İstanbul Film Festivali Lüfti Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan açılış etkinliği ve Sinema Onur Ödülleri töreniyle 45’inci kez yola çıkmış oldu. 19 Nisan’a kadar sürecek festivalde 127 uzun metrajlı ve 13 kısa film izleyiciyle buluşacak.
Açılış gecesinde sinema, edebiyat ve sanat dünyasının önemli isimleri bir araya geldi. Fuaye alanı tıklım tıklımdı. Salonda yer yer boşluklar görülse de açılışa ilginin yoğun olduğunu söylemek mümkün.
Onur Özaydın’ın sunuculuğunu yaptığı etkinlikte Sinema Onur Ödülleri İtalyan asıllı yönetmen Gianfranco Rosi ve Türk sinemasının Yeşilçam döneminden bugüne sayısız sinema ve dizi filmde rol alan Nilüfer Aydan’a verildi.
Venedik, Berlin ve Cannes gibi Avrupa’nın en önemli festivallerinde büyük başarılar elde eden Rosi’nin konuşması büyük ilgi topladı. Rosi’nin liseyi İstanbul’da tamamladığını söylemesi de alkışlandı.
1950’lerin ortalarından günümüze sinemada adından söz ettiren Nilüfer Aydan’ın konuşmasında Atatürk’ün “Yurtta sulh cihanda sulh” sözüne vurgu yapması dikkat çekti. 86 yaşında sahneye çıkan ve ödülünü alan Aydan, “İyi ki sinema var” diyerek sözlerini tamamladı.
Törenin ardından festivalin açılış filmi “Üç Veda” izleyiciyle buluştu. 2023’te hayatını kaybeden yazar Michela Murgia’nın otobiyografik kitabından uyarlanan filmin yönetmeni ise Isabel Coixet. Film, festival kapsamında farklı seanslarda ve salonlarda gösterilmeye devam edecek.

Değerlendirmeler ve eleştiriler Medyascope’ta olacak
Festival boyunca Medyascope’tan sizlere festivale dair değerlendirmeler ve film eleştirileri ulaştıracağız. 15 ulusal ve uluslararası yapımın yarıştığı Altın Lale Yarışması benim gündeminde olacak. Ancak, festivalin belgesel kuşağında Miguel Eek’in yönetmenliğini yaptığı “Amilcar” belgeselinde aklımın kalacağını belirteyim. Yine “Dünden Bugüne Klasikler” bölümüne de Metin Erksan’ın “Acı Hayat” filmini izlemek mümkün. Filmin restorasyonlu halinin festival kapsamında gösterileceğinin altını çizelim. Aynı kuşakta Eisenstein’in “Potemkin Zırhlısı”nı da festivalde izlemenin ayrı bir keyif olacağını söylemeye gerek yok.
Festivali hafızayla eşdeğer tutan izleyici için “Film Gibi Şehir” sergisinin kaçırılmaması gerektiğini vurgulamam lazım. 1920’lerden 1970’lere 34 filmin illüstrasyon afişleri sanatseverlere Borusan Müzikevi’nde 17 Nisan’a kadar açık olacak.
Türkiye’de yıl boyunca farklı bölgelerde ve illerde film festivalleri düzenleniyor. Hepsinin kendisine has işleyişi ve ilerleyişi var. Ancak, İstanbul Film Festivali başlayınca yıla yayılan festivaller de hemen akla geliyor. İstanbul’da film festivali başlayınca festival sezonu başladı demektir. Salonda ayaküstü yaptığımız sohbetlerin bir konusu da buydu.
Festivalden haberler vermeye devam edeceğiz….








