Yerel seçimlerdeki “Kent Uzlaşısı” gerekçe gösterilerek İBB’ye yapılan “terör” soruşturmasında, 10 aydır iddianame hazırlanmadı. Dosyada halen gizlilik kararı bulunurken “deliller henüz toplanmadı” denilerek tutukluluk devam kararı veriliyor. Dosyanın avukatları 10 ayda iddianame hazırlanmamasının hukuken kabul edilemez olduğunu ifade ediyor.
Tahmini okuma süresi: 5 dakika

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “Kent Uzlaşısı” soruşturması kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan ve Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir 10 aydır iddianame bekliyor.
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan ve İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, 23 Mart 2025’te tutuklandı. Şahan, Çalışkan ve Polat’a “PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek” suçlaması yöneltildi.
28 Mart 2025’teyse aynı soruşturma kapsamında Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir tutuklandı. Ağır sağlık sorunları geçiren Mahir Polat ise 9 Nisan 2024’te ev hapsiyle tahliye edildi.
23 Mart 2025 tarihinden bu yana CHP’li belediyelere yapılan operasyonlar kapsamında önce “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” sonrasında İBB iddianamesi hazırlandı. Bugün de “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasının ilk duruşması görüldü.
Ancak aradan geçen 10 ayda, “Kent Uzlaşısı” soruşturmasında ne bir iddianame hazırlandı ne de tutuklu isimler hakkında tahliye kararı verildi.
Son olarak İstanbul 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği’nde Kent Uzlaşısı’ndan tutuklu isimlerin aylık tutukluluk incelemeleri yapıldı.
İstanbul 9’uncu Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerin tutuklandıkları tarihten bu yana toplanan deliller ve yapılan soruşturma işlemleri kapsamında, tutukluluk hâlinin sonlandırılmasını gerektirecek, şüpheliler lehine yeni bir gelişme bulunmadığını belirtti.
Hakimlik, gizli tanık ifadeleri ve tanık beyanlarının yer aldığı dosyada “kuvvetli suç şüphesini gösterir somut deliller bulunduğunu” ileri sürerek tutukluluk hâllerinin devamına karar verdi. Kararda, delillerin henüz tamamının toplanmamış olması tutukluluğun sürdürülmesine gerekçe olarak gösterildi.

“Hukuken kabul edilebilir değil”
Medyascope’a konuşan Resul Emrah Şahan’ın avukatlarından Enes Ermaner, 10 ayda iddianame hazırlanmamasının hukuki olarak kabul edilemez olduğunu belirtti.
Avukat Ermaner, soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunması nedeniyle herhangi bir bilgi elde edilemediğini, savunma haklarının da kısıtlandığını söyledi.
Ermaner, şunları belirtti:
“Kamuoyunda kent uzlaşısı olarak bilinen soruşturma kapsamında 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanan Resul Emrah Şahan hakkında tutuklama tarihinden bu yana 10 ay geçmiş olmasına rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hala iddianame düzenlenemedi. Aynı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 402 şüphelinin bulunduğu İBB soruşturmasında iddianameyi düzenlemişken yalnızca yedi şüphelinin olduğu kent uzlaşısı dosyasında hala iddianame düzenlememiş olması hukuki olarak kabul edilemez bir sorundur. Ayrıca soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunması nedeniyle dosya hakkında herhangi bir bilgi de elde edilememesi bu aşamada savunma hakkımızı kısıtlaması ile birlikte gerçekleştirilen tutuklamaların hukuka aykırı olduğunu da ortaya koymaktadır. 19 Mart’ta yapılan operasyonda yalnızca kent uzlaşısı suçlaması yöneltilen Resul Emrah Şahan hakkında iddianamenin düzenlenmediği bu süreçte 12 Eylül tarihinde İBB soruşturması kapsamında da tutuklama kararı verilerek Resul Emrah Şahan hakkında bir yedekleme tutuklaması da gerçekleştirilmiş oldu. Kent uzlaşısı suç olarak nitelendirilemeyecek şekilde bir seçim ittifak faaliyeti olduğu ortada olmasına, iddianame düzenlenmesi yerine direkt kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken geçtiğimiz hafta aynı suçlama ile yargılanan Ahmet Özer hakkında ceza verilmesi Resul Emrah Şahan hakkındaki bu soruşturma dosyasında da hukukun gereği olan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilmeyerek iddianamenin düzenleneceğini göstermektedir. Bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianamenin bir an önce düzenlenerek yargılamanın başlamasını bekliyoruz.”
Kent Uzlaşısı dosyasında kim, hangi gerekçelerle tutuklanmıştı?
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a, eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış’ı tanıyıp tanımadığı sorulmuştu. Şahan, Azad Barış ile resmi görüşmelerde tanıştığını söylemişti. Dosyaya, birçok siyasetçinin de geçmişte iletişim kurduğu Azad Barış ile telefon Şahan’ın görüşmeleri eklenmişti.
Şahan’a, terör faaliyeti olmamasına rağmen Kent Uzlaşısı soruları da yöneltilmişti. Şahan’a, İmamoğlu’nun dosyasında da yer alan gizli tanık Meşe’nin ifadeleri sorulmuştu. Şahan, gizli tanık ifadeleri ve telefon görüşmeleri gerekçesiyle tutuklanmıştı.
Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği’ne tutuklama talebiyle sevk edilmişti. Hakimlik, Özdemir hakkında “terör örgütü üyeliği”nden tutuklama kararı vermişti.
Hakimlik, terör örgütü üyeliği suçlamasına delil olarak üye olunan WhatsApp grubunu, adli sicil kaydı olanlarla yapılan telefon görüşmelerini göstermişti.
İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği, yakalama kararının ardından savcılığa gidip ifade vermek isteyen Ebru Özdemir’i, “Kaçıp saklanacağı, delilleri yok edip gizleyeceğini” gerekçeleriyle tutuklamıştı.
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Azad Barış ile iletişim kurmakla suçlanmıştı. Polat da hakkında adli işlem yapılan kişilerle telefonda görüşmek, 100 TL’lik para transferi yapmak gerekçeleriyle tutuklanmıştı.
Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan da benzer şekilde Kent Uzlaşısı kapsamında “silahlı terör örgütüne yardım” suçu kapsamında “kaçma ve saklanma ihtimalinin yüksek olduğu” gerekçesiyle tutuklanmıştı.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Kent Uzlaşısı soruşturmasında “şüpheli” olarak yer alıyor. İmamoğlu hakkında, 23 Mart’ta Kent Uzlaşısı soruşturması kapsamında çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince “adli kontrol” kararı verilmişti.
Kent Uzlaşısı nedir?
“Terör” soruşturmalarına konu olan Kent Uzlaşısı, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP ve DEM Parti arasında yapılan stratejik birliği ifade ediyor.
DEM Parti, Kent Uzlaşısı’nı “Kentin tüm dinamiklerinin üzerinde uzlaştığı adaylarla seçimlere katılmak” olarak tanımlamıştı. DEM Parti, bu strateji çerçevesinde, Batı illerindeki bazı seçim bölgelerinde aday çıkarmamış, CHP ile işbirliği yapmıştı.
31 Mart yerel seçimlerinde CHP, AKP’yi geride bırakarak en çok oy alan parti olmuştu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise yerel seçimlerin ardından Kent Uzlaşısı’nı, PKK’nın metropol illerde etkinliğini artırmasını hedefleyen bir faaliyet olarak tanımlamıştı. Bu kapsamda “terör” soruşturmaları açılmış, ilk olarak Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Kent Uzlaşısı kapsamında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Özer’in tutuklanmasının ardından Esenyurt’a kayyum atanmıştı.








