Doha’da küresel sorgulama: Al Jazeera Forumu’nda “çok kutuplu dünya ve Filistin” masaya yatırıldı

17. Al Jazeera Forumu

Katar’ın başkenti Doha, 7-9 Şubat 2026 tarihlerinde siyaset, akademi ve medya dünyasının en etkili isimlerini bir araya getiren 17. Al Jazeera Forumu’na ev sahipliği yaptı. Gazze’deki savaşın ikinci yılını geride bıraktığı bir dönemde düzenlenen forum, “Çok Kutuplu Bir Dünyada Filistin Meselesi ve Bölgesel Güç Dengeleri” ana temasıyla uluslararası sistemin krizini ve yeni ittifak arayışlarını mercek altına aldı.

İslam Özkan, Doha’dan bildiriyor.

Dünya düzeninin kritik bir dönemden geçtiği 2026 yılında, Al Jazeera Forum küresel jeopolitiğin nabzını tutmaya çalıştı. Üç gün süren oturumlarda, Gazze’deki insani trajediden öte, bu krizin küresel kurumların iflasını nasıl hızlandırdığı ve Türkiye gibi bölgesel aktörlerin yeni düzendeki stratejik konumu tartışıldı.

Forumun açılışında konuşan Al Jazeera Yönetim Kurulu Başkanı Şeyh Hamad bin Samir Al Sani, Gazze’nin artık sadece bir bölgesel çatışma değil, küresel vicdanın ve uluslararası hukukun bir “test alanı” olduğunu vurguladı. Al Sani, “Dünya artık Filistin devletinin tanınmasını bir seçenek değil, küresel istikrarın ön şartı olarak görüyor” dedi.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud.

Uluslararası hukukun nihai sınavı

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ise, Gazze’deki durumu sadece bölgesel bir çatışma olarak değil, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası hukuk sisteminin nihai sınavı olarak tanımladı. Dünyanın sessizliğinin, uluslararası kurumların meşruiyetini aşındırdığını ve bunun Somali gibi gelişmekte olan ülkeler için tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini belirtti.

Somali’nin son dönemde Etiyopya ile yaşadığı liman krizi ve toprak bütünlüğü tartışmalarına dolaylı bir atıfta bulunan Mahmud, “uluslararası hukukun seçici uygulanmasını” eleştirdi. Ve güçlü devletlerin zayıf olanların egemenliğini ihlal etmesinin küresel bir norm haline gelmemesi gerektiğini savundu. Cumhurbaşkanı, güvenliği sadece askeri bir terim olarak görmediğini belirtti. Gazze’deki açlık ve sağlık sisteminin çöküşünün küresel güvenliğe yönelik bir tehdit olduğunu belirten Mahmud, “Somali Devletinin terör örgütü eş Şebab’la mücadelesi ile Filistin’in özgürlük mücadelesi arasındaki ortak paydanın, insanların kendi kaderlerini tayin etme ve güvenlik içinde yaşama hakkı” olduğunu kaydetti.

Mahmud, İslam ülkelerinin sadece “kınama” yayınlamasının ötesine geçmesi gerektiğini savundu. Ekonomik ve diplomatik kartların daha stratejik kullanılması ve Filistin davasının uluslararası platformlarda (BM, Afrika Birliği vb.) daha koordineli savunulması gerektiğini ifade etti.

Mahmud konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Eğer uluslararası sistem Gazze’deki çocukları koruyamıyorsa, Mogadişu’daki veya dünyanın herhangi bir yerindeki adaletsizliği durdurabileceğine dair vaadi artık inandırıcı değildir.”

Burhanettin Duran
Burhanettin Duran, Al Jazeera Forumu’nda.

Türkiye’nin mesajı: “Kurumsal yorgunluk ve yeni gerçeklik”

Türkiye’yi temsilen foruma katılan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, mevcut uluslararası kurumların “yapısal bir başarısızlık” içinde olduğunu belirtti. Duran konuşmasında şu ifadeleri öne çıkardı:

“Dünya artık bir geçiş sürecinde değil; o eşik aşıldı. Eski sistemin varsayımları çöktü. Bugün karşı karşıya olduğumuz şey sadece bir insani kriz değil, küresel sistemin ‘kurumsal yorgunluğu’dur. Bölgesel sorunları, artık bu yorgun kurumlar değil, bölgesel sahiplenme (regional ownership) çözecektir.”

İran ve bölgesel direniş hattı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Batı’nın bölgedeki çifte standartlarına odaklandı. Arakçi, İsrail’e tanınan askeri imtiyazların bölgedeki diğer aktörleri savunmasız bırakma amacı taşıdığını savunarak şunları ekledi:

“Eğer dünya barış istiyorsa, saldırganlığı ödüllendirmeyi bırakmalı. Gazze’de tanık olduğumuz şey bir savaş değil, sivil bir halkın sistematik imhasıdır. Bu durum, uluslararası hukuk düzenine geri dönülemez zararlar vermiştir.”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi.

Saha ve siyaset: Hamas ve Filistin girişimi

Forumun en dikkat çekici oturumlarından biri olan “Filistin Davasının Geleceği” bölümünde Hamas Yurt Dışı Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal’den geldi. Meşal, Gazze’nin geleceğine dair dışarıdan dayatılan hiçbir “vesayet” planını kabul etmeyeceklerini yineledi. Filistin Ulusal İnsiyatifi Başkanı Mustafa Barguti ise Filistin halkının gösterdiği direncin, İsrail’in askeri ve stratejik hedeflerini boşa çıkardığını, ancak siyasi birliğin artık kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Medya ve gerçeklik savaşı

Forumda ayrıca, dezenformasyonun bir savaş aracı olarak kullanımı ve dijital medyanın geleneksel anlatıları nasıl yıktığı tartışıldı. Gazze’de hayatını kaybeden gazetecilerin anıldığı oturumlarda, “profesyonelliğin en büyük güven kaynağı” olduğu vurgulandı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.