Paris, FRANSA (Guardian, Reuters) – Fransa’daki yerel seçimlerin sonuçlarına göre aşırı sağ umduğunu bulamadı. Başkent Paris’te sosyalist aday Emmanuel Grégoire seçimi kazanarak başkentin yeni belediye başkanı oldu. Seçim zaferini bisiklet turuna çıkarak kutlayan Grégoire, Hidalgo’nun mirasını sürdürme konusunda ısrarcı. Peki Emmanuel Grégoire kimdir?
Fransa’da ülke genelinde yapılan yerel seçimler, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi dengelerin nasıl şekillendiğine dair önemli ipuçları veriyor. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), büyük şehirlerde beklediği başarıyı elde edemedi; başkent Paris’te zafer solun oldu.
Paris’te Sosyalist Parti adayı Emmanuel Grégoire, sağın güçlü adayı Rachida Dati’yi geride bırakarak belediye başkanı seçildi.
Seçimler, yalnızca yerel yönetimleri değil, aynı zamanda Fransa’da yükselen aşırı sağın sınırlarını ve merkez siyasetin hâlâ ne ölçüde direnç gösterebildiğini ortaya koydu.
Aşırı sağ büyük şehirleri neden kaybetti?
Marine Le Pen’in liderliğini yaptığı Ulusal Birlik, Marsilya ve Toulon gibi kritik şehirlerde de belediyeyi kazanamadı. Parti, bazı küçük şehirlerde ve yerel meclislerde güç kazanmasına rağmen büyük şehirlerdeki başarısızlık, “cam tavan” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Parti lideri Jordan Bardella ise sonuçları “tarihi bir ilerleme” olarak nitelendirerek geri adım atmadı.
Buna karşın Paris ve Marsilya gibi sembolik şehirlerde alınan sonuçlar, aşırı sağın ulusal ölçekteki yükselişine rağmen yerel düzeyde sınırlı kaldığını gösterdi.

Paris’in yeni belediye başkanı Emmanuel Grégoire kimdir?
48 yaşındaki Emmanuel Grégoire, uzun yıllardır Paris Belediyesi’nde görev yapan bir isim. Kent yönetiminde bütçeden sorumlu olarak çalıştı ve son altı yıl boyunca eski Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun yardımcılığını yürüttü.
Ancak Grégoire, seçim sürecinde selefi Hidalgo’dan kısmen ayrışarak “değişim” vurgusu yaptı.
Daha sade bir yönetim anlayışı ve “ahlaki titizlik” söylemiyle kampanya yürüten Grégoire, kamu harcamalarında şeffaflık ve tasarruf vaat etti. Seçim sürecinde Hidalgo’nun doğrudan halefi olarak değil, daha bağımsız ve “yenilikçi” bir figür olarak konumlanması, hem mevcut yönetimin deneyimini sahiplenmesine hem de seçmene “değişim” mesajı vermesine olanak sağladı.
Seçim zaferinin ardından bisikletle şehir turu atması, hem çevreci politikaların devam edeceğinin hem de mütevazı bir yönetim tarzının sembolü olarak yorumlandı.
Grégoire, Paris’i aşırı sağa karşı “direnişin merkezi” olarak konumlandıracağını belirterek, “Paris, aşırı sağın şehri olmayacak” mesajı verdi.
Grégoire’in kampanyasında en çok öne çıkan temalardan biri, sade ve şeffaf yönetim anlayışı oldu. Kendini “ahlaki açıdan titiz” bir siyasetçi olarak tanımlayan Grégoire, belediye harcamalarında ciddi kısıtlamalara gidileceğini ve ayrıcalıklı yönetim pratiklerinin sona erdirileceğini vaat etti.
Emmanuel Grégoire’yi neler bekliyor?
Yeni belediye başkanını bekleyen en acil sorunlardan biri, Paris’te kamuya bağlı okullarda ortaya çıkan çocuk istismarı skandalı. Çok sayıda okul görevlisinin görevden uzaklaştırılmasına yol açan bu kriz, belediyeye yönelik ciddi eleştirileri beraberinde getirmişti.
Grégoire, bu alanda “tam bir dönüşüm” sözü vererek denetim ve işe alım süreçlerinin yeniden yapılandırılacağını açıkladı.

Öte yandan konut krizi ve turistik kiralamalar da Paris’in kronik sorunları arasında. Grégoire, özellikle kısa dönem kiralamalara karşı sert önlemler alınacağını belirterek “Airbnb benim düşmanım” ifadesini kullandı.
Çevre politikaları da gündemin merkezinde. Yeni yönetim, daha fazla sokağın yayalaştırılması, yeni yeşil alanlar oluşturulması ve bisiklet altyapısının genişletilmesi gibi hedefler açıkladı.
Seçim sonuçları ne anlama geliyor?
Yerel seçimler, Fransa’da siyasi rekabetin giderek daha parçalı bir yapıya büründüğünü gösterdi. Aşırı sağın yükselişi sürerken, merkez ve sol partiler büyük şehirlerde hâlâ güçlü bir tabana sahip.
Paris ve Marsilya’daki sonuçlar, Sosyalist Parti için uzun süredir yaşadığı gerilemenin ardından moral kaynağı oldu. Aynı zamanda, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde olası ittifakların ve siyasi bloklaşmaların da habercisi olarak değerlendiriliyor.







