Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Kürt illerinde diğer illere kıyasla yaşanan ekonomik eşitsizliğe dikkat çekti.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, Kürt Çalışmaları Merkezi’nin (KSC) 2024 yılının Ekim ayında başlayan ve devam eden yeni çözüm sürecinin birinci yılı vesilesiyle, sürecin farklı boyutlarına ilişkin bir grup uzmanın analizlerine yer verilen çalışmasına katıldı.
DTSO Başkanı Kaya, KSC için, kaleme aldığı “Çatışma ve Barışta Ekonomi” adlı çalışmasında Kürt sorununun sadece siyasi değil, devasa bir ekonomik boyutu olduğunu ortaya koydu.
1925’ten 2025’e….
Bölge ekonomisinin geri kalmışlığını “tesadüfi bir sonuç” değil, 1925 Şark Islahat Planı’ndan bugüne uzanan güvenlik eksenli yönetim tercihlerinin birikimli bir maliyeti olarak tanımlıyan DTSO Başkanı Mehmet Kaya’ya göre bölge ekonomisi, 1925’ten 2025’e uzanan süreçte istisnai dönemler (2002-2015) hariç, hep güvenlik odaklı idari pratiklerle yönetildi.
Umumi müfettişliklerden kayyum yönetimlerine uzanan bu süreç, bölgede öngörülebilir bir yatırım ikliminin oluşmasını engelledi. Kalkınmanın güvenlik karşısında hep ikincil kalması, bölgeyi Türkiye’nin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında en alt sıralara (son 20 il) hapsetti. Öyle ki, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2022 verilerine göre Türkiye’nin en az gelişmiş 50 ilçesinin 49’u bu bölgede yer alıyor.
- DTSO’dan Amedspor’a 25 milyon TL’lik takım otobüsü
- Diyarbakır’da Kobani için yardım çalışması başlatıldı
CEGA Medya’nın aktardığı habere göre, Kaya’nın değerlendirmeleri devam ile şöyle:
Eğitimde 26, gıdada 22 kat fark
Bölgedeki ekonomik eşitsizlik sadece gelir rakamlarında değil, temel yaşam kalemlerinde de kendini gösteriyor. TÜİK’in 2024 verileri, bölge insanının tüketim kapasitesinin Batı illerinin dörtte biri düzeyinde kaldığını kanıtlıyor:
- Eğitim harcamalarında en gelişmiş il ile bölge arasında 26 kat fark bulunuyor.
- Gıda harcamalarında bu fark 22 kat, sağlıkta ise 8 kat olarak ölçülüyor.
- NEET Grubu: “Ne eğitimde ne istihdamda olan” genç nüfus oranı, bölgede Türkiye ortalamasının iki katı. Bu durum, yoksulluğun kuşaklar arası kalıcı bir miras haline gelme riskini doğuruyor.
- Bölge ekonomisi bir birikim mekanizmasından ziyade borçlanma üzerinden dönüyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da her 1 TL mevduata karşılık 1,78 TL kredi kullanılıyor. İstanbul’da şube başına düşen mevduat miktarının Diyarbakır’ın dört katından fazla olması, bölgenin gelir yaratma kapasitesinin düşüklüğünü ve halkın temel ihtiyaçlarını krediyle karşıladığını ortaya koyuyor.
- 1925’ten bu yana görülmüyordu: Kuzey Haiti manolyası yeniden keşfedildi
- Validen randevu alamayan DTSO Başkanı, Beştepe’ye davet edildi
- Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin iş dünyasıyla buluşmasına Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası davet edilmedi
- Diyarbakır’daki 94 STK’dan CHP’li Sezgin Tanrıkulu’na destek açıklaması
- Diyarbakır TSO Başkanı Mehmet Kaya: “Yıllık 1 milyar dolar olan ihracatımız resmi kayıtlarda 250 milyon dolar gösteriliyor”








