Rivayet Muhtelif (5) – Mehmet Ali Neyzi ile söyleşi: Abdülhamit’in Osmanlı’yı birlikte yaşatma projesi

Rivayet Muhtelif’in bu bölümünde Dr. Mehmet Ali Neyzi, Abdülhamit döneminde kurulan Aşiret Mektebi’ni ve Abdülhamit döneminin detaylarını Hilmi Halıcıoğlu’na değerlendirdi.

Dr. Mehmet Neyzi, Aşiret Mektebi girişiminin ortaya çıkışını ve detaylarını anlattı. Abdülhamit tahta çıktıktan hemen sonra Avrupa’nın Balkanlarda önemli bir toprak kaybı yaşandığını ve 1878’den sonra ilk defa Osmanlı İmparatorluğu’nda Müslüman nüfusunun daha fazla olduğunu belirten Neyzi, bu duruma çıkış yolu olarak Müslüman birliğini kullanıp imparatorluğu yaşatma amacı güdüldüğünü söyledi. Neyzi, konu hakkında şunları söyledi:

“Bağdat’ta, Şam’da, Hicaz’da Arap liderleriyle Abdülhamid’in direkt birçok teması var. Birçok tarikat liderini İstanbul’da ağırlıyor. Fakat aşiretlere çok fazla hükmedemiyorlar. Örneğin Hicaz Demiryolu inşa ediliyor ama o demiryolu inşa edilirken aşiretler oraya saldırıyor. Dolayısıyla Abdülhamid diyor ki bunlar için ne yapabiliriz? Eğitim konusu Abdülhamid için çok mühim. Abdülhamit, aşiretlerin reislerinin oğullarını burada okutabilirsem onlara hem İslam eğitimi veririm hem de Osmanlı’ya bağlı hâle getirebilirim diyerek bu okulu açıyor.”

Rivayet Muhtelif (5) – Mehmet Ali Neyzi ile söyleşi: Abdülhamit’in Osmanlı’yı birlikte yaşatma projesi
Rivayet Muhtelif (5) – Mehmet Ali Neyzi ile söyleşi: Abdülhamit’in Osmanlı’yı birlikte yaşatma projesi

Düşman kardeşler

Neyzi’ye göre Osmanlı dönemindeki bu eğitim girişimi, Türkler ile Araplar arasındaki kültürel yakınlığın da bir göstergesi.

“Kültürlerimizin aslında inanılmaz bir yakınlığı var ama biz bunun farkında değiliz” diyen Neyzi, dil ve kültürde birçok ortak unsur bulunduğunu söyledi. Türk-Arap ilişkileri üzerine konuşan Neyzi, Arapların Türklere, Türklerin Araplara önyargılı olduğundan bahsederek iki halk için “düşman kardeşler” ifadesini kullandı.

Mezunları arasında başbakanlar da var

Neyzi, mektebin biri mülkiyenin biri de harbiyenin içinde olmak üzere iki sınıfa sahip olduğunu belirterek mezunların ya askerî ya da mülkî bir kariyer seçebileceklerini söyledi.

Aşiret Mektebi mezunlarının Osmanlı sonrasında da önemli görevler üstlendiğini belirten Neyzi, “İki tane Libya başbakanı çıkmış. Aşiret Mektebi’nden mezun olan iki başbakan var” dedi. Irak’ta da benzer bir durum yaşandığını anlatan Neyzi, İngiliz yönetimi döneminde idari görevler için eğitimli isimler arandığını ve Aşiret Mektebi mezunlarının tercih edildiğini söyleyerek “İngilizler Irak’ı aldıktan sonra yönetime koyacak Iraklı arıyorlar. En iyi buldukları bu okulun mezunu” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.