Murat Karayılan: “Nisan ayı kritik, devletin vereceği kararı bekliyoruz”

Murat Karayılan

PKK’nın üst düzey isimlerinden Murat Karayılan, çözüm sürecinin geleceği konusunda gözlerin devlete çevrildiğini söyledi. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ile Kürtlerin yasal statüsünün “köklü çözüm” için temel başlıklar olduğunu vurgulayan Karayılan, “Sürecin nasıl evrileceği şu an belli değil, tersine dönme ihtimali de çok uzak değil ” dedi.


Haberin özeti

  • PKK’nın üst düzey isimlerinden Murat Karayılan, çözüm sürecinin geleceği ile ilgili devletin atacağı adımların kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
  • Karayılan’a göre Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürtlerin yasal statüsü, köklü çözüm için temel unsurlar.
  • Karayılan, olası bir çözümsüzlük durumuna karşı da hazırlıklı olduklarını ifade etti.
  • ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ile başlayan savaşa ilişkin konuştu, “Bu, bölge halklarının savaşı değil” dedi.

PKK yöneticisi Murat Karayılan, ANF’ye verdiği röportajda hem Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne dair yürüyen sürece hem de bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karayılan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2026 tarihli açıklamasıyla birlikte yeni bir aşamaya girildiğini hatırlatarak, bundan sonraki dönemde “daha somut ve yasal adımların” belirleyici olacağını söyledi. Karayılan’a göre devletin atacağı adımlar, önümüzdeki aylarda sürecin yönünü tayin edecek.

Çözüm sürecindeki tartışmaların yalnızca söylem düzeyinde kalmaması ve devletin somut adımlar atması gerektiğine dikkat çeken Karayılan, “Kürtlerin yasal statüye kavuşması ve Önder Apo’nun özgürlüğü gerçekleşmediği sürece mevcut sorun da köklü bir biçimde çözülemez. Köklü bir çözüm için kesinlikle devlet bu çerçevede adım atmalı” dedi.

Öcalan’ın özgürlüğünün yalnızca hareketin değil; halkın ve “tüm dünyadaki dostların” da talebi olduğunu savunarak, “Önder Apo’nun özgürlüğü hem siyasi, hem toplumsal, hem tarihi, hem de ahlaki olarak bir gerekliliktir” dedi.

“Sürecin gidişatını devletin kararı belirleyecek”

Karayılan, nisan ayının kritik olduğunu söylerken özellikle devletin ve hükümetin vereceği kararın belirleyici olacağını vurguladı. “Türk devlet yetkililerinin de bu konuları düşünmelerini, bu temelde stratejik bir karar vermelerini ve Kürt sorununun kökten çözümü için belki bir kerede olmasa da yol alınması için karar almalarını ve adım atmalarını umuyorum” diyen Karayılan, “Beklentimiz bu yöndedir, bu çerçevede önümüzdeki ay çok önemlidir. Türkiye Devleti ve hükümetinin kararının ne olacağını beklemekteyiz. Bu durum, sürecin gidişatını belirleyecektir” dedi.

“Seçeneksiz olmadıklarını” da belirten Karayılan, “Çözüm olursa, buna hazırız. Olmazsa, yani çözümsüzlük hali gelişirse, o duruma da hazırız ve bunun üzerine de çalışıyoruz” diyerek olası bir tıkanmanın da hesaba katıldığını dile getirdi.

“Sürecin tersine dönmesi ihtimali de çok uzak değil”

Çözüm sürecinin olumlu sonuçlanacağına dair umutlu olduklarını ancak bunun kesinleşmiş bir tablo olmadığını ifade eden Karayılan şöyle konuştu:

Sürecin nasıl evrileceği şu an belli değildir. Evet, olumlu evrilmesi noktasında umudumuz var ancak işin içinde birçok taraf bulunmakta. Önder Apo’nun büyük bir dürüstlük ve emekle sergilediği çabaların boşa çıkarılması ve sürecin tersine dönmesi ihtimali de çok uzak bir ihtimal değildir. Halkımızın da bizlerin de bu duruma hazırlıklı olmamız gerekmektedir.

Karayılan, bu nedenle hem örgütün hem de toplumun “iki yönlü ihtimale” göre hareket etmesi gerektiğini belirtti.

İran savaşı: “Bu, bölge halklarının savaşı değil”

Karayılan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde ise savaşın tüm bölgeyi etkilediğini belirterek, “Bu, Üçüncü Dünya Savaşı’dır. Üçüncü Dünya Savaşı bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmek amaçlı yürütülüyor” dedi. Karayılan, “Bu savaşta bölge halklarının hiçbir çıkarı bulunmamaktadır. Bu savaş, bölge halklarının savaşı değildir” ifadelerini kullandı.

Tüm Kürtlerin “ulusal ruhla birbirini desteklemesi” gerektiğini söyleyen Karayılan, İran halkları ile Kürtlerin kaderinin birbirine bağlı olduğunu belirtti.

Karayılan’ın öne çıkardığı bir diğer başlık da “demokratik birlik” oldu. Düzenli bir ulusal birliğin kolay kurulmadığını söyleyen Karayılan, bunun yerine ortak strateji temelinde bir birlikteliğin geliştirilebileceğini ifade etti. “Ulusal çıkarlar ortak bir şekilde savunulmalı ve herkes buna göre hareket etmeli” diyen Karayılan, tüm Kürt siyasetçilerine, aydınlara, sanatçılara ve örgütlere “Demokratik Kürt Birliği’ni oluşturalım” çağrısında bulundu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.