Son tutuklu sanık da tahliye edildi: Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Necip Hablemitoğlu cinayetinin “kara kutusu” olarak görülen, davanın tek tutuklu sanığı Nuri Gökhan Bozkır hakkında da tahliye kararı verildi. Peki Hablemitoğlu davasında neler olmuştu, Bozkır hangi davadan cezaevinde kalmaya devam edecek?

Necip Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?
Necip Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 2002’de suikast sonucu öldürülmesine ilişkin 10 sanıklı davanın tek tutuklu ismi Nuri Gökhan Bozkır hakkında da tahliye kararı verildi.

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 30 Ocak’ta görülen duruşmaya, Bozkır ile “siyasi ve askeri casusluk”tan tutuklu eski MİT’çi Enver Altaylı SEGBİS’le katıldı.

Mahkeme, Bozkır’ın tahliyesine hükmederken tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrolün devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma, 18 Mayıs’a ertelendi.

Peki Hablemitoğlu davasında neler olmuştu, “Cinayetin kara kutusu” denilen Nuri Gökhan Bozkır hangi davadan cezaevinde kalmaya devam edecek?

18 Aralık 2002 öldürülen Hablemitoğlu cinayeti iddianamesi, 2022 Kasım ayında tamamlanmıştı. Görevinden istifa eden savcı Zafer Ergün’ün yazdığı iddianamede, FETÖ lideri Fethullah Gülen ve emekli Albay Levent Göktaş’ın da aralarında bulunduğu 10 sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti.

İddianamede, Gülen, Mustafa Özcan, Aydın Köstem ve eski MİT’çi Enver Altaylı, Hablemitoğlu’nu tasarlayarak öldürmeye azmettirmekle suçlanmıştı. 364 sayfalık iddianame bulgulardan çok tanık beyanlarına dayanıyordu. İddianamede dayanak gösterilen ifadeler çoğunlukla Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen eski Yüzbaşı Nuri Gökhan Bozkır’a aitti.

İddianamede, firar ettikten sonra Bulgaristan’da tutuklanan ve hakkında iade talebi bulunan emekli Albay Levent Göktaş, emekli Yüzbaşı Ahmet Tarkan Mumcuoğlu ve emekli Binbaşı Fikret Emek’in Hablemitoğlu’nu “tasarlayarak öldürdükleri” öne sürülmüştü. Bulgaristan’ın Filibe Temyiz Mahkemesinin Türkiye’ye iade talebini kabul ettiği Levent Göktaş, İstanbul’a getirilmişti. Sanıklar tutuklanmış ve yargılamalar başlamıştı.

Savcılık ifadelerini yalanlamıştı: “Elinde soruşturma dosyasından bilgiler vardı”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, MİT tarafından yakalanıp ülkeye getirildiğini duyurduğu Bozkır, iddianamenin kabul edilmesinin ardından başlayan duruşmalarda, verdiği savcılık ifadelerini yalanlamıştı. Erdoğan, “MİT uzunca süredir suikastin zanlılarından olan Nuri Gökhan Bozkır’ın izini sürüyordu. İstihbaratımız bu kişinin Ukrayna’da saklandığını tespit etti. Bu kişi Hablemitoğlu cinayetinin zanlısı olarak hesap veriyor” demişti.

Ergenekon davasında “Ergenekon’un 1 numarasını tanıdığını” ileri süren ve tanık da olan Zihni Çakır’ın telkinleriyle hareket ettiğini, Sabah muhabiri Abdurrahman Şimşek’in bu sürçte kendisini ziyaret ettiğini, savcıyla iletişimi olduğunu anlatmıştı.

Dava henüz soruşturma aşamasındayken Çakır’ın kendisini yönlendirdiğini öne süren Bozkır, Çakır ile iddianameyi yazan savcı Zafer Ergün’ün sık sık görüştüğünü iddia etmişti. Bozkır, “Zihni Çakır dosya içindeki evrakları bana gönderip sorular sorardı. Bal köpüğü renkte bir aracın fotoğrafını da gönderip sanıklardan Tarkan’ın gönderip göndermediğini sormuştu” demişti.

Bozkır’ın ismini verdiği bir diğer isim ise Turkuvaz Medya’ya bağlı Sabah gazetesinin haber koordinatörü Abdurrahman Şimşek’ti. Bozkır; Şimşek’in, Ukrayna’dayken kendisini ziyaret ettiğini söylemiş ve “2020 yılı şubat ayında Abdurrahman Şimşek yanıma geldi. Benim şoförüm aldı onu havaalanından. İş yerime geldi. Elinde soruşturma dosyasından bilgiler vardı. Bana gösterdi. Bana ‘2 yıl yatarsın çıkarsın’ dedi” demişti.

Abdurrahman Şimşek ve Sabah yazarı Ferhat Ünlü’ye dair duruşmalarda konuşan Bozkır, verdiği bilgilerin daha önce Ünlü ve Şimşek tarafından söylendiğini ve haber olduğunu söylemişti.

Henüz Hablemitoğlu cinayeti davası soruşturma aşamasındayken savcı Zafer Ergün’ün, Çakır ve Şimşek ile irtibat kurarak Bozkır’ı yönlendirdiğinin ortaya çıkması davanın dayandığı temele zarar vermişti.

Necip Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?
Necip Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?

“MİT tarafından işkence” iddiası

Nuri Gökhan Bozkır’ın, Türkiye Cumhuriyeti Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından uğradığını iddia ettiği işkenceye dair Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi tarafından hazırlanan rapora mahkemeye sunulmuştu.

Türkiye’ye, elleri ve gözleri bağlı şekilde bir tabuta konularak Ukrayna uçağı ile gönderildiğini öne süren Bozkır, tahminen Ankara Esenboğa Havalimanı’nda MİT mensuplarına teslim edildiğini iddia etmişti.

Bozkır, MİT mensuplarına teslim edildikten sonra neresi olduğunu bilmediği yerde kapalı tutulduğunu, sürekli ve kesintisiz olarak işkenceye uğradığını; kendisine kaba dayak uygulandığını, ters kelepçe ile bağlı tutulduğunu, cop ile dövüldüğünü, kendisine çok ağır hakaretler edildiğini ifade etmişti.

Bozkır, günlerce çıplak bırakılıp dövüldüğünü, ailesiyle tehdit edildiğini anlatmıştı. Raporda, Bozkır’ın ağır işkence gördüğünün tespit edildiği belirtilmişti.

MİT TIR’ları ve Hablemitoğlu ifadesi resmiyete dökülmemişti

Bozkır, yapılan çapraz sorgularda, Zihni Çakır ile tanıştıktan sonra “FETÖ üzerine” konuştuklarını, Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili bilgisinin olduğunu ardından Çakır tarafından İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’ne yönlendirdiğini anlatmıştı.

Nuri Gökhan Bozkır, 2014 yılında, Çakır’ın yönlendirmesiyle İstanbul TEM Şube Müdürlüğü’ne dört defa gittiğini, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili İrfan Fidan ve dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan ile görüştüğünü ifade etmişti.

Bozkır bu görüşmede, MİT TIR’ları ve Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili önemli bilgiler verdiğini ancak ifadelerinin resmiyete dökülmediğini belirtmişti.

Dava sürecinde “cinayetin kara kutusu” olarak görülen Bozkır’ın, İrfan Fidan ve Mustafa Çalışkan ile görüştüğüne dair ifadeleri iddianamede de yer almıştı.

Bozkır’ın duruşmalarda da söz konusu görüşmeden bahsetmesi ve ifadelerinin dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fidan tarafından resmiyete dökülmemesi soru işaretlerini de artırmıştı. Bunun üzerine Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın, Fidan ve Çalışkan’ın tanık olarak dinlenmesini talep etmiş ancak mahkeme talebi reddetmişti.

Sürpriz tanık sonrası tutuklu sanıklar hakkında tahliye kararı

16 Mayıs 2023’te devam eden duruşmada ise cinayeti işlediği öne sürülen Tarkan Mumcuoğlu’nun, cinayet tarihinde Kazakistan’da görevde olduğuna dair sürpriz tanıklar ifade vermişti. Ardından mahkeme tutuklu sanıkların “mevcut delil durumunun sanıklar lehine değişmesi ihtimali nedeniyle” tahliyesine karar vermişti.

Mahkeme ayrıca, 16 Mayıs’taki duruşma sonrasında, “tetiği çeken asli failin kim olduğunun tespiti, bu fail tespit edilir ise dosyadaki sanıklar ile veya olayda başkaca şahıslar var ise bu şahıslar ile tespitinin yapılması hususunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına” karar verildiğini açıklamıştı.

Ayrıca Hablemitoğlu’nun öldürülmeden dört gün önce Eskişehir’de katıldığı konferans ile öldürülmeden önce alışveriş yaptığı mağazadaki görüntüler bilirkişi tarafından incelenmişti. Bilirkişi heyeti, dosyada “tetikçi” olduğu iddia edilen Tarkan Mumcuoğlu’nun da aralarında olduğu sanıkların söz konusu kişilerle benzerliğinin olmadığına kanaat getirmişti.

“Colani’ye silah sattım”

Yani 20 yıl sonra açılan davada yer alan sanıkların, cinayeti işlediğine dair herhangi bir kanıya varılamamıştı.

2 Ocak 2025’teki duruşmada konuşan Bozkır, geçmişte IŞİD ile yol alan Heyet Tahrir Şam (HTŞ) silahlı terör örgütünün lideri Ahmet Hüseyin eş-Şara’ya (Colani) silah sattığını söylemişti. “Suriye devlet başkanı Ahmet El Şara yani Colani’yle dosttum” diyen Bozkır, “Colani devlet başkanı oldu, ben onlara silah satan kişi olarak ceza çekiyorum” demişti.

Necip Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?
Necip Hablemitoğlu cinayeti davasında baştan sona ne oldu?

Nuri Gökhan Bozkır’ın cezaevinde kalmasına sebep Soğan TIR’ları davası

2015 yılının Eylül ayında, Şanlıurfa’da durdurulan bir tırın dorsesinde, soğan çuvallarına gizlenmiş tonlarca patlayıcı madde ele geçirilmişti. Mesut Doğanay’ın Trend Patlayıcı Madde Pazarlama adlı şirketine ait patlayıcı madde deposundan silah sevkiyatı yapıldığı ortaya çıkmış, hazırlanan iddianamede, Bozkır’ın liderliğindeki örgütün sevkiyatı gerçekleştirdiği ifade edilmişti.

İddianamede, IŞİD’e silah sevkiyatı yapan örgütün başında olan Gökhan Bozkır’ın kendisini MİT mensubu olarak tanıttığı, suç örgütünde, emekli polis Mesut Doğanay, Arif İzzet Sarıtaş, Ahmet Yasin Güneş ve Mehmet Oktar ile birlikte yönetici pozisyonunda olduğu belirtilmişti.

Bozkır, Doğanay, Sarıtaş ve Oktar hakkında “Silahlı Terör Örgütlerine Silah Sağlama” suçundan ceza istenirken Ahmet Yasin Güneş, sevkiyatı yöneten kişilerden biri olmasına rağmen dosyada şüpheli yapılmamıştı. Davada yargılanan ve tutuklanan isimler Güneş hakkında neden işlem yapılmadığını sık sık sormuştu.

Aradan geçen 5 yılda ise Ahmet Yasin Güneş hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Silahlı Terör Örgütlerine Silah Sağlama” suçundan iddianame hazırlanmış, 4 ay sonra ise Bozkır Ukrayna’dan Türkiye’ye getirilmişti. Bu süreçte Ahmet Yasin Güneş tutuksuz yargılanmaya devam etmişti. Ukrayna’dan Türkiye’ye getirilen Bozkır ise Hablemitoğlu cinayet davasında yargılanmaya başlamıştı.

Gizli tanıklık yaptığını söylemişti

Hakkında dava açılan Güneş, 22 Kasım 2021’deki beyanında, bugün Anayasa Mahkemesi üyesi olan İrfan Fidan’ın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde bulunduğu dönemde, kendisiyle yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiğini, FETÖ davasında gizli tanıklık yaptığını, Fidan’ın isteği üzerine Bozkır’ı takip ettiğini iddia etmişti.

Karar duruşmasında Bozkır, IŞİD’e silah gönderdiği tespit edilen suç örgütünün lideri olmak suçlamasıyla 21 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ahmet Yasin Güneş’e ise 15 yıl hapis cezası verilmişti.

Gerekçeli kararda Güneş’in itiraf niteliğinde beyanları ve mahkemedeki savunmasında, MİT TIR’ları davasında gizli tanıklık yaptığı, MİT TIR’ları davasına bakan şimdiki AYM Üyesi İrfan Fidan ile sık sık irtibatta olduğuna dair ifadeleri yer almıştı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.