ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener’in gözaltına alınması TBMM gündeminde

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İran’a yönelik ABD ve İsrail’in başlattığı operasyon sonrası ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener’in İncirlik’teki ABD Üssü’nden canlı yayın yapılması nedeniyle gözaltına alınmasını, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı.

ANKA Genel Yayın Yönetmeni
ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener’in gözaltına alınması TBMM gündeminde

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu önergeyle ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında verilen gözaltı kararını sordu.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, İncirlik Hava Üssü çevresinden ANKA Haber Ajansı tarafından dün yayımlanan görüntülerin ardından Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu uyarınca soruşturma başlattı. Başsavcılık soruşturma kapsamında ANKA Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener’in gözaltına alınmasına karar verdi.

Bu gelişmelerin ardından Şener, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne giderek hakkındaki gözaltı kararının yerine getirilmesini istedi. Adli Tıp Kurumu’nda sağlık kontrolünden geçirilen Şener, Adana’ya götürüldü. Şener’in Emniyet sorgusu da burada yapıldı.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

Tanrıkulu, önergesinde, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri uyarınca Bakan Çiftçi tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını talep etti. Tanrıkulu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 13’üncü maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak sınırlandırılabileceğini kaydetti.

Tanrıkulu, Anayasa’nın 26’ncı ve 28’inci maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinin ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına aldığını belirterek, gazetecilik faaliyeti kapsamında yapılan bir yayının somut, açık ve doğrudan bir ulusal güvenlik tehdidi ortaya koymadan gözaltı işlemiyle karşılık bulmasının ölçülülük ilkesi ve kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile çelişebileceğini ifade etti.

İçişleri Bakanı Çiftçi’ye sorular

Tanrıkulu, önergesinde şu sorulara yer verdi:

-Kenan Şener hakkında verilen gözaltı kararının uygulanmasına yönelik olarak, İçişleri Bakanlığı’na bağlı herhangi bir kolluk birimine doğrudan veya dolaylı talimat verilmiş midir?

-Gözaltı yerine ifade alma, davet usulü veya daha hafif koruma tedbirlerinin uygulanması neden değerlendirilmemiştir?

-Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hakkında işlem tesis edilen kişilere yönelik olarak kolluk kuvvetlerinin basın özgürlüğüne uygun hareket etmesini sağlamak amacıyla herhangi bir genelge, talimat veya eğitim faaliyeti yürütülmekte midir?

-Son 5 yıl içerisinde gazetecilik faaliyeti kapsamında yapılan haber, görüntü paylaşımı veya yayın gerekçe gösterilerek gözaltına alınan gazeteci sayısı kaçtır? Bunların kaçı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir?

-Bu tür işlemlerde ölçülülük ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının gözetilmesini sağlamak amacıyla herhangi bir denetim veya inceleme mekanizması bulunmakta mıdır?

-Gazetecilik faaliyetinin doğrudan “suç şüphesi” olarak değerlendirilmesini önlemek amacıyla özel bir hukuki değerlendirme veya denetim prosedürü var mıdır?

-Basın özgürlüğü kapsamında yapılan yayınlar nedeniyle doğrudan yakalama ve gözaltı işlemi uygulanmasının demokratik toplum düzeniyle uyumu konusunda herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmış mıdır?

-Son 3 yıl içerisinde kolluk kuvvetlerinin keyfi, ölçüsüz veya temel hakları ihlal edici uygulamalarına ilişkin yürütülen disiplin soruşturması sayısı kaçtır?

-Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılmalarının hukuki sorumluluğuna ilişkin herhangi bir etki analizi veya değerlendirme yapılmış mıdır?

-Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gözaltı işlemi uygulanmasının uluslararası insan hakları sözleşmeleri bakımından doğurabileceği ihlal risklerine karşı herhangi bir önleyici idari veya hukuki tedbir planlanmakta mıdır?

Ne olmuştu?

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, İncirlik Hava Üssü’nü canlı olarak yayınlayan ANKA Haber Ajansı hakkında resen soruşturma başlattı. Yayın içeriği, “üssün güvenliğine ilişkin hassasiyetler” kapsamında incelemeye alındı.

ANKA Haber Ajansı, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının ardından “İncirlik Üssü’nde operasyon hareketliliği” başlığıyla 1 saat 14 dakikalık bir canlı yayın paylaşmıştı.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında, Adana’daki İncirlik Hava Üssü’ne ilişkin görüntülerin canlı yayınlandığı tespit edilmiştir. Askeri tesis ve üslerin konum, güvenlik tertibatı ve fiziki yapısına ilişkin görüntülerin kamuya açık şekilde paylaşılması millî güvenlik açısından risk teşkil etmektedir. Bu kapsamda Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve  Güvenlik Bölgeleri kanunun 7. ve 25/A maddeleri  kapsamında re’sen soruşturma başlatılmıştır. İlgili yayına dair; biri  görüntü çekimini gerçekleştiren diğeri ise çekim hususunda talimat veren olmak üzere iki şüpheli tespit edilmiş ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir. Millî güvenliği ilgilendiren askerî tesis ve güvenlik alanlarına ilişkin görüntü ve bilgilerin yetkisiz şekilde paylaşılması, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikte olup, kamu düzeni ve devlet güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek mahiyettedir. Soruşturma titizlikle yürütülmektedir.”

Aynı soruşturma kapsamında ANKA Genel Yayın Yönetmeni Kenan Şener hakkında da gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Özür metni yayımlamıştı

ANKA Haber Ajansı konuyla ilgili açıklama yayımladı. Açıklamada şöyle denildi:

“ANKA, Türkiye’nin köklü ve saygın haber ajansı olarak; habercilik ilkelerinden ödün vermeden, anayasal düzen çerçevesinde ülkemizin bağımsızlığını, milli birliğini ve bölünmez bütünlüğünü esas alan bir yayın anlayışıyla kamuoyunu doğru ve tarafsız biçimde bilgilendirmeyi temel sorumluluğu kabul etmektedir.

ANKA Haber Ajansı olarak, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarının başlamasının ardından habercilik refleksiyle halkın bilgilendirilmesi amacıyla yaptığımız İncirlik bölgesindeki canlı yayının başlığının yanlış anlaşılmalara neden olduğunu üzülerek farkettik.

Bölgede haber değeri taşıyan herhangi bir gelişme olmadığı için canlı yayın ilgili tepkilerden çok daha önce sonlandırılmış, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin dezenformasyon uyarıları ve kurumumuza yönelik eleştiriler dikkate alınarak söz konusu yayının kaydı da kaldırılmıştır.

Habercilik göreviyle yaptığımız sosyal medya paylaşımlarının ve canlı yayınların yanlış anlaşılmalara neden olmasından dolayı ilgililerinden ve kamuoyundan özür dileriz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.