İranlı gazeteci Reza Talebi, İran savaşında müzakere ihtimalini zayıf gördüğünü belirtirken, askeri seçeneklerin ise yüksek risk ve belirsizlik barındırdığını ifade ediyor. Talebi, bölgede ABD’nin askeri yığınağının esas amacının diplomatik baskı oluşturmak olabileceğini söyledi.
İranlı gazeteci Reza Talebi, ABD ile İran arasında gündeme gelen olası müzakere süreci ve Washington’un bölgede bir kara harekâtına girişme ihtimalini Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’a değerlendirdi.
Talebi’ye göre mevcut siyasi atmosfer ve tarafların maksimalist talepleri, kısa vadede diplomatik bir çözüm ihtimalini oldukça düşürüyor.
Talebi, ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakerelerin sürdüğüne dair açıklamalarının somut bir sürece işaret etmediğini belirtti. Başlangıçta Türkiye’nin arabulucu olabileceği yönünde iddialar ortaya atılsa da, daha sonra Pakistan’ın adı gündeme geldi. Ancak ortada resmi bir müzakere süreci bulunmadığı ifade ediliyor. Bu tür açıklamaların petrol fiyatları ve finansal piyasalar üzerinde etkili olmayı hedefleyebileceği de değerlendirmeler arasında.
İran yönetiminin tarihsel olarak müzakereleri “teslimiyet” olarak gördüğünü hatırlatan Talebi, İran-Irak Savaşı sırasında Humeyni’nin ateşkesi “zehir içmek” şeklinde nitelendirmesini örnek gösterdi. Mevcut güç dengelerinde daha şahin isimlerin öne çıktığı, bu nedenle uzlaşma ihtimalinin daha da zayıfladığı vurgulandı.

Maksimalist talepler çözümü zorlaştırıyor
Yayında, ABD ve İran’ın müzakere için öne sürdüğü şartların gerçekçilikten uzak olduğu dile getirildi. Washington’un balistik füze programı ve bölgesel vekil güçlere desteğin kesilmesi gibi talepleri, Tahran’ın ise Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve savaş tazminatı gibi istekleri, diplomasi zeminini daraltıyor.
Talebi’ye göre 47 yıldır çözülemeyen sorunlara yenilerinin eklenmesi, mevcut savaş atmosferinde anlaşma ihtimalini daha da düşürüyor.
ABD’nin askeri yığınağı “baskı aracı” olabilir
Talebi, ABD’nin bölgeye paraşüt birlikleri, deniz piyadeleri ve amfibi gemilerle yaptığı askeri yığınağın, doğrudan bir kara harekâtı hazırlığından çok İran’ı müzakereye zorlamaya yönelik bir strateji olabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı çevresindeki savunma kapasitesi, mayınlar ve hızlı botlar gibi unsurların olası bir operasyonu son derece riskli hale getirdiği ifade edildi.
Olası bir kara harekâtının İran’ı iç karışıklığa sürükleyebileceğini, ancak bunun ABD açısından stratejik bir kazanç getirmeyeceğini belirten Talebi, böyle bir senaryonun bölgesel istikrarsızlığı artırabileceği uyarısında bulundu.








