TÜİK’in 2025 Sağlık Modülü araştırması, sağlık harcamalarının düşük gelirli haneleri orantısız biçimde zorladığını ortaya koydu. En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 65,5’i ilaç harcamalarının yük getirdiğini belirtirken, en yüksek gelir grubunun yüzde 59,5’i bu harcamalardan etkilenmediğini bildirdi.

TÜİK, Avrupa Birliği ülkeleriyle eşzamanlı olarak “Sağlık Modülü” araştırması yaptı. Araştırma; hanelerdeki 15 yaş ve üstündeki tüm bireylerin sağlık durumlarını ve sağlık harcamalarının hane bütçesine getirdiği yükü ölçmeyi amaçladı.
Araştırma bulgularına göre hanelerin yüzde 6,1’i doktor muayenesi ve tedavi harcamalarının “çok yük” getirdiğini belirtti. Hanelerin yüzde 50,2’si bu harcamaların “biraz yük” getirdiğini söylerken yüzde 40,9’u herhangi bir yük hissetmediğini belirtti.
Diş harcamaları orta gelir grubunu da zorluyor
Diş muayenesi ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,3’üne çok yük getirirken yüzde 37,2’sine biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 28,9’u ise diş harcamalarından etkilenmediğini bildirdi. İlaç harcamaları hanelerin yüzde 5,0’ına çok, yüzde 50,9’una biraz yük getirdi; yüzde 44,0’ı ise hiç yük hissetmedi.
Son 12 ayda hanelerin yüzde 2,7’si doktor muayenesi veya tedavi için hiç harcama yapmadı. Diş muayenesi veya tedavisinde bu oran yüzde 28,6’ya yükseldi. İlaç için harcama yapmayan hanelerin oranı yüzde 0,1’de kaldı.

En düşük gelir grubunun yüzde 45’i dişçiye gidemedi
Gelir grupları karşılaştırıldığında diş harcamalarındaki eşitsizlik belirginleşti. En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 45,4’ü son 12 ayda diş muayenesine harcama yapmadı. İkinci yüzde 20’lik gelir grubunda bu oran yüzde 36,5, üçüncü grupta yüzde 32,0, dördüncü grupta yüzde 28,1 oldu. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubunda ise harcama yapmayan hane oranı yüzde 25,5’te kaldı.
Doktor muayenesi ve ilaç harcaması yapmayan hanelerin dağılımının gelir gruplarına göre belirgin biçimde değişmediği görüldü.
En düşük gelir grubunda ilaç yükü en ağır
Gelir ve harcama yükü ilişkisi en çarpıcı biçimde en düşük gelir grubunda ortaya çıktı. Bu gruptaki hanelerin yüzde 62,9’u doktor muayenesi ve tedavi harcamalarının yük getirdiğini belirtirken yüzde 65,5’i ilaç harcamalarından olumsuz etkilendiğini bildirdi. Diş muayenesi ve tedavi harcamalarından etkilenenlerin oranı ise yüzde 37,6 oldu.
En yüksek yüzde 20’lik gelir grubunda tablo tersine döndü. Bu gruptaki hanelerin yüzde 53,0’ı doktor harcamalarının, yüzde 38,0’ı diş harcamalarının ve yüzde 59,5’i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti.
Yoksulluk riski altındakiler ağır işlerde çalışıyor
Araştırma çalışma koşullarına da ışık tuttu. Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü bireylerin yüzde 29,4’ü çoğunlukla oturarak, yüzde 45,5’i ayakta durarak, yüzde 18,7’si yürüyerek ya da orta düzeyde fiziksel aktiviteyle, yüzde 6,4’ü ise ağır iş yaparak çalıştığını bildirdi.
Yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altındaki bireylerin yalnızca yüzde 17,2’si oturarak çalışırken, risk altında olmayanların yüzde 31,7’si masa başı işlerde çalışıyor. Risk altındaki bireylerin yüzde 11,2’si ağır iş ya da ağır fiziksel aktiviteyle geçimini sağlıyor.
Nüfusun yüzde 63,3’ü boş zamanını hareketsiz geçiriyor
Araştırma, fiziksel aktivite alışkanlıklarına ilişkin çarpıcı veriler de içerdi. 15 yaş ve üstü bireylerin olağan bir haftada iş dışındaki zamanlarında en az 10 dakika aralıksız fiziksel aktivite ya da boş zaman faaliyeti gerçekleştirenlerin dağılımı şöyle: günde iki kez veya daha fazla yüzde 1,4; günde bir kez yüzde 11,6; haftada 4-6 kez yüzde 5,6; haftada 1-3 kez yüzde 11,5; haftada bir kereden az yüzde 6,7. Bireylerin yüzde 63,3’ü ise hiç fiziksel aktivite ya da boş zaman faaliyetine zaman ayırmadı.

Görmede ve yürümede zorlananlar öne çıkıyor
Araştırma kapsamındaki bireylerin günlük yaşam faaliyetlerine ilişkin veriler de dikkat çekti. Bireylerin yüzde 96,9’u iletişim kurmada, yüzde 95,8’i öz bakımda, yüzde 90,0’ı işitmede, yüzde 85,2’si hatırlamada, yüzde 80,5’i görmede, yüzde 79,7’si yürümede sorun yaşamadığını belirtti.
En çok zorluk bildirilen faaliyetler sırasıyla görme (yüzde 17,3), yürüme (yüzde 15,2) ve hatırlama (yüzde 12,6) oldu. Bireylerin hiç yapamadığını belirttiği faaliyetlerin başında ise yüzde 0,5 ile öz bakım geldi; bunu yüzde 0,4 ile yürüme, yüzde 0,2 ile hatırlama ve iletişim kurma izledi.
Meyve ve sebze tüketimi düştü
Yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altındaki bireylerde günde iki ve üzeri meyve tüketimi 2022’deki yüzde 5,2 düzeyinden 2025’te yüzde 2,9’a geriledi. Haftada iki ve daha fazla sebze tüketimi ise risk altındakilerde yüzde 4,3’ten yüzde 2,3’e inerken, risk altında olmayanlarda da yüzde 7,5’tan yüzde 3,8’e düştü.








