“Biz o aileyiz”: Macaristan’da Orbán dönemine ayna tutan film siyasetin gündeminde

macaristan film

Budapeşte, MACARİSTAN (Guardian) – Düşük bütçeyle çekilen bir psikolojik gerilim filmi, Macaristan’daki kritik seçimler öncesinde beklenmedik bir etki yarattı. İzleyiciler, filmdeki “aile” düzeni ile ülkenin siyasi atmosferi arasında doğrudan paralellik kurdu. Peki bu film neden bu kadar konuşuluyor?


Haber özeti

  • Macaristan’da iktidarı eleştiren ‘Feels Like Home’ filmi, 12 Nisan’daki parlamento seçimleri öncesinde gündemde.
  • İzleyiciler, bir ailenin içindeki otoriter düzen ve dış dünyanın kontrolü temalarını işleyen filmi siyasi bir alegori olarak görüyor.
  • Film, devlet desteği olmadan çekildi.
  • Seçimler yaklaşırken izleyicilerin büyük bir kısmı filmde muhalefet lideri Péter Magyar’a ait semboller buluyor.

Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de bir sinema salonu. Hafta içi bir akşam olmasına rağmen tüm koltuklar dolu. Ancak izleyiciler bir Hollywood yapımı için değil, neredeyse bütçesiz çekilmiş yerli bir film için burada.

Macaristan’da iktidar eleştiri beyazperdeye taşındı. “Feels Like Home” (Itt Érzem Magam Otthon), yalnızca sinematografisiyle değil, Macaristan’daki seçim atmosferiyle kurduğu güçlü bağ nedeniyle dikkat çekiyor.

Bir ailenin hikâyesi mi, siyasi alegori mi?

Film, otoriter bir “baba” figürünün yönettiği kapalı bir yapı içinde yaşayan bir “aileyi” konu alıyor. Bu yapıya zorla dahil edilen satış görevlisi Rita, sistemden kaçmaya çalışırken dış dünyanın da aynı düzen tarafından kontrol edildiğini fark ediyor.

Macaristan’da iktidar eleştiri beyazperdeye taşındı, filmde Rita’yı Rozi Lovas canlandırıyor.

Yönetmen Gábor Holtai, filmin doğrudan bir siyasi alegori olarak tasarlanmadığını söylese de izleyiciler farklı düşünüyor. Özellikle seçimlere günler kala, filmdeki güç ilişkilerinin Viktor Orbán yönetimindeki Macaristan’ı yansıttığı yönünde yaygın bir okuma ortaya çıktı.

52 yaşındaki bir izleyici Bea’nın sözleri bu algıyı özetliyor: “İlk başta filmdeki şiddet yüzünden şok oldum. Birini sürekli korkutarak, baskı kurarak kırıyorlar. Eve gidince şunu anladım: Kendi kaderimizi biz belirliyoruz. Biz de o ailenin diğer üyeleriyiz.”

Seçim gölgesinde bir gösterim

Macaristan’da 12 Nisan’da yapılacak parlamento seçimleri, Başbakan Viktor Orbán için son yılların en ciddi sınavlarından biri olarak görülüyor.

16 yıldır iktidarda olan Orbán, bu kez kendi çevresinden çıkan ve muhalefetin yeni yüzü haline gelen Péter Magyar ile karşı karşıya.

Film gösterimlerine gelen izleyicilerin önemli bir kısmının Magyar’ın liderliğini yaptığı Tisza Partisi’nin sembollerini taşıması, sinema salonlarını adeta siyasi bir tartışma alanına dönüştürüyor.

Devlet desteği olmadan gelen başarı

“Feels Like Home”, devlet desteği almadan çekildi. Macaristan’da film sektörünün büyük ölçüde hükümetin kontrolündeki Ulusal Film Enstitüsü (NFI) tarafından finanse edildiği düşünüldüğünde bu durum dikkat çekici.

Film, düşük bütçesine rağmen sosyal medyada yayılan paylaşımlar ve önerilerle geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Eleştirmen Gellért Kovács’a göre bu başarı tesadüf değil: “Bu film yalnızca iyi bir yapım değil, aynı zamanda Macaristan’daki mevcut durumu yansıtan bir alegori. Bu nedenle izleyiciyle güçlü bir bağ kuruyor.”

Filmin oyuncularının bir kısmı da Orbán yönetimine yönelik eleştirileriyle biliniyor. Rita’yı kaçıran karakteri canlandıran Áron Molnár, sosyal medyada yayımladığı politik içeriklerle sık sık gündeme geliyor.

Molnár’ın hükümete yönelik eleştirileri, iktidar cephesinden sert tepkiler aldı. Fidesz’in Budapeşte liderlerinden Alexandra Szentkirályi, oyuncuya yönelik açıklamasında “Kendi ülken ve halkın için bu kadar nefret duyarak nasıl bu kadar ileri gidebilirsin?” ifadelerini kullandı.

Yeni bir sinema dalgası mı doğuyor?

Uzmanlara göre son yıllarda Macaristan’da, devlet desteği olmadan üretilen ve toplumsal gerilimleri doğrudan ele alan yeni bir sinema dili gelişiyor. Kovács bu eğilimi “zorunluluktan doğan, acı ve hayal kırıklığıyla beslenen” bir üretim biçimi olarak tanımlıyor.

Bu filmler, büyük bütçeli yapımlardan daha güçlü bir etki yaratabiliyor. Çünkü yalnızca hikâye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda izleyiciyi kendi gerçekliğiyle yüzleşmeye zorluyor.

Kaynak: Guardian

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.