Ağır Ekonomi (301): AKP sefaleti ne kadar yönetebilir?

Haluk Levent ve Öner Günçavdı, Ağır Ekonomi programının 301’inci bölümünde Türkiye’de yoksulluk, büyüme ve başkanlık sisteminin ekonomi üzerinde etkilerini değerlendirdi.

Ağır ekonominin bu bölümünde Haluk Levent ve Öner Günçavdıyoksulluk ve Akp’nin yoksulluk yönetimini tartıştı. Öner Günçavdı, yaşanan siyasal ve ekonomik sorunların toplumun genel bir yansıması olduğunu belirterek;

“İnsanların bir siyasi partiden ahlaki, etik bir duruş beklemesi bir bakıma kendisinden bir şey istemesi anlamına geliyor. Kendisi gibi olmayan bir aktör görmek istiyor. Bu da gayet normal çünkü siyasi partiler dönüştürücü özelliği olan kurumlardır.” diye konuştu

AKP sefaleti ne kadar
AKP sefaleti ne kadar yönetebilir?

“Enerji özelleştirmesi büyük bir soygun”

Enerji politikalarına sert eleştiriler yönelten Haluk Levent, “Temel kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi büyük bir hataydı. Güneş enerjisiyle hem kayıp-kaçak sıfırlanabilir hem de cari açıktan kurtulunabilir. Ama buna karşı direnci iktidarın kendisi gösteriyor” dedi.

Levent, “Bedava güneş enerjisi varken, pahalı enerjiye mahkûm ediliyoruz. Bu katmerli bir soygun. Buna talan, soygun, haydutluk demekte hiçbir sakınca yok” dedi.

AKP sefaleti ne kadar
AKP sefaleti ne kadar yönetebilir?

“Büyüme var ama refah yok”

Başkanlık sisteminin ekonomik sorunlara çözüm üretmediğini savunan Günçavdı, “Bu sistem Türkiye ekonomisinde sorun yaratan hiçbir alana parmak basamadı. Yanlış teşhisler üzerine politika üretildi” dedi.

Seçim ekonomisi tartışmalarına da değinen Günçavdı, “Geçmişte büyüme yüksekti ve herkes bir şekilde pay alıyordu. Şimdi büyüme düşük ve  maalesef başkanlık sistemine geçtiğimizden beri bu konuda hükümetin tercih ettiği büyüme modeli sebebiyle elde edilen büyüme, düşük ve orta gelirli hanelerin gelirlerine yansımıyor.” diye konuştu.

Haluk Levent ise bu durumu şöyle özetledi:

“Kimin için büyüme, ne kadar refah yaratıyor soruları sorulmuyor. Gerçeklik ile ilan edilen rakamlar örtüşmüyor. En sonunda herkes gerçekliğin duvarına çarpıyor.”

“Dönüşümün birinci şartı özgürlükler”

Haluk Levent, Türkiye’nin dijitalleşme ve teknoloji alanlarından en önemli sorunlardan birinin beşeri sermaye kaybı olduğunu söyledi. İyi yetişmiş iş gücünün büyük kamu harcamalarıyla eğitildiğini belirten Levent, “Bu insanlar daha sonra sıfır maliyetle başka ülkelerin ya da şirketlerin kaynağı haline geliyor. Aslında biz yurt dışını finanse etmiş oluyoruz” dedi.

Öner Günçavdı ise bu göçün temel nedenlerinden birinin özgürlükler olduğunu vurgulayarak, beşeri sermaye gelişimi için özgürlüklerin vazgeçilmez olduğuna dikkat çekti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.