ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ve Sosyalist Kadın Meclisleri Sözcüsü Tanya Kara’nın da aralarında bulunduğu 96 kişinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan operasyonlar Kadıköy’de Süreyya Operası önünde protesto edildi.

Sabah saatlerinde Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, Polen Ekoloji, BEKSAV ve çeşitli kurumlara yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonlarda aralarında ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni de de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Operasyon kapsamında Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları da gözaltına alınanlar arasında.
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy Süreyya Operası önünde akşam saatlerinde ESP’ye düzenlenen operasyona tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Bugün güne, bir kez daha hukuksuz baskınlar ve gözaltılarla başladık. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarla, bu düzenin çürümüşlüğüne ve baskı politikalarına karşı mücadele eden sosyalist, devrimci ve demokratik güçler hedef alınmıştır” denildi.
Açıklamada operasyonlara ilişkin şu bilgilere yer verildi:
“Dünyanın dört bir yanında kapitalizmin yarattığı yıkım, faşizmin ve sömürgeciliğin işgalleri, savaşları ve soykırım politikaları sürerken; halkların eşitlik, özgürlük ve adalet talepleri baskı ve zor yoluyla bastırılmak istenmektedir. Türkiye’de de iktidar, derinleşen ekonomik kriz, yoksulluk, kadın cinayetleri, doğa talanı ve emek sömürüsü karşısında toplumsal muhalefeti susturmayı hedefleyen saldırılarını artırmaktadır. Bugün yaşanan gözaltılar bu politikanın bir devamıdır.”
Operasyonların; çetelerin, çocuk istismarcılarının ve uyuşturucu tacirlerinin yalan ve iftiraya dayalı beyanlarıyla kurgulandığının savunulduğu açıklamada, “Bu operasyonlar; gerçek suçluları aklarken, halkın özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürütenleri kriminalize etmeyi amaçlamaktadır. Ancak bilinmelidir ki, bu kirli senaryolar ne sosyalistleri ne devrimcileri ne de halkların meşru mücadelesini yürütenleri susturabilir. Basın özgürlüğü, örgütlenme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü evrensel ve anayasal haklardır. Siyasi partilerin, gazetecilerin, kadın örgütlerinin, ekoloji mücadelesi yürütenlerin ve gençlik örgütlerinin hedef alınması; iktidarın demokrasiye ve halk iradesine olan tahammülsüzlüğünün açık bir göstergesidir. Hukuksuz gözaltılarla, sabah baskınlarıyla, yargı sopasıyla toplumu teslim alma girişimleri dün olduğu gibi bugün de sonuçsuz kalacaktır” denildi.
Çiçek Otlu: “Zorlu bir yolun yolcusu olduğumuzu biliyoruz”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu da “Zorlu bir yolun yolcusu olduğumuzu biliyoruz. Bu yolu yürürken ayağımıza engebeler takılacağını, bazen ayağımıza takılan her engebede dümdüz yürüyeceğimizi bilerek başladık bu yola. Asla vazgeçmeyeceğimizi, asla bu yoldan geri dönmeyeceğimizi haykırdık. Çünkü şunu biliyoruz; AKP faşist rejimine karşı bu rejimi yenmeye ve yenilmesine neden olacağız. Çünkü bu yol bizim yolumuzdur. Çünkü bu yol özgürlüğün ve devrimin yoludur” dedi.
(ANKA)








