İklim kriziyle mücadelede yapay zekânın rolü giderek daha fazla tartışılırken, “Ben Devri” programının son bölümünde yapay zeka ve çevre ilişkisi ele alındı. Programın konukları iklim gazetecisi Selin Uğurtaş ve Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Onur Güngör, yapay zekânın iklim krizine dair sunduğu imkânları ve taşıdığı riskleri değerlendirdi.
Programın açılışında iklim krizinin artık geleceğe ait bir tehdit değil, doğrudan deneyimlenen bir gerçeklik olduğuna dikkat çekildi. Selin Uğurtaş, Türkiye’de son yıllarda kırılan sıcaklık rekorları, kuraklık, su kesintileri, orman yangınları ve sellerin bu durumun en somut göstergeleri olduğunu vurguladı. Uğurtaş’a göre iklim krizinde kritik bir eşikte bulunuluyor:
“Artık harekete geçtik ya da geçmedik noktasındayız. Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel emisyonları 2019 seviyesine göre yüzde 55 azaltmamız gerekiyor. Bu, ertelenebilecek bir hedef değil.”
“İklim krizi bir teknoloji değil, irade sorunu”
Uğurtaş, iklim krizinin çözümünün büyük ölçüde teknolojik eksikliklerden değil, siyasi ve ekonomik irade eksikliğinden kaynaklandığını savundu. Güneş ve rüzgâr enerjisi gibi düşük maliyetli ve olgunlaşmış teknolojilerin hâlihazırda mevcut olduğunu hatırlatan Uğurtaş, temel sorunun fosil yakıtlardan çıkış konusunda karar vericilerin uzlaşamaması olduğunu söyledi. Bu çerçevede yapay zekânın iklim krizini tek başına “çözecek” bir araç olarak sunulmasının yanıltıcı olabileceğine dikkat çekildi.

Yapay zekâ: Umut mu, panik mi?
Onur Güngör ise yapay zekânın çoğu zaman olduğundan daha “yeni” ve “mucizevi” bir teknoloji gibi sunulduğunu belirterek, bunun yanlış beklentilere yol açtığını söyledi. Güngör’e göre yapay zekâ, yaklaşık 70 yıldır geliştirilen istatistiksel ve hesaplamalı yöntemlerin bugün daha erişilebilir arayüzlerle sunulmuş hâli. “Yapay zekâ her şeyi çözecek gibi düşünmek bir kestirme yol. Oysa bu bir araç ve nasıl, nerede, hangi amaçla kullanıldığı belirleyici” diyen Güngör, iklim politikalarında yapay zekânın karar vericilerin yerini alabilecek bir aktör olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Nerelerde kullanılıyor?
Programda yapay zekânın iklim alanında hâlihazırda kullanıldığı örneklere de değinildi. Selin Uğurtaş, uydu görüntüleri aracılığıyla ormansızlaşmanın izlenmesi, metan sızıntılarının tespiti, enerji şebekelerinde yenilenebilir kaynakların entegrasyonu ve aşırı hava olayları için erken uyarı sistemleri gibi uygulamaların yaygınlaştığını anlattı.
Ancak bu kullanım alanlarının daha çok “uyum” ve “izleme” başlıklarında yoğunlaştığı, emisyonları düşürmeye yönelik temel siyasi kararların ise hâlâ ertelendiği vurgulandı.
Programın önemli tartışma başlıklarından biri de yapay zekânın tarafsızlığı oldu. Güngör, “tek bir yapay zekâ yoktur” diyerek, modellerin hangi verilerle ve hangi politik-ekonomik bağlamda üretildiğinin sonuçları doğrudan etkilediğini söyledi. ABD ve Çin merkezli şirketlerin geliştirdiği modellerin farklı dünya görüşleri ve öncelikler taşıyabileceğine dikkat çekti. Bu durumun iklim krizini küresel bir sorun olmaktan çıkarıp jeopolitik bir rekabet alanına dönüştürme riski taşıdığına işaret edildi. Özellikle veri merkezleri ve yapay zekâ altyapıları üzerinden yürüyen “egemenlik” tartışmalarının, çevresel maliyetleri göz ardı edebildiği vurgulandı.
Veri merkezleri ve çevresel maliyet
Türkiye’de planlanan veri merkezi yatırımları da programda ele alındı. Selin Uğurtaş, su ve enerji kaynakları sınırlı olan ülkelerde veri merkezlerinin yaygınlaşmasının çevresel açıdan ciddi riskler barındırdığını belirtti. Güngör ise bu tür yatırımların, yerli teknoloji üretimi olmadan yapıldığında yeni bir bağımlılık ilişkisi yaratabileceğini söyledi. Ayrıca yapay zekâ sistemlerinin yüksek enerji tüketimine dair şeffaflık eksikliğine dikkat çekildi. Büyük teknoloji şirketlerinin modellerin ne kadar enerji harcadığını açıklamamasının, bu teknolojilerin iklim üzerindeki gerçek etkisini değerlendirmeyi zorlaştırdığı ifade edildi.
- 3 Eleştirmen 5 Film | Yapay zekâyı anlatan en iyi filmler
- Melanie Mitchell: “Yapay zekâ anlam bariyerini aşabilecek mi?”
- Pasifik: Rusya ve Çin ortak devriye uçuşu yaptı, Japonya ve Güney Kore izledi
- Fatih Börekçi yazdı: Yapay zekâ ve insan ötesi
- Avrupa Birliği, “AI Act” ile yapay zekâ teknolojisini kontrol altına alacak








