Tuncer Bakırhan Nevroz kutlamasında konuştu: “Felakette ortak olduk, saadette neden ortak olmayalım”

İSTANBUL (Medyascope) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Nevroz kutlamasında konuştu. Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın statüsünün yasal güvence altına alınmasını, tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılmasını ve barış yasalarının hayata geçirilmesini talep etti.

Bakırhan Nevroz'da çağrı yaptı: "Saadette neden ortak olmayalım"
Bakırhan Nevroz’da çağrı yaptı: “Saadette neden ortak olmayalım”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’daki Nevroz kutlamasında konuştu. Bakırhan, konuşmasına Sırrı Süreyya Önder’i anarak ve halkların Nevroz’unu kutlayarak başladı.

Ortadoğu’daki gerilimlere değinen Bakırhan, bölgedeki tabloya ilişkin şunları söyledi:

“Ortadoğu’da her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse. Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var.”

Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat bulunduğunu öne süren Bakırhan, “Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder” diye konuştu.

Kürtlerin taleplerini sıraladı

Bakırhan, Kürtlerin taleplerini Diyarbakır Meydanı’nda sıraladı: Kimlik tanınması, ana dilinde eğitim, anayasal güvence, yerel demokrasi ve eşit yurttaşlık.

Bakırhan, “Bu ülke 100 yıldır defalarca kanadı, artık bu kanamayı durduralım” dedi ve 86 milyon için eşitlik ile özgürlük değerleri etrafında demokratik bir Türkiye kurulması çağrısında bulundu.

“Felakette ortak olduk, saadette neden ortak olmayalım”

Kürtlerin Kurtuluş Savaşı’nda ve Meclis’in kuruluşunda yer aldığını belirten Bakırhan, “Felakette ve acıda ortak olduk, o halde sadette neden ortak olmayalım” dedi. Kürtlerin talebinin ayrılık değil ortaklık, inkâr değil tanınma, lütuf değil hak olduğunu vurgulayan Bakırhan, “Kürtler devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor” diye konuştu.

Geçen yıl 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın çağrısına atıfta bulunan Bakırhan, silahların sustuğunu ve yakıldığını belirterek şimdi sıranın barış yasalarında olduğunu savundu. “Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır” diyen Bakırhan, cezaevindeki tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılmasını, dağdakilerin demokratik siyasete katılabilmesini, sürgündakilerin evlerine dönebilmesini talep etti.

Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın statüsünün ve çalışma koşullarının yasal düzenlemeyle teminat altına alınmasını istedi. “Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır” diyen Bakırhan, kayyum uygulamasının da sona ermesini talep etti.

Dört ayrı kesime çağrı

Bakırhan, konuşmasının son bölümünde dört ayrı kesime çağrıda bulundu. Devlet ve yürütme erkine “Barış hukukunu kuralım, demokratik dönüşüme kapıyı açalım” diyen Bakırhan, 2025’in silahların yakıldığı yıl olduğunu, 2026’nın ise özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olmasını umduğunu belirtti. Muhalefete “Barıştan korkmamalısınız, barışı desteklemek 86 milyona borcunuzdur” diyen Bakırhan, Türkiye kamuoyuna da artık kimsenin daha fazla bedel ödemememesi gerektiğini söyledi. Kürt halkına ise “Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır” çağrısında bulundu.

Bakırhan konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Bugün bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını, yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu Nevroz isyandan inşaya geçişin Nevrozu’dur.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.