Alişer Delek yazdı: Süreç yeni başlıyor

Masa başında atılmış imzalar en kolayıydı. Asıl mesele o imzaları meydanlara götürdüğünüzde, insanların yüzüne bakıp “doğru olan bu” diye anlatmak. Siyasetçiler için sınav o gün başlayacak.

Alişer Delek yazdı: Süreç yeni başlıyor
Alişer Delek yazdı: Süreç yeni başlıyor

Nereden konuştuğumu baştan söyleyeyim: Sürecin ilk gününden beri pozisyonumu belirledim. Süreci tetikleyen dinamikleri görüyorum, varmayı hedeflediği yeri önemsiyorum. Bir gazeteci olarak da takipçisi olacağım.

Kapalı kapılar ardında toplantılar, İmralı Ankara hattında kurulmuş iletişim ağı, kendi seçmeniyle yapılan toplantılar, açıklanmayan tutanaklar, sadece dinlenen sorunun tanıkları, geçen 6 ayın sonunda 60 sayfalık bir rapor. Onay toplantısında bile (MHP hariç) kimsenin mutlu olmadığı bir rapor ama günün sonunda 47 oyla kabul edilen bir rapor

47 oy son seçimler baz alındığında %85 oya tekabül ediyor. En son ne zaman bir konuda bu kadar büyük uzlaşı sağlandı ben hatırlamıyorum. Sadece bu bile meselenin tarihi bir olay olduğunu bize gösteriyor.

Asıl süreç şimdi başlıyor. Top artık Meclis’te. Milletin evinde ve daha da önemlisi milletin gözü önünde. Tek tek hangi parti ne yaptı girmeyeceğim ama DEM Parti’den İYİ Parti’ye kadar, sürecin iki uç noktasında duran partiler de dahil hepsini aynı kefeye koyarak devam edeceğim. Tüm siyasi partiler bugüne kadar seçmenlerini oyaladı, kandırdı, vaatler verdi, ajite etti. Birisi “ülkeyi bölecekler Öcalan parti kuracak evlenecek” dedi, öbürü “önce Suriye sonra tüm Kürdistan” sloganları attı.

Şimdi buyurun er meydanına. Bundan sonra süreç daha şeffaf ilerlemek zorunda. Öyle ya yapılacak yeni kanunları da saklayabilecek değiller ya. Meclis’te oylanacak, görüşülecek kamuoyunun bilgisi olacak. Ya da güvenlik bürokrasisi MGK’ya bir bildiri sunacaksa, bunun sonucu da kamuoyuyla paylaşılmadan edilemez değil mi?

Komisyonda açıkta şerh koyup, oylamada evet oyu veren siyasetçilerin durumundan anladığım; halkın karşısında terleyeceklerinin farkındalar. Bu arada MHP de terleyecek DEM de. Seçmenlerinin yüzüne pek bakmadılar, konuyu geçiştirdiler ama artık sahada onlara gerçeği anlatmak zorunda kalacaklar. Bugüne kadar duymak istemedikleri kaygılarla yüzleşme zamanı geldi.

Süreç başladığında bu pozisyonu açıkça savunan gazeteci sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. İktidarı güzelleme yarışındaki isimler bile sürece özel toplantılarla dahil edildi.

Gazeteciler neden sürece dahil olmadı diye kimse bir şey diyemez ama süreçten kendisini geri çeken siyasetçileri de gördük. Komisyona üye olmasına rağmen süreçle ilgili tek bir açıklaması olmayan siyasetçiler var. Belki sürece inanmadılar; ama çökerse üstlerine kalmasın istediler.

Şimdi gazeteciler için gerçek anlamda iş zamanı. Siyasetçiler sahaya çıkınca tutarlılıklarını doğruluklarını denetleyebileceğimiz, görmezden geldikleri toplumsal hassasiyeti hatırlatacağımız günler geldi. Siyasetçilerin konforunun bittiği, gazetecilerin hakikat bekçiliği yapacağı dönem bu. Bilmiyorum çok mu hayal kuruyorum? Zira Türkiye’de gazeteciliğin olması gerektiği gibi yapılabileceği mecra da ortam da hala çok uzakta… Bir umut sürecin yüzü suyu hürmetine demokratik alanın biraz genişlemesinde…

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.