Gazeteci-yazar Taha Akyol, Ruşen Çakır’ın sorularını yanıtladığı söyleşide yeni kitabı Dünyayı Bölen Devrim’in çıkış noktasını ve Sovyet Devrimi’ne dair temel tezlerini anlattı. Akyol, Bolşevik Devrimi’nin dünyayı ideolojik olarak ikiye böldüğünü vurgulayarak, Sovyet sisteminin yapısal sorunlarının daha en baştan mevcut olduğunu söyledi.
Gazateci-yazar Taha Akyol yeni kitabı “Dünyayı Bölen Devrim” ile Bolşevik Devrimi’ni ve Sovyetler Birliği’nin yükselişten çöküşe uzanan serüvenini anlattı. Akyol, Lenin’den Stalin’e uzanan otoriter sürekliliği, merkezi planlamanın ekonomik tıkanıklığını ve sosyalist sistemin özgürlük karşıtı doğasını tarihsel belgeler ve kişisel gözlemleriyle ele aldı.
Ruşen Çakır’ın “Sosyalizm idealinin ilk gerçekleştiği yerin gelişmiş kapitalist bir ülke olmayıp, Rusya olması iyi mi oldu, kötü mü oldu?” sorusunu Akyol şöyle yanıtladı:
“Bu söylediğiniz problemin yüzde 100 bir şuurla farkında olan isim Lenin. Hatta Lenin Rusya’da kapitalizm daha fazla gelişirse devrin fırsatı kaçmış diye düşünüyor. Almanya’da hızlı sanayileşme, sınıf çatışmaları, güçlü Markist hareketler, Roza Lüksemburg, Spartaküs hareketi var. Lenin, ‘Bunlar ne zaman devrim yapacak?’ diyor. Onlar devrim yapsın ki arkadan gelen, az gelişmiş ülke olan biz de yapalım diye. O sırada modern sosyal demokrasinin kurucusu Bernstein ve Kautsky… Lenin bunlara saldırıyor. ‘Siz devrimi engelliyorsunuz, revizyonistsiniz’ diyor. Lenin, Rusya’da kapitalizmin daha fazla gelişmesi halinde refahın yaygınlaşacağını ve devrimci tansiyonun düşeceğini görerek ‘hemen devrim’ diye dayatıyor.”
Kansız bir darbe
Sovyet Devrimi’nin Rusya gibi sanayileşmemiş bir ülkede gerçekleşmesinin tesadüf olmadığını dile getiren Akyol, Lenin’in kapitalizmin gelişmesi halinde devrimci heyecanın düşeceğini öngördüğünü aktardı. Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı askeri ve siyasal boşluğun Bolşevikler’in iktidarı ele geçirmesini kolaylaştırdığını belirten Akyol, bu devrimin fiilen kansız bir darbe niteliği taşıdığını söyledi.
Lenin olmasaydı Stalin olamazdı
Toplama kamplarından ötürü Stalin’in daha kötü bilinmesi üzerine Akyol, “Lenin olmasaydı Stalin olamazdı. Stalin’in Lenin ile çelişen hemen hemen hiçbir fikri yok. Sadece Stalin’in ‘tek ülkede sosyalizm fikri’ vardır. Bunun dışında Lenin’in bütün fikirleri Stalin’in de dayanağı ve icraatıdır” dedi. Ayrıca Akyol, Lenin’in Stalin’e kıyasla daha entelektüel bir figür olduğunu söylerken, devrim uğruna kan dökmenin, milyonları katletmenin mubah olduğu konusunda Lenin ve Stalin arasında bir fark olmadığını belirtti.
Akyol, kan dökmenin gayri ahlaki olduğu gibi bir anlayışlarının olmadığını, devrimlerin, kapitalizmden daha az kan döktüğü fikrini savunduklarını söyledi. Taha Akyol, Lenin ve Stalin’in baskıcı yüzünü şu sözlerle anlattı:
“Hitler’de zerre kadar akıl olsaydı, istila ettiği Rusya’da kendisini kurtarıcı gibi karşılayan köylülere iyi davranırdı. Lenin’in ve özellikle Stalin’in zulmünden halk o kadar bıkmış ki birçok yerde Alman ordusunu sevinçle karşıladılar. Almanlar iyi insanlardır diye değil, onları zulümden, kurşuna dizilmekten, ürünlerine devletin el koymasından kurtaracaklarından dolayı.”








