İSTANBUL (Medyascope) – CHP, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edildiği 18 Mart’ın birinci yılında “Her şeyin başladığı yerdeyiz” diyerek Saraçhane’de toplandı. Şarkılarla, şiirlerle geçen mitingde coşku düzeyi hep yüksekti, zaman zaman duygu dolu anlar da yaşandı. Dilek İmamoğlu konuşurken gözyaşlarını tutamadı; Özgür Özel, İmamoğlu’nun kızı Beren İmamoğlu ile sarıldıktan sonra kürsüye çıktı.
CHP “sivil darbe” olarak adlandırdığı operasyonların yıldönümünde “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 99’uncusu için Saraçhane’deydi. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesinin ve ardından gözaltına alınarak tutuklanmasının birinci yılında CHP “Her şeyin başladığı yerdeyiz” diyerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde onbinlerce kişiyi buluşturdu.
Haberin özeti
- CHP, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilişinin birinci yılında Saraçhane’de büyük bir miting düzenledi.
- Mitingde Dilek İmamoğlu duygusal anlar yaşadı ve destek için kalabalığa teşekkür etti.
- Özgür Özel, İmamoğlu’na yaşatılanları anlattı ve cumhuriyetin değerlerini savunmanın önemine vurgu yaptı.
- Mitinge katılan öğrenciler ve emek meslek örgütleri, demokrasi ve adalet taleplerini dile getirdi.
- Miting sona ererken, sahada gerginlik yaşandı ve bazı kişiler gözaltına alındı.
İstanbul mitingleri başladığı yerde bitti
İlk kez 19 Mart 2025 gecesi bu meydanda toplanan kalabalık, bir hafta boyunca alandaydı. Bir yıldır Türkiye’nin dört bir yanında ve İstanbul’un bütün ilçelerinde ve sürdürülen mitinglerde İstanbul için durak yine Saraçhane oldu. Haftalık İstanbul mitingleri dün akşam itibarıyla sona erdi, il mitingleri ise devam edecek.
İmamoğlu’nun fotoğrafının olduğu “İmamoğlu’na özgürlük” ve “CHP başaracak, Türkiye kazanacak” yazılı afişler meydanı doldurdu. “Güneş Saraçhane’de doğacak”, “Yalanınız varsa gerçeğimizle geldik”, “Oyumuza, şehrimize, geleceğimize sahip çıkıyoruz”, “Başkanlarımız onurumuz itibarımızdır” yazılı dövizler taşındı.

İmamoğlu ailesi Saraçhane’de
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitinge eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel ile geldi. Özel ailesi, otobüse geçerken Ekrem İmamoğlu’nun kızı Beren İmamoğlu ile sarıldı. Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu kürsüden hem duygusu, hem de coşkusu yüksek bir konuşma yaptı; zaman zaman gözyaşlarını tutamadı. Dilek İmamoğlu konuştuğu sırada, oğlu Selim İmamoğlu da otobüsün üzerindeydi.
CHP lideri konuşması sırasında tutuklu belediye başkanlarının isimlerini tek tek saydı, kalabalık “Burada” diye karşılık verdi.
Miting sona erdiğinde Özel İBB binasına geçti. 19 Mart’ta İmamoğlu’nun terör suçlaması da yöneltilerek gözaltına alınmasının ardından kayyum tehdidine karşı bir hafta İBB’de kalan Özel, yine geceyi burada geçirdi. Özel ve Dilek İmamoğlu bugün (19 Mart) de Saraçhane’de olacak. Ramazan ayının son iftarında Özel, İBB bürokratları, meclis üyeleri, tutuklu yakınlarıyla bir araya gelecek.
Özgür Özel mitinge eşi Didem Özel ile geldi, otobüse geçerken İmamoğlu’nun kızı Beren İmamoğlu ile sarıldı@ozgecanozgenc
— Medyascope (@medyascope) March 18, 2026
➡️ https://t.co/5zPowAngRG pic.twitter.com/bQZtLv9Ghp
Murat Karayalçın’dan duygulandıran sözler
Miting başladığı sırada Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, ANKA Haber Ajansı’ndan Gülara Subaşı’na konuştu. Karayalçın şunları söyledi:
“Geçen yıl Altan Öymen, Hikmet Çetin ve ben bir aradaydık. Altan Bey’i kaybettik. Hikmet Bey’in sağlığı iyi değil. Ben buradayım ama asıl önemlisi on binler burada. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve hapishanedeki arkadaşlarımızı yalnız bırakmayan İstanbullular, Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen yurttaşlarımız burada. Önemli olan onların varlığıdır. Direniş bir yıl içinde çok güçlü bir biçimde ortaya çıktı. Arkadaşlarımız çıkana kadar da Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayımız olana kadar da bu devam edecektir inancını taşıyorum. Buradan hapishanedeki tüm arkadaşlarıma, kardeşlerime, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.”
Öğrenciler, sendikacılar, siyasi partiler alanda
Saraçhane’de iftar vaktinde önce yeryüzü sofrası kuruldu, ardından miting başladı. Öğrenciler ile mitinge destek veren siyasi partiler ve emek meslek örgütleri, alana kortejlerle yürüyerek “Yasaklar sizin, mücadele bizim”, “Kurtuluş yok tek başına” sloganlarıyla geldi. Pek çok siyasi partinin İstanbul il başkanlarının yanı sıra DEM Parti milletvekilleri de alandaydı. İlk konuşanlar Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nden öğrenciler oldu.

Daha sonra DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu “Seçilmiş belediye başkanlarımızı, siyasetçileri, sendikacıları ve gazetecileri serbest bırakın. Demokrasi işçinin ekmeğidir. Demokrasi yoksa ekmek de yoktur. Baskıyı ve zulmü kendi iktidarlarının güvencesi olarak görenler bilsinler ki; bu ülkenin tüm değerlerini üreten halktan daha büyük bir güç yoktur” diyerek meydana seslendi.
Dilek İmamoğlu: “Beni ayakta tutan güç haklı olduğumuzu bilmek”
Kürsüdeki dördüncü konuşmacı olarak Dilek İmamoğlu mitinge gelenlere teşekkür etti, “Sizin varlığınız insanlık onurunun hâlâ ayakta olduğunu gösteriyor” dedi. 19 Mart’ın birinci yılında Dilek İmamoğlu “Bu süreç toplumun güven duygusunu yaralamakta, demokrasi inancını sınamakta ve hukuka olan bağını sarsmaktadır. Bir yıldır çok ağır bir sınavdan geçiyoruz. Bir yıldır sevdiklerimizden ayrı kaldık. Bir yıldır bekliyoruz, bir yıldır sabrediyoruz, bir yıldır hem hasretle hem de umutla ayakta duruyoruz” diye konuştu.

İmamoğlu’nun tutuklanmasını ülkenin hukukuna ve demokrasisine saplanmış bir hançer olarak tarifleyen Dilek İmamoğlu, mahkemenin canlı yayınlanmamasına “Neden şeffaflıktan kaçılıyor” diye tepki gösterdi. Dilek İmamoğlu şunları söyledi:
“Atılması gereken en önemli adım Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuksuz yargılanmasıdır. İki çağrıyı bugün buradan yeniden yapmak istiyorum: Birincisi, AK Parti, MHP ve DEM Parti başta olmak üzere tüm siyasi partilerin hukuk komisyonları bu mahkeme süreçlerine gözlemci olarak katılsınlar. Gördüklerini doğrudan kamuoyuna anlatsınlar, böylece gerçeği herkes açıkça görsün. Kimsenin aklında soru işareti kalmasın. İkincisi, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını yapacağı duruşmaya siyasi partilerin genel başkanları da katılsın. Çünkü bu mesele artık yalnızca bir dava değildir, toplumun adalet duygusunu ilgilendiren bir meseledir. Şimdi size bir eş olarak seslenmek istiyorum: Yalnızca kendi adıma, içimden geldiği gibi. Bir yıldır çocuklarımla bu yükü taşıdım. Bir yıldır mücadele etmeyi bırakmadım, inancımı bir kez olsun yitirmedim. Her sabah ayağa kalkmamı sağlayan şey ne korku ne de öfke. Beni kaldıran ve ayakta tutan güç, haklı olduğumuzu ve Ekrem İmamoğlu’nun bu ülkeye olan inancının boşa çıkmayacağını bilmekti. Biz haklıyız. Çocuklarına daha adil bir ülke bırakmak isteyen herkes için konuşuyoruz. Bizi korkutmalarına izin vermeyeceğiz. Baskıya boyun eğmeyeceğiz.”
Mansur Yavaş: “Rövanş hukukunu ortadan kaldıracağız”
Daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş kürsüdeydi. En yakın seçimde iktidarı değiştirmek ve ülkeye daha iyi hizmet etmek istediklerini vurgulayan Yavaş, operasyonlarla engellenmek istediklerini vurguladı. Yavaş “Her cuma cumaya gidenler bilir, hutbede imam sözlerini tamamlar: ‘Hükmettiğiniz zaman Cenabı Allah adaletle hükmetmenizi emreder’ der. Nerede adaletle hükmetmek, nerede” diye sordu ve şöyle devam etti:

“Sevgili İstanbullular, bizler belediye başkanları olarak bu hukuksuz uygulamaları gördükçe daha fazla çalışıyoruz. Daha fazla halkın memnuniyetini artırmak istiyoruz ki inşallah yapılacak en erken seçimde Türkiye’deki iktidar değişecek ve bundan sonra gerçek hukukun üstünlüğü olan, herkese adil olan, hiç kimsenin yargılanmaktan korkmadığı, yargılanırken de emin olduğu sistemi mutlaka getireceğiz. Rövanş hukukunu ortadan mutlaka kaldıracağız. Kapınız sabaha karşı çalındığı zaman zannetmeyin ki polis geldi, acaba ihtiyacı olan birisi mi geldi diye hiç endişe etmeden kapıyı açacağımız günler gelecek. Anayasaya bağlı hukukun üstünlüğüne ve herkese uyan bir hukuk sistemini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Biz dayanışma duygularımızı ifade etmek için bugün buraya geldik. Her zaman Ekrem Başkanımızın ve diğer başkanlarımızın arkasındayız. Onlara güveniyoruz. Onların adil yargılanmalarını, tutuksuz yargılanmalarını istiyoruz ve dilediğimiz özgür, bağımsız, herkesin huzur içerisinde yaşadığı bir Türkiye’yi vaat ediyoruz.”
Özgür Özel kürsüye çıkarken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı binasında Ekrem İmamoğlu'nun pankartı asıldı@goksugoksel
— Medyascope (@medyascope) March 18, 2026
➡️ https://t.co/5zPowAngRG pic.twitter.com/s3kraIxhEX
Ekrem İmamoğlu: “Zalimin zulmü varsa bizim aslan gibi yüreğimiz var”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İmamoğlu’nun mektubunu okudu. İmamoğlu Saraçhane’yi “Merhaba dünyanın en güzel şehri, canım İstanbul” diye selamladı. Bir yıldır büyük bir demokrasi mücadelesi verdiklerini kaydeden İmamoğlu, “Cumhuriyet’in vatandaşa sağladığı tüm hak ve hürriyetlere göz dikmiş, millet iradesini hiçe sayan bir avuç insana karşı hukuku ve demokrasiyi, milli iradenin onurunu savunuyorsunuz” dedi. İmamoğlu mektubuna şöyle devam etti:

“Serbest ve adil şartlarda bir daha asla seçim kazanamayacaklarını biliyorlar. Çeyrek asırdır kendilerine verilen bütün kredileri tükettiler. Bir daha asla milletin gönlüne giremeyeceklerini biliyorlar. O yüzden, siyasi rakiplerini yargı eliyle saf dışı etmek, milli iradeyi baskı altına almak için zalimleştikçe zalimleşiyorlar. Zalimin zulmü varsa, bizim de aslan gibi yüreğimiz, dağ gibi dimdik, eğilmez başımız, seçimlerde bükemedikleri bileğimiz var. Demokrasinin ve aydınlık geleceğimizin önüne dikilmek istenen tüm barikatları yıkıp geçen, ateş gibi gençlerimiz var. Zalimin zulmü varsa, bizim de darbeye karşı, milletin evi Saraçhane’ye, aziz bir emaneti korur gibi sahip çıkan milyonlarca hemşerimiz var. Zalimin zulmü varsa, adalete susamış milletimizin de engin vicdanı, haysiyeti ve feraseti var. Bu ülkede her iktidar, milletten aldığı yetkiyi millete teslim etmeye mecburdur. Hükümetler gelir geçer, milletin hükmü baki kalır. Silivri Zindanı’nda kurulmuş, özel maksatlı bir mahkeme ile tarihin akışını tersine çeviremezsiniz.”
İBB davası için süren yargılamayı “Silivri Zindan Mahkemesi” olarak adlandıran İmamoğlu “Orada yürümekte olan dava, ülkemize zarar veren, geleceğimizi riske atan bir büyük siyasi hırsı gizlemek için dikilmiş bir kılıftır. Her tarafı dökülen, dikiş tutmayan, bu sözde hukuki kılıfla hiçbir kötülüğü örtemezsiniz. Böyle davalarda son sözü millet sandıkta söyler” ifadelerini kullandı. Mektubunun ardından meydanda İmamoğlu’nun 18 Mart Çanakkale Zaferi’nim 111’inci yılına dair kaleme aldığı yazı, yapay zekâ aracılığıyla seslendirildi.
Özel’e sanatçılar eşlik etti
Mitingin son konuşmacısı CHP lideri Özgür Özel’di. Özel “Kim demiş sustuk, kim demiş direnmeyip teslim olduk” dizeleriyle sözlerine şiirlerle başladı, konuşmasına şarkılarla devam etti. Bir yıldır mitinglerde çalınan şarkılara sahipleri eşlik etti. Konuşmasına devam ederken Özel’in davetiyle Onur Akın “Bekle Bizi İstanbul”, İlkay Akkaya “Bekle Buğday Tanesi” ve Sevingül Bahadır “Yiğidim Aslanım” şarkılarını söylemek üzere otobüsün üzerine çıktı.
Sanatçı Onur Akın, Saraçhane'deki mitingde "Bekle Bizi İstanbul" türküsünü söyledi@ozgecanozgenc
— Medyascope (@medyascope) March 18, 2026
➡️ https://t.co/5zPowAngRG pic.twitter.com/ePLploslTD
İlkay Akkaya şarkısı bittiğinde “Yaşama hakkı elinden alınan çocukların, kadınların, sokak hayvanlarının yanındayız. İnancından, etnik kimliğinden, cinsel yöneliminden dolayı ötekileştirilenlerin yanındayız. İşçi sınıfının, gençlerin, yoksulların, tüm mazlumların yanındayız. Barışın ve halkların kardeşliğinin yanındayız. Korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler, bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek, yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” diyerek alanı selamladı.

Özgür Özel: “Her şeyin başladığı yerdeyiz”
Bir yıldır sürdürdükleri eylemlere işaret eden Özgür Özel, “Bugün her şeyin başladığı yerde, milletin evinde, Saraçhane’deyiz. Korkanların sığınağında değil, cesurların meydanındayız. Tam 365 sabah oldu, tam 365 akşam. ‘Bir Ekrem’i aldık, işi bitirdik, onları sindirdik’ sanıyorlardı. İşte bir yıl sonra bir Ekrem’in yerine yüz binlerce Ekrem meydanda” diye konuştu.
Bir yıl önce İmamoğlu’nun diploma iptalinden tutuklanmasına ve sonrasındaki gelişmelere değinen Özel mitinglerde toplam 112 saat konuştuğunu söyledi. Özel “Tam 4,5 gün durmadan, duraksamadan ben konuştum, siz dinlediniz. Dünyanın çevresi 40 bin kilometre, bu otobüs bir yılda yaptı 105 bin kilometre. Sizlerden aldığımız güçle, yol arkadaşlarımızla hiç durmadan, koşarak çalıştık” dedi. CHP lideri hem mitinglerin emekçilerine, hem de bir senede 99 kere meydanları dolduran yurttaşlara teşekkür etti:

“Biz gücümüzü okyanusun ötesinden almıyoruz. Biz gücümüzü Trump’tan almıyoruz. Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden, Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet’ten, onun en önemli kazanımı sandığa inananlardan, seçme hakkına sarılanlardan, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz. Biz gücümüzü sizden alıyoruz, gücümüzü sonuna kadar koruyacağız. Asla ve asla hiç kimseyi geride bırakmayacağız.”
“19 Mart, devlet ve millet arasındaki sözleşmeyi yırtma girişimi”
“Her şey Kasım 2023’te başladı” diyen Özel, CHP 38. Olağan Kurultayındaki değişime ve ardından yerel seçimde birinci parti olmalarına işaret etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atanması ve CHP’li belediyelere dönük operasyonlarla ilgili konuşan Özel şöyle devam etti:
“19 Mart, devlet ve millet arasındaki sözleşmeyi yırtma girişimidir. 19 Mart, bu ülkeyi kim yöneteceğine millet karar vermesin diye yapılmıştır. Millet vergisini versin, askere gitsin, trafik cezası ödesin ama kendi iradesiyle iktidarı değiştiremesin diye yapılmıştır. Bizim, sizin bir yıldır verdiğimiz mücadele bir mevzi olarak parti mücadelesi değildir. Bir cephe olarak demokrasi mücadelesidir. Bu darbeyi püskürtmek tüm demokratların görevidir.”
Gürlek’e yüklenmeye devam etti
Tutuklu belediye başkanlarının isimlerini sayan Özel, dosyalarda somut delil olmadığını, kopyala-yapıştır gizli tanık ifadeleri olduğunu, duruşmalarda ifadesini değiştirenler olduğunu söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığıyla ilgili iddialarını yineleyen Özel, Gürlek’in dört evi olduğuna dair paylaştığı ekran görüntüsünü de hedef aldı:

“19 yıl devlet memurluğu yapmış; en yüksek maaştan ömür boyunca bir kibrit kutusu bile almamış olsa, bütün maaşlarını biriktirse 45 milyon lira edecek birisinin üzerinden 452 milyon liralık taşınmazlar, daireler, arsalar çıktı. Belgelerin altında ezildi. Hiç birisine yanıt veremedi. Bugün bir ekran görüntüsüyle tapu kayıtlarının bazı illerini filtreleyerek ‘Dört evim var’ diye gösterdi. Bu dört evin üçünün yeni alındığına ilişkin ikonlar yanında duruyordu. 12 taşınmaz söyledim, ID numaralarını verdim. ‘ID numarası doğru değil’ diyemiyor. ‘Ben bunu satın almadım, sonra satmadım’ diyemiyor. Sadece ‘Bende dört tane var’ diyor. Bakın şimdi buradan kendisine sesleniyorum. Bugün ekranda görünmeyen, dün açıkladığım Avcılar Ispartakule Bizim Evler projesinde 2024’ün yedinci ayında emlak bildirimi yapmışsın. Bizzat emlak vergisini yatırmışsın. Mesa İstanbul Evlerinde, bugün bende yok diyorsun, ilki 3 milyon ve her ay 2 milyon taksit ödediğin ödeme çizelgesini, belgesini Mesa’nın resmi evrakı olarak basınla paylaşıyorum. Buradan açıkça Erdoğan’a sesleniyorum. Kirli aparatının mal varlığı açıklansın. Açıkladığım ID numaralarını sisteme girin ve ona ait olmadığını gösterin. Devlet elinizde, yapamıyorsunuz. İki; e-devlette bütün taşınmazları dökün ve Türk Lirası, döviz, altın cinsinden verdiği mal beyanını açıklayın. İki aydır elindeki taşınmazları satanın karşılığında aldığı paraları bu milletin bilmeye hakkı var. Bir darbeye kalkışacaksınız, alıp bu insanları iftiraya zorlayacaksınız, ‘İftira atarsan çıkar, çocuğa kavuşursun’ diyeceksiniz. Malına çöktüğüne ‘Şu kadar vereceksin’ diye avukat yollayacaksınız, ondan sonra da hiç çekinmeden pişkin pişkin oturup orada duracaksınız. Bu millet tüy bitmemiş yetimin hakkını size yedirmez. Yedirmeyeceğiz, peşini bırakmayacağız.”
“O gün Bozdoğan Kemeri’nin önünde halaya duracağız”
İktidar hedefinin altını çizen CHP lideri, konuşmasını tamamlarken şunları söyledi:
“Tüm Türkiye’ye bir söz veriyorum. Seçim olacak ya bir pazar, er ya da geç bir pazar, o pazar günü o seçimi kazanacağız. O pazar günü partimizi iktidar, Ekrem Başkan’ı Cumhurbaşkanı yapacağız. O pazartesi günü akşam yeniden Saraçhane’de toplanacağız ve Bozdoğan Kemeri’nin önünde öğrencisiyle, polisiyle, işçisiyle, emekçisiyle, emeklisiyle, esnafıyla, eşrafıyla, omuz omuza halaya duracağız.”
Miting sonlanırken gözaltı
Özel “En ufak bir sorun yaşamadan meydanı boşaltıyoruz” dedikten dakikalar sonra Bozdoğan Kemeri önünde bir hareketlilik yaşandı. Elinde turkuaz renkli bozkurt bayrağı olan birkaç genç polisle sürtüştü, gözaltına alınanlar oldu.
Saraçhane’de yaşananları sahadan Göksel Göksu ve Özgecan Özgenç’in aktarımıyla, editörümüz Gamze Elvan anbean size ulaştırdı.








