Özgür Özel: “Kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanı’na da onu atayan patronuna da geçit vermeyeceğiz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu döneminde İBB’de kamu zararı yapılmadığını ancak AKP döneminde yapıldığını, bunun da müfettiş raporlarıyla ispatlandığını anlattı. Laiklik tartışmalarına değinen Özel, CHP’nin, inanç özgürlüğünün teminatı olduğunu vurguladı. CHP lideri, Dervişoğlu’nun CHP’nin baskı ve şantaj altında yeni çözüm sürecine dahil edildiği iddiasına da cevap verdi.

Özgür Özel asgari ücret beklentisini açıkladı: "39 bin lira olmak zorunda"
Özgür Özel’den laiklik açıklaması: İktidarı sert sözlerle eleştirdi

23 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin İstanbul’un tüm ilçelerinde tamamlanmasının ardından; partinin lideri Özgür Özel bölge mitinglerine başlanacağını açıklamıştı. Bu kapsamda İstanbul’daki ilk bölge mitinginin adresi Bakırköy oldu.

Bakırköy Özgürlük Meydanı’ndan seslenen Özel, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının yıldönümü olan 19 Mart’ta Saraçhane’ye çağrı yaptı, “Darbenin yıldönümünde hep beraber tarihi bir eylemde Saraçhane’de 100 binleri milyon yapıyoruz. Bu sene 18 Mart’ı 19 Mart’a bağlayan gece bu büyük mücadelenin kor alevleri olarak, bir yıl boyunca yanmış ama sönmemiş, küçülmemiş ve büyümüş, nar gibi kızarmış, öfkesini içinde tutmuş, mücadeleden bir adım geri atmamış darbeye direnen kor alevler olarak Saraçhane’ye gelmeye var mısınız?” dedi.

Bahçeli’ye ve Erdoğan’a seslendi

İBB davasının TRT’den canlı yayınlanması talebini yineleyen Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye seslendi, “Şimdi iddianame çıktı, arkasında duran yok. Şimdi canlı yayından bahseden yok. Kanun teklifini veriyoruz, oy veren yok. Gizli kapaklı işlerle, iftiralar, yayınlandığı kadar bilinsin, karşısındaki cevaplar, haklılıklar ve bu iftiraya çürütenler duyulmasın istiyorlar. Buradan hem Devlet Bey’e hem Tayyip Bey’e sesleniyorum. Eğer savcınıza güveniyorsanız, iddialara güveniyorsanız, zorla iftiracı yapılanlara güveniyor, inanıyorsanız biz buradayız. Canlı yayını yapın, millet iddiayı da duysun cevabını da duysun. Eğer onlara güvenmiyor, ‘Eyvah ya hiçbir şey bulamadılar, bunlar duyulmasın’ diyorsanız, daha fazla zulmü bırakın, arkadaşlarımızı bırakın, tutuksuz yargılama başlasın, millet neyin ne olduğunu görsün” diye konuştu.

“İmamoğlu döneminde İBB’de kamu zararı yapılmadı”

İBB’nin Sayıştay, MASAK, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından incelendiğini, Ekrem İmamoğlu döneminde herhangi bir kamu zararının bulunmadığını vurgulayan Özgür Özel, şöyle devam etti:

“Bakın en son İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin denetim komisyonu raporlarından bir tane bile ‘Kamu zararı vardır’ deyip suç duyurusunda bulunulmamış. Bunu duyunca sanki şöyle düşünebilir insan. ‘E İBB CHP’de. Ondan dolayı tabii ki kusur bulmamıştır.’ 2019-23 arasını konuşuyoruz. Ancak AK Parti’nin dönemine ilişkin tam 56 farklı dosyada kamu zararı olduğu, ihaleye fesatlar karıştırıldığı, hatalı satın almalar yapıldığı, kayırmacılıklar yapıldığı ortaya çıkmış, bu 56 dosyanın tamamı o dönemin İçişleri Bakanı tarafından İBB’nin elinden alınmış, o günden bugüne tek işlem yapılmamıştır. İstanbullular şunu bilsinler ki, AK Parti dönemi İBB’nin 56 büyük yolsuzluk dosyasıyla AK Parti’nin paçasından yolsuzluğun aktığı bir dönemdir. AK Partili eliyle üstü örtülmüştür.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “diplomasız Erdoğan” sloganı nedeniyle kendisine dava açtığını hatırlatan Özel, “Diplomasız beni mahkemeye vermiş. Benim canım ciğerim 25-26 yaşında bir avukatım var. O mahkemeye gitmiş, yerini almış. Karşısına da Cumhurbaşkanı avukatları oturmuş. Aha buraya da kürsüye de hakim çıkmış. ‘Buyrun’ demişler Erdoğan’ın avukatı diyor ki ‘Efendim Özgür Özel müvekkilimin diploması olmadığını iddia ederek, kendisine iftira ve hakarette bulunmuştur. Kendisinden şikayetçiyiz.’ Benim avukat şöyle diyor, ‘Peki diplomanız var mı?’ Diyorlar ki, ‘Var tabii.’ Benim avukat diyor ki, ‘O zaman dosyaya sunun.’ Buradaki avukat diyor ki ‘Sunmaya gerek yok.’ Hakim diyor ki ‘Nasıl yok?’ Sen diplomasız dedi diye dava açıyorsun.’ Hakim diyor ki ‘Diplomasız Erdoğan demiş, diyemez diye dava açıyorsun. O yok diyor, sen var diyorsun. Varsa diplomayı niye dosyaya sunmuyorsun?’ Sonra hakim bunu deyince Erdoğan’ın avukatı bir şey yapmış. Ne yapmış? Reddi hakim dilekçesi yazmış” dedi.

“Diplomayı ortaya çıkarmazsan gece uykunda bile ‘diplomasız Erdoğan’ı duyacaksın”

Özel şöyle devam etti:

“Dilekçede diyor ki, ‘Bu hakim müvekkilimin diploması ile özel olarak ilgilendiğinden, bize diplomayı sorduğundan ve diplomanın yok olduğu şüphesi onda bulunduğundan dolayı tarafsızlığını yitirmiştir. Bunu değil başka hakim istiyoruz.’ Şimdi buradan Sayın Erdoğan’a söylüyorum. Ekrem İmamoğlu‘nun anasının ak sütü gibi helal diplomasını, bir savcının yazdığı talimatla geçmişte tamamı diplomayı veren işletme fakültesinin yönetimi ‘İptal edemeyiz’ dediği, dekanın direndiği, dekanını istifa ettirdiğiniz, sonra da İstanbul Üniversitesi’nin kendi yani fakültenin değil üniversitenin yönetim kurulundan, yani yemekhaneleri ayarlanacak, otobüs ring seferlerini yapacak, o yönetim kurulundan diplomayı iptal ettiniz. Ekrem Başkan mahkemelere çıkıyor. 2 metreye 3,5 metre diploma. Altında imzalar, mühürler, kendi dilekçesi, gelen cevap dilekçesi. Aslanlar gibi diplomasının arkasında duruyor. Şimdi senin avukatların ‘Var ama gösteremem’ diyor. Sayın Erdoğan, eğer o dosyaya o diplomayı sunmazsan, o diplomayı ortaya çıkartmazsan, zaten dönemin YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın da sorulan soruya videosu var. ‘Biz de aradık bulamadık. 1954 doğumlu kendisi. 1936’lıların arasına konmuş bir şey girmiş, çıkmış. Biz de aradık bulamadık’ diyor. Eğer o diplomayı ortaya çıkarmazsan bundan sonra gece uykunda bile duyacaksın ki ‘Diplomasız Erdoğan.’ Buradan Tayyip Bey’e; bir, diploma konusunu açıklığa kavuştur.”

Özgür Özel’den laiklik açıklaması

CHP lideri Özgür Özel, 168 kişinin “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisi üzerinden siyasette laiklik tartışmasına değindi. Özel, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “kutuplaşma” yarattığını savunarak, “Elhamdülillah Müslümanız, camiye de gidiyoruz, orucumuzu da tutuyoruz, kimse kimseye karışmıyor. Bu memlekette en çok oruç tutmayan, tutana saygı duyuyor. Namaza gitmese, gidene saygı duyuyor. Geçmişte başörtüsü meseleleri olmuş, 30 senelik videoları bugün koymuş, oradan kutuplaşma çıkarıyor, ‘Bunlar şunlar budur’ diyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, “Bu ülkede kimsenin dinine, inancına, giyimine, kuşamına karışmaya kimsenin niyeti yok. Biz bu ülkede inanç özgürlüğünün, isteyenin örtünmesinin isteyenin başından açık olmasının, herkesin ibadetini en iyi yapmasının, kimsenin kimseye karışmamasının, Türkiye’nin kardeşliğinin, beraberliğinin teminatıyız. Bana oralardan sormayacaksın. Onu gidip şu anda da grup başkanvekili olan, kendisinin de başörtüsü mağduriyeti bildiğim arkadaşa soracaksın, Özlem Hanım’a” dedi.

“Bu memleketin inanç özgürlüğünün teminatı bu meydandır”

Özel şöyle devam etti:

“Bu kardeşiniz Ege Üniversitesi eczacılıkta başörtülü arkadaşı laboratuara sokulmamaya kalktığında, okulda boykot yaptırmıştır, boykot yaptırmıştır. Şimdi çıkmış bize 30 yıl önceden ikna odası gösteriyor, bilmem ne. O dönemde kim kimin giyimine, kuşamına, başörtüsüne karışmışsa yanlış yapmış. Bu memleketin birliğinin, bütünlüğünün ve inanç özgürlüğünün teminatı bu meydandır, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Sabiciklere, dört yaşında, beş yaşında çocuklara ailesi karışır, ailesi. Sen ne orucuna karışırsın, ne namazına. Ailesi karışır. Çocuklar arasında ayrım çıkarmaya, çocukları birbirinden ayrıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülke birdir, beraberdir. Bu kutuplaştırıcı, bile bile kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanı’na da onu atayan patronuna da geçit vermeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısında ilahi okutmasını da eleştiren Özel, “O ilahi okuyanların ağzına yakışır, hocalar okur, hafızlar okur, dinlenir. Ayrı konu. Ama siyasetin konusu değildir. Siyasetin konusu nedir biliyor musun? İlahiyi orada uygun mekanda, uygun yerde, uygun şekilde hem okuyana hem dinleyene sonuna kadar saygılıyız. Ama sen çıkınca oraya Erdoğan ilahi okumayacaksın, ilahi Erdoğan. Oraya çıkıp yoksulluğu bitirmeyi konuşacaksın. İşsizliği konuşacaksın. Kuru ekmekle sahurları, sosyal yardımla iftar yapanları konuşacaksın. Oraya çıkınca işsizliği bitiriyor musun, onu konuşacaksın. Onun dışında ilahi ile, onun dışında dini değerlerle sanki bu ülkede insanların inancına saldırı varmış gibi tutup da konuşmayacaksın” dedi.

Dervişoğlu’na cevap verdi

Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun CHP’nin baskı ve şantaj altında yeni çözüm sürecine dahil edildiği iddiasına da cevap verdi, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj yapılıyormuş da aslında onlar mücadele edecek bir CHP görmek istiyormuş da. Kardeşim mücadele edecek değil, eden bir CHP arıyorsan; açacaksın televizyonu her çarşamba akşamı göreceksin mücadeleyi. Ben size şantajın büyüğünü söyleyeyim. Evet şantaj yaptılar bize. Şantaj, tehdit. Hepiniz duydunuz. Ne dedi? ‘Ey Özgür Ankara’ya dön, partinin başında otur. Ankara merkezli siyaset yap, partinin başında otur.’ Bundan büyük şantaj mı var? Bundan büyük tehdit mi var? Ama onlardan korkan onlardan beter olsun. O yüzden sevgili abime ve Genel Başkanıma, canım abime sesleniyorum. Öyle ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj mı var o mu var bu mu var?’ Buradan ne dosta ekmek çıkarmak yakışır, ne dost olmayana ekmek çıkar. Cumhuriyet Halk Partisi ile dayanışacak olan, meydanlarda buluşur. Mücadelede buluşur. Erken seçim talebinde buluşur. Gelin buraya omuz omuza yürüyelim iktidara” diye seslendi.

Özgür Özel son olarak, Münir Özkul’un “Yaşar Usta” karakteri olarak başrolünü üstlendiği “Bizim Aile” filminden alıntı yaptı:

“Münir Özkul sesleniyor: ‘Bak beyim, yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın. Mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla, pulla değil; sevgiyle bağlıyız. Bak beyim bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel, kocaman bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin ne paran yeter, ne gücün beyim.’ Ve diyor ki o para babası patrona gözünün içine baka baka; ‘Bak bakalım beyim sen mi güçlüsün, ben mi?’ Bak bakalım Tayyip Bey bu meydana, sen mi güçlüsün, biz mi? İftiracılar, yalanlar dolanlarla iktidara tutunmaya çalışan Tayyip Bey bak bakalım bu meydana. Bak bakalım beyim sen mi güçlüsün, biz mi? Seçtiğiniz Cumhurbaşkanı adayınız Silivri’de 12 metrekarede, Türkiye’nin yarınları için çalışıyor. Hazırlanıyor, gayret ediyor ve dimdik ayakta duruyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.