. Öğrenci doğru, gerçek ve kriterleri karşılayan belgelerle başvurmuştur ve kabul edilmiştir. İlk bakışta görülen, net olan budur. Bir hatanın tespiti için derinlemesine idari inceleme, teftiş raporu, makam görüşü alınması gerekiyorsa, o hata için ‘açık hata’ denilemez. Nitekim kontenjanın usule aykırı artırılıp artırılmadığı ancak idari denetimler veya soruşturmalar sırasında ortaya çıkabilecek teknik bir konudur” dedi.
Rektör kendi söylemişti: O dönem tanınma şartı yoktu
İstanbul 5. İdare Mahkemesi ret kararında, İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne geçiş yaptığı Girne Amerikan Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmadığı, dolayısıyla geçişin usulsüz olduğu belirtildi. Ancak İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar’ın 7 Ekim 2024’te yazdığı bilgi notunda, İmamoğlu’nun geçiş yaptığı 1990 yılında yönetmelikte “tanınma” şartı olmadığı ifade edilmişti.
Ret kararında ayrıca “açık hata”ya vurgu yapıldı. Kararda, “Açık hata, herkesin gördüğünde veya karşılaştığında fark edebileceği derecede açık bir duruma işaret etmelidir ve tıpkı hilede olduğu gibi muhatabın da iyi niyetinden kuşku duymaya yol açabilecek ağırlıkta olmalıdır” denildi.
Ancak yatay geçiş işlemi 2020 ve 2024’te incelenmiş, İmamoğlu’nun geçiş işleminin usulsüz olmadığına karar verilmişti.
“Bir önceki incelemelerde neden bu açık hata görülmedi”
Mahkemenin kararını Medyascope’a değerlendiren avukat Kazım Yiğit Akalın, “Mahkeme açıkça kendi kendini inkâr etmiştir. Eğer açık hata, mahkemenin belirttiği gibi herkesin gördüğünde veya karşılaştığında fark edebileceği derecede açık bir duruma işaret etmeliyse, bir önceki incelemelerde neden bu açık hata görülmedi, neden ‘İmamoğlu’nun diplomasında usulsüzlük var’ denilemedi? Açık hatanın bariz olması lazım” dedi.
İstanbul Üniversitesi Rektörü Osman Bülent Zülfikar’ın bilgi notuna da vurgu yapan avukat Akalın, “O dönemde geçiş işlemi için tanınma şartı yok. Bunu kendileri de biliyor ve söylüyor. Dolayısıyla bu iddianın da içi boş” dedi.

Dava süreci nasıl başlamıştı?
Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne 1990’da yatay geçiş yapan Ekrem İmamoğlu, 1994’te İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olmuştu.
İmamoğlu, 2017’de İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisansını, “Belediyelerde insan kaynakları yönetimi Beylikdüzü Belediyesi örneği” teziyle tamamlamıştı.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025’te İmamoğlu dâhil 28 kişinin lisans diplomalarını, 1990 yılında “usulsüz yatay geçiş yapılması” gerekçesiyle iptal etmişti.
İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 18 Mart 2025 tarih ve 3/1 sayılı işlemine itiraz etti. 6 Mayıs 2025’te İmamoğlu, “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle diplomasının iptal kararının iptal edilmesini talep etmişti.
“İptalin iptali” davasını açan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, 1,5 ay sonra İBB soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.
İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 22 Mayıs 2025’te İstanbul Üniversitesi’ne müzekkere yazarak iptal kararına dayanak olan bilgi ve belgeleri istemişti. Bir ay sonra Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından, İstanbul 5. İdare Mahkemesi Başkanı Recep Şendil ve üye hâkim Gün Yazıcı görevden alınmış, yerlerine yeni isimler atanmıştı.
Yeni heyet, 30 Temmuz 2025’te diploma iptali kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetmişti. İmamoğlu’nun yüksek lisans diploması da iptal edilmişti.

Duruşma Silivri’ye alınmıştı
İstanbul 5. İdare Mahkemesi, başvuruya konu iptal işlemine ilişkin davada duruşma yapılmasına karar vermişti. Mahkeme, iptal talebi üzerine duruşma tarihini 15 Ocak 2026 olarak belirlemişti.
Mahkeme, İmamoğlu’nun 15 Ocak’taki duruşmada hazır edilmesi için cezaevine müzekkere yazmıştı. İmamoğlu, İBB’ye yönelik “mali” soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra sadece “casusluk” soruşturması için Silivri’den dışarı çıkarılmıştı.
İmamoğlu’nun, bu kez de İdare Mahkemesi’ndeki davası için Silivri’den dışarı çıkarılması bekleniyordu; ancak kısa süre sonra duruşmanın Marmara Kapalı Cezaevi karşısında bulunan duruşma salonlarından birinde yapılması için cezaevine bir başka müzekkere daha yazılmıştı.
Böylelikle duruşmanın, Silivri’deki Marmara Cezaevi önünde bulunan salonda yapılmasına karar verilmişti. İlk duruşma 15 Ocak’ta görülmüş, İstanbul Üniversitesi avukatları savunma yapmış, İmamoğlu beyanda bulunmuştu.
Ceza davası da açılmıştı
Ekrem İmamoğlu hakkında, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla “zincirleme şekilde resmî belgede sahtecilik” suçundan ceza davası açılmıştı.
İmamoğlu’nun 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı diğer dava ise 16 Şubat’a ertelenmişti.







