İSTANBUL (Medyascope) –Altın fiyatları küresel piyasalarda dalgalı seyrini sürdürüyor. Altındaki düşüş sürer mi? Gazeteci Barış Soydan’a göre fiyatlar üzerindeki temel belirleyiciler faiz beklentileri, enflasyon ve jeopolitik gelişmeler.
Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
Küresel piyasalarda altın fiyatları, son dönemde artan jeopolitik riskler ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentilerin etkisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz adımlarına yönelik öngörüler, altının yönü üzerinde belirleyici olurken, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve buna bağlı enflasyon beklentileri de piyasaların odağında yer alıyor.
Haberin özeti
- Altın fiyatları küresel piyasalarda dalgalı bir seyir izliyor; faiz beklentileri, enflasyon ve jeopolitik gelişmeler belirleyici rol oynuyor.
- Ekonomi gazetecisi Barış Soydan, altındaki düşüşün petrol fiyatları, enflasyon endişesi ve faiz artırım beklentileri sebebiyle olduğunu belirtti.
- Soydan, Amerika-İran çatışmasının seyrinin altının fiyatını etkileyebileceğini vurguladı.
- Savaşın uzun sürmesi durumunda, petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyon beklentisini artırarak altındaki düşüşü devam ettirebilir.
- Türkiye’deki altın fiyatları, yerel dinamiklerin yanı sıra küresel faktörlerle şekilleniyor.
Ekonomi gazetecisi Barış Soydan, bu çerçevede altın fiyatlarını şekillendiren temel dinamikleri Medyascope‘a değerlendirdi.
“Faiz artırımı korkusu altını düşürdü”
Soydan, altındaki düşüşün temel nedenlerinin petrol fiyatlarındaki artış, enflasyon endişesi ve faiz artırımı beklentisi olduğunu belirtti:
“Piyasalar, Avrupa Merkez Bankası’ndan iki faiz artırımı, FED’den ise ekim ayında bir faiz artırımı bekliyor. Bu çok olağandışı bir durum; savaş öncesinde piyasalar FED’den faiz indirimi beklerken şimdi faiz artırımı bekleniyor. Bu radikal değişim piyasaları değiştirdi. Faiz artırımı korkusu altını düşürdü; çünkü faiz arttığında dolar ve dolar cinsinden varlıklar yükseliyor. Bu durum da altını baskılıyor. Düşüş başlayınca, algoritmalar da devreye giriyor. Düşüşle birlikte algoritmalar, altını satış eğilimine girince altın, olması gerektiğinin de altına düşüyor.”
Soydan, altının yönünün Amerika-İran savaşın seyrine bağlı olduğunu belirtti, “Savaş 1-2 hafta gibi kısa bir sürede biterse altının toparlanacağını düşünüyorum. Savaş biterse petrol fiyatları düşer, enflasyon beklentisi azalır. Enflasyon beklentisinin azalması da merkez bankalarının faiz artıracağı yönündeki beklentiyi zayıflatır. Bu da altın açısından olumlu olur” dedi.
Savaşın seyrinin belirsiz olduğunu hatırlatan Soydan, “Ancak hayatta birçok değişken var, bu nedenle hiçbir şey net değil. Savaş uzun sürerse altındaki düşüş devam edebilir. Petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyon beklentisini artırıyor. Enflasyon beklentisi ise faiz artırımı beklentisini güçlendiriyor. Bu zincir altın fiyatlarını aşağı çekiyor” diye konuştu.
Soydan, savaşın kısa sürede sona ermesi halinde altın fiyatlarının yeniden yükselişe geçebileceğini söyledi, “Savaş kısa sürede biterse petrol düşecek. Petrol düşünce enflasyon beklentisi azalacak. Enflasyon beklentisinin azalması da merkez bankalarına dair ‘Bunlar faiz artırır’ beklentisini zayıflatacak. Bu da altın açısından olumlu olabilir” dedi.
Türkiye’de altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Soydan, fiyatların yerel değil küresel dinamiklerle belirlendiğini vurguladı:
“Altın sadece Türkiye’de düşmüyor ki. Amerika’da, İngiltere’de, Çin’de de düşüyor. Bu küresel bir trend. Türkiye altın ithalatçısı bir ülke. Nasıl petrolde dünya fiyatı belirleyici ise, altında da dünya fiyatı belirleyici. Türkiye’nin bu konuda bir etkisi yok.”







