ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 saat 48 dakika süren Birliğin Durumu konuşması, İran’a sert mesajlar ve ekonomide “zafer” vurgusuyla başladı. Demokrat vekillerin protestoları, salon dışına çıkarılan isimler ve Yüksek Mahkeme’ye yönelik eleştirilerle gerilim tırmandı. Peki Trump’ın Kongre konuşmasında neler yaşandı?
ABD Başkanı Donald Trump, geleneksel “State of the Union” (Birliğin Durumu) konuşmasında rekor kırarak 108 dakika boyunca Kongre’ye hitap etti.
İran’dan Venezuela’ya, göçmen operasyonlarından gümrük tarifelerine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Trump’ın konuşmasına salondaki protestolar damga vurdu.
Salonda gerilim: “Siyahlar maymun değil!”
Konuşmanın henüz başında Teksas Temsilcisi Al Green ayağa kalkarak “Black People Aren’t Apes! (Siyahlar maymun değil)” yazılı pankart açtı.

Pankartın, Trump’ın daha önce sosyal medyada paylaşıp sildiği ve Barack Obama ile Michelle Obama’yı maymunlara benzeten ırkçı videoya gönderme olduğu değerlendirildi. Green, güvenlik görevlileri eşliğinde salondan çıkarıldı.
Minnesota Temsilcisi Ilhan Omar ise Trump’ın göç ve Minnesota’daki Somali topluluğuna yönelik sözleri sırasında “Yalan söylüyorsun!” diye bağırdı. Yanında oturan Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib da konuşma boyunca tepkisini sürdürdü.

Trump ise Demokrat sıralarına dönerek sert ifadeler kullandı: “Bu insanlar deli. Size söylüyorum, deliler.” Bir başka anda ise “Demokratlar bu ülkeyi yok ediyor” dedi.
“Ekonomi hiç olmadığı kadar güçlü”
Konuşmasının ilk bölümünde Trump, ekonomik tabloyu öne çıkardı. “Ekonomi hiç olmadığı kadar güçlü şekilde kükrüyor” diyen Trump, benzin fiyatlarının, mortgage oranlarının ve reçeteli ilaç maliyetlerinin düştüğünü savundu.
Ancak kamuoyu araştırmaları, Amerikalıların önemli bir bölümünün hayat pahalılığı ve ekonomik belirsizlikten endişe duyduğunu gösteriyor. Trump, artan sağlık primleri ve yaşam maliyeti için Demokratları suçladı: “O sorunu siz yarattınız. O sorunu siz yarattınız.”
Konuşma ilerledikçe tonu sertleşti. Demokratlara dönerek “Utanmalısınız” dedi.
Yüksek Mahkeme’ye eleştiri
Trump’ın küresel gümrük tarifelerini iptal eden Yüksek Mahkeme kararı da konuşmanın önemli başlıklarından biriydi. Salonda yalnızca dört yargıç bulunuyordu. Trump kararı “talihsiz” olarak nitelendirdi. Tarifelerin “ülkeyi kurtardığını” savunan Trump, “Kongre’nin müdahalesine gerek kalmayacak” diyerek alternatif yasal yollarla tarifeleri sürdüreceğini söyledi.
Bu sözler, başkanın yürütme yetkisini genişletme arayışı ve anayasal sınırlar konusunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
İran dosyası: Diplomasi mi, askeri seçenek mi?
Konuşma öncesinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kongre’nin üst düzey liderlerinden oluşan “Gang of Eight” grubuna İran hakkında gizli bir brifing verdi. Bu brifing, ABD’nin Ortadoğu’ya son yılların en büyük askeri yığınağını yaptığı bir dönemde gerçekleşti.
Bölgede ikinci uçak gemisi olarak USS Gerald Ford’un konuşlandırılması, askeri seçeneğin masada olduğu yönündeki yorumları güçlendirdi.
Trump kürsüden İran’ı “açık ara dünyanın bir numaralı terör destekçisi” olarak tanımladı ve şu ifadeleri kullandı: “Tercihim bu sorunu diplomasiyle çözmek. Ama bir şey kesin: Dünyanın bir numaralı terör sponsorunun nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim.”
Trump ayrıca İran’ın Avrupa’yı ve ABD üslerini tehdit edebilecek balistik füzeler geliştirdiğini savundu. “Onlarla müzakere ediyoruz. Anlaşma yapmak istiyorlar. Ama o gizli sözleri henüz duymadık: Asla nükleer silah sahibi olmayacağız” dedi.
26 Şubat Perşembe günü Cenevre’de ABD ile İran arasında nükleer müzakerelerin yeniden başlaması planlanıyor.
Göç ve “seçim hilesi” iddiaları
Trump konuşmasında göç politikasına geniş yer verdi. “Amerikan hükümetinin ilk görevi Amerikan vatandaşlarını korumaktır, yasadışı göçmenleri değil” dedi. Cumhuriyetçiler ayağa kalkarken Demokratlar oturmaya devam etti.
Seçim güvenliği konusunda da iddialarını yineleyen Trump, “Seçimlerimizde hile yaygın” dedi ve Demokratları suçladı: “Seçimi kazanmanın tek yolu hile yapmak.”
Trump, Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun devrilmesini ve ABD operasyonunu “kanunsuz bir diktatörün saltanatına son verilmesi” olarak tanımladı.

Konuşmanın en alkış alan anlarından biri, altın madalyalı ABD erkek hokey takımının salona davet edilmesiydi. Trump, “Ülkemiz yeniden kazanıyor. Öyle çok kazanıyoruz ki ne yapacağımızı bilmiyoruz” diyerek takımı selamladı.
Ancak bu anlar, salondaki siyasi gerilimi yumuşatmaya yetmedi.
Trump’ın rekor uzunluktaki konuşması, hem iç politikada Demokratlarla çatışmayı sürdürdüğünü hem de İran konusunda diplomasi ile askeri güç arasında net bir eşikte durduğunu gösterdi. Kongre salonundaki protestolar ise yalnızca bir siyasi tartışma değil, Amerikan siyasetindeki derin ayrışmanın sembolü haline geldi.







