Ruşen Çakır yorumladı | Yine yeniden: Mazlum Abdi realitesi

Ruşen Çakır, Münih Güvenlik Zirvesi’nde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun SDG Komutanı Mazlum Abdi ve Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile aynı masada buluşmasını değerlendirdi, Ankara’nın bu masada yer almamasını eleştirdi.

Ruşen Çakır, Münih Güvenlik Zirvesi’ndeki görüşmeyi değerlendirdi. Çakır, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun katıldığı masanın kompozisyonuna dikkat çekti. Masada Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, SDG Komutanı Mazlum Abdi ve SDG Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmet yan yana oturdu; arkada Suriye ve ABD bayrakları yer aldı.

Ocak başında Halep’te başlayan süreçte ABD’nin SDG’den desteğini çektiği ve Kürtleri istemeseler de bir takım dayatmaları kabul etmek zorunda bıraktığı iddia edilmişti. Çakır, Münih’teki görüntülerin bu iddiaları boşa çıkardığını savunarak şunları söyledi: “Bu fotoğraf bize gösteriyor ki olay böyle kapanmamış. Hâlâ Suriye’de Kürtlerin ABD nezdinde bir önemi var. O masada Dışişleri Bakanı ile birlikte oturuyorlar.”

“Fransa da Kürtlere açıkça destek veriyor”

Çakır, Rubio görüşmesinin yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile Mazlum Abdi arasındaki kucaklaşmaya da değindi. Çakır’a göre Fransızlar bir süredir Suriye sürecinde Kürtlere açık ve yüksek sesle destek veriyor. Çakır, tüm bu fotoğrafların bir bütün olarak Suriye Kürtlerinin uluslararası alandaki konumunu ortaya koyduğunu belirtti.

Çakır, Münih’teki görüntülerin aynı zamanda Şam yönetimi ile Kürtler arasındaki 30 Ocak mutabakatının yolunda ilerlediğine işaret ettiğini söyledi. Çakır, “Bu kesinlikle iyi bir şey. Suriye’nin bütünlüğünde tarafların anlaşmış olması iyi bir şey” dedi.

Ruşen Çakır yorumladı | Yine yeniden: Mazlum Abdi realitesi
Ruşen Çakır yorumladı | Yine yeniden: Mazlum Abdi realitesi

“Bu masanın Ankara’da kurulması gerekiyordu”

Çakır, “Bu masa Münih’te ve Marco Rubio ile mi kurulmalıydı? Bu masanın Türkiye’de, Ankara’da kurulması gerekiyordu” dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şam yönetimi ile sürekli fotoğraf verdiğini ancak Kürtlerle benzer bir görüntü oluşturmaktan kaçındığını vurguladı.

Çakır, Ankara’nın Kürt politikasını sert bir dille eleştirdi: “Kürtlerle üst perdeden, tehdit dili ile konuştu. Ne geçti elimize? Sonuçta ABD Dışişleri Bakanı o fotoğrafı veriyor, biz neden vermiyoruz?”

Çakır, ardından şu soruları sıraladı: “ABD’nin Suriye’deki çıkarları Türkiye’nin çıkarlarından daha mı büyük, daha mı hayati? ABD’nin Suriye’deki Kürtlerle akraba olan bir nüfusu mu var?”

Çakır’a göre 30 Ocak’ta Şam ile Kürtler arasında sağlanan yeni mutabakat ve Kürtlerin bazı taleplerinin kabul edilmesi dengeleri baştan değiştirdi. Çakır, ilk dönemdeki “zafer” coşkusunun azaldığını, Kürt tarafında ise bu anlaşmanın bir moral kaynağına dönüştüğünü belirtti. 31 Ocak’ta “Yeniden Mazlum Abdi realitesi” başlığı ile ikinci yayınını yaptığını, Münih fotoğrafı ile birlikte aynı teze üçüncü kez döndüğünü anlattı.

Çakır, “Yine yeniden” diyerek bu fotoğrafı görüp morali bozulanların sesinin çıkmadığını aktardı. Fotoğrafı önemli bulanların büyük çoğunluğunun ise “Türkiye neden bu fotoğrafı vermiyor?” sorusunu sorduğunu söyledi. Çakır, “Herhalde yakında verirler diye düşünüyorum ve umuyorum” diyerek yayınını sonlandırdı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.