Atıf Ünaldı ile Netizen (382): Mustafa Sağır ile söyleşi | Mizah, gündem ve yapay zekâ

Netizen’in bu bölümünde Atıf Ünaldı’nın konuğu komedyen ve yazar Mustafa Sağır oldu. Programda Sağır’ın komedyen kimliği, “influencer” algısına mesafesi, haberleri mizahi bir dille ele aldığı Gereksiz Gündem programının ortaya çıkışı ile teknoloji ve yapay zekâya bakışı konuşuldu.

Netizen’de bu hafta Mustafa Sağır, hızlı akan gündem içinde mizah üretmenin nedenlerini ve bu sürecin arka planını anlattı. Kendini “influencer” olarak değil, öncelikle komedyen olarak tanımladığını vurgulayan Sağır, yaklaşık on yıldır stand-up yaptığını ve çeşitli televizyon projelerinde yazarlık deneyimi bulunduğunu söyledi. “Gereksiz Gündem”in ise sahne dışına taşarak daha geniş bir kitleyle temas kurma ve stand-up gösterilerine görünürlük kazandırma ihtiyacından doğduğunu ifade etti.

“Gereksiz Gündem”in çıkış noktası

Mustafa Sağır, program fikrinin çocukluğundan beri haberlerle ilgilenmeyi sevmesinden ve yıllar içinde haberlere şaka yazma pratiğinden beslendiğini belirtti. Özellikle pandemi döneminde yaptığı canlı yayınlarda haberleri yorumlamasının ve sosyal medyada sıkça dile getirilen “gündemi gereksiz meşgul etmeyin” söylemine ironik bir karşılık arayışının, programın adını ve çerçevesini şekillendirdiğini söyledi. Programın temel amacının, yoğun ve yorucu haber akışından bunalan izleyiciye “gereksiz” olarak nitelendirilen başlıklar üzerinden mizahi bir bakış açısı sunmak olduğunu vurguladı. Bu nedenle siyasetten mümkün olduğunca uzak durmayı bilinçli bir tercih olarak tanımladı.

Programın zaman zaman bir haber kaynağı gibi algılanmasının kendisini hem memnun ettiğini hem de tedirgin ettiğini dile getiren Sağır, “Gereksiz Gündem”in esasen bir mizah programı olduğunu hatırlattı. Haberleri farklı kaynaklardan takip ettiğini ve bu bilgileri hızla yorumlayarak izleyiciyle paylaştığını ifade etti.

Mizah ve yapay zekâ - Atıf Ünaldı ile Netizen (Video)
Mizah ve yapay zekâ – Atıf Ünaldı ile Netizen (Video)

Teknoloji ve yapay zekâya dair değerlendirmeler

Sohbette teknoloji ve yapay zekâ da önemli başlıklardan biri oldu. Mustafa Sağır, yapay zekânın insanlığın geleceği açısından son derece faydalı bir araç olduğuna inandığını; bilimsel araştırmalardan uzay çalışmalarına, günlük üretkenlik araçlarından bilgiye erişime kadar pek çok alanda ciddi katkılar sunduğunu söyledi. Buna karşın, yapay zekânın sosyal medyada çoğunlukla yüzeysel içerik üretimine indirgenmesinden hayal kırıklığı duyduğunu belirtti. Yapay zekâ botlarının kendi aralarında içerik ürettiği platformların, bu teknolojinin potansiyelini sınırladığını ifade etti.

Sağır’a göre insanın yapay zekâ ile kurduğu ilişki çoğu zaman tüketici ve ben-merkezci bir noktada kalıyor. “Benimle ilgili ne diyorlar?” merakı ya da ısrarla insansı robotlar üretilmesi talebi, bu yaklaşımın örnekleri olarak öne çıktı. Ayrıca yapay zekâ destekli görsel ve video içeriklerin hızla çoğalmasının, insanların gerçeği yapaydan ayırt etme becerisini zamanla zayıflatabileceği yönündeki endişesini paylaştı.

Mizah ve yapay zekâ - Atıf Ünaldı ile Netizen (Video)
Mizah ve yapay zekâ – Atıf Ünaldı ile Netizen (Video)

Komedyenlik, izleyici ve sınırlar

Komedyen ile influencer arasındaki farklara da değinen Mustafa Sağır, komedyenin birincil sorumluluğunun sahnedeki performans ve seyirciyle kurulan anlık bağ olduğunu söyledi. Influencer’ların ise daha çok topluma fikir veren, yönlendiren bir rol üstlendiğini ifade etti. Stand-up gösterilerinde ölçütün salondaki kahkaha olduğunu vurgulayan Sağır, gösteri sonrasında videolar üzerinden yapılan ve sahnedeki atmosferi hesaba katmayan eleştirilerin eksik kaldığını dile getirdi.

Komedinin özgür bir ifade alanına ihtiyaç duyduğunu belirten Sağır, buna karşın izleyici hassasiyetlerinin tamamen yok sayılmasının da mümkün olmadığını söyledi. Komedyenlerin bir anlamda “esnaf” gibi kendi alanlarını ve izleyicileriyle kurdukları ilişkiyi gözetmeleri gerektiğini savundu.

Dil kullanımı, kişisel deneyimler ve aile hayatına dair paylaşımların da yer aldığı sohbet, Mustafa Sağır’ın günümüzün hızlı haber ve sosyal medya ortamında mizah üretme biçimini ortaya koydu. Sağır, geçmişte Güneydoğu’da beş yıl öğretmenlik yapmasının mizah anlayışını beslediğini ve bazı şakalarının bu deneyimlerden doğduğunu söyledi. Eşinin Medyascope izleyicisi olduğunu ve kızının Ruşen Çakır dinleyerek büyüdüğünü ise esprili bir dille paylaştı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.