Rivayet Muhtelif (4) – Mesut Uyar’la söyleşi: “Ortadoğu’daki mevcut dinamikler Türkiye’yi bölgesel liderliğe zorluyor”

Türkiye bölgesel lider olabilir mi? Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, uluslararası sistemdeki güç kaymasını, ABD’nin zayıflayan rolünü ve Türkiye’nin bölgesel liderlik iddiasını uluslararası ilişkiler profesörü Mesut Uyar’la konuştu.

İran ve Amerika Birleşik Devletleri Umman’da son dönemde yaşanan gerilimin sıcak bir çatışmaya dönüşmemesi için masaya yatıracak. Yine ABD’nin Grönland talebi nedeniyle AB üzerinde kurmaya çalıştığı baskı hafiflemiş gibi görünse de İspanya’nın 16 yaşından küçüklerin sosyal medya erişimini engelleme hamlesi Başbakan Pedro Sanchez ile dünyanın en zengin kişi olan X’in sahibi Elon Musk arasında büyük bir tartışmayı alevlendirdi.

ABD’nin Gazze Barış Kurulu’nu uzun zamandır meşruiyeti zayıflayan Birleşmiş Milletler’in alternatifi olarak konumla teşebbüsü sonrası Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telekonferans yapan Çin Devlet Başkanı Şi Çinping BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan bu iki ülkenin “küresel stratejik istikrarı korumak için birlikte çalışma sorumluluğu” olduğunu hatırlattı.

“Amerika mega güç olmaya beceremedi, zayıflamakta olan bir süper güç”

Rivayet Muhtelif’te Hilmi Hacaloğlu’nun sorularını yanıtlayan uluslararası ilişkiler profesörü ve askeri tarihçi Mesut Uyar, Sovyetler Birliği yıkılmasından bu yana dünyanın içinde bulunduğu sürecin yeni bir evreye girdiğini anlattı.

Prof. Uyar, “İki süper güçten birisi çökünce, Amerika’nın önündeki alternatif bütün dünyayı denetimi altına alan bir mega güce dönüşmekti. Körfez Savaşı sürecinde, Kosova, ardından Afganistan ve tekrar Irak’a müdahaleleriyle Amerika aslında bir mega güç olma çabasına girişti fakat bunu beceremedi. Amerika şu an hem askeri hem ekonomik açıdan hala süper güç ama zayıflayan bir süper güç. Bu durum dünyada önemli bir değişimi başlattı. Hala tam ucunu göremedik ama şu anki görünüm, bölgeselleşmeye doğru bir gidiş olduğunu gösteriyor. Dünya bölgelere bölünecek. Her bölgede bir bölgesel güç sivrilecek. Ve bunlar arasında bir denge sistemi ortaya çıkacak. Yani bir çok kutuplu sisteme ortaya çıkacak. Bu 1945 öncesi çok kutuplu sistem gibi olmayacak. Çünkü o zaman merkezinde Avrupa’nın olduğu çok kutuplu vardı Artık küresel ölçekte çok kutuplu sisteme gidiş var” dedi.

Mesut Uyar'la söyleşi: “Ortadoğu’daki mevcut dinamikler Türkiye’yi bölgesel liderliğe zorluyor”
Mesut Uyar’la söyleşi: “Ortadoğu’daki mevcut dinamikler Türkiye’yi bölgesel liderliğe zorluyor”

Türkiye bölgesel lider olabilir mi?

Prof. Mesut Uyar’a göre ABD’nin dışında Avrupa Birliği, Çin, Hindistan da kendi bölgelerinin lider güçleri olacak. Afrika ve Güney Amerika’da bir bölgesel lider adayı olmadığı saptamasını yapan Antalya Bilim Üniversitesi öğretim üyesi, Türkiye’yi Ortadoğu bölgesinde alternatifsiz görmekte.

Prof. Uyar, “Dünyanın jeopolitiği bize bölgeleri dikte ediyor. İşte Uzakdoğu’da Çin, Güney Asya’da Hindistan var. Avrupa’da Avrupa Birliği kendini gösteriyor. Avrasya dediğimiz bölgede Rusya bu işi yürütebilecek mi, yürütemeyecek mi? Afrika ve Güney Amerika’da lider eksikliği var. Ortadoğu’da ise ciddi bir liderlik mücadelesi mevcut. Türkiye bu bölgesel liderliğe yerleşmeye çalışıyor Orta düzeyde bir güç iken bir üst sıklete çıkmaya çalışıyor. Zaten istemese de şu an Ortadoğu’da mevcut dinamikler Türkiye’yi buna zorluyor. Suudi Arabistan’ın böyle bir gücü olma şansı yok. İran’ın üstündeki mevcut sıkıntılar çerçevesinde böyle bir güç haline gelme ihtimali yok. Türkiye birçok avantaja sahip ama aynı zamanda birtakım dezavantajları var. Ekonomik açıdan bölgesel güç olmayı becerebilecek durumda değil. Aynı zamanda siyasi açıdan bir model teşkil etmemiz gerekiyor. Yani kendi içinde barışık, sağlıklı bir iç siyasi yapıyı teşkil etmemiz gerekiyor. Şu an Türkiye kendi evindeki sorunları çözmeden büyük çaplı faaliyete kalkıştığında derhal rakipleri ülke içindeki sıkıntıları kurcalayacaktır ve kurcalıyor. Bunları çözmeli” ifadelerini kullandı.

“Küreselleşme artık ABD’ye muhtaç değil”

ABD’nin İran’da gunboat diplomasisi (silah göstererek anlaşmaya zorlama) kullandığını ve bu süreçte asıl endişe edilen konunun rejim değişikliğinden ziyade istikrarsızlık ihtimali olduğunu vurgulayan Mesut Uyar, Amerika’nın içine çekildiği bir dünyada dahi küreselleşmenin sona ermeyeceğini vurguladı.

“Ordu Bilgisi” ve “Dünya Askeri Tarihi” kitaplarının yazarı, “Dünyadaki sistem uzun sürecek istikrarsızlıkla kaldırabilecek bir sistem değil. Sudan’da yaşanan sorunlar dünyanın stratejik değerlerini çok etkilemediği için uzun süre devam edebiliyor. İnsanlar üzülüyor, ah vah ediliyor fakat bu devam edebiliyor. Ancak dünyanın stratejik bölgelerinde bu kadar uzun süre çatışmaların devam etme şansı yok. İstikrarın ve barışın tesis edilmesi gerekiyor. Çünkü küreselleşme süreci hala devam ediyor. Amerika’nın varlığı küreselleşmeyi güçlendiriyordu ama artık küreselleşme Amerika’ya muhtaç değil. Yani Amerika’nın kendi içine kapanması küreselleşmeyi bitirtmeyecek. Çünkü iş artık ticaret ya da insanın dolaşımı değil, bu sanal dolaşımı engelleme şansınız yok. Yani internetin fişini kapatsanız bile başka yerlerden, uydulardan vs. bu sanal sistem devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Mesut Uyar kimdir?

1991 yılında Kara Harp Okulu’nu bitiren Mesut Uyar, doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamladı. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gürcistan, Afganistan ve Bosna Hersek askeri gözlemci, karargah subayı ve akademik eğitimci olarak görev yapan Uçar, The University of New South Wales ve Kara Harp Okulu’nda doçent unvanı ile ders verdi.

Yazdığı kitaplar arasında The Ottoman Army and the First World War, (2021); Phase Line Attila: The Amphibious Campaign for Cyprus, 1974 (2020, Edward J. Erickson ile); The Ottoman Defence against the Anzac Landing: 25 April 1915, (2015); A Military History of the Ottomans, From Osman to Atatürk, (2009, Edward J. Erickson ile) dikkat çekiyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.