İSTANBUL (Medyascope) – İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı savaşın 40. gününde ateşkes kararı alındı. Peki, İranlılar bu süreçle ve ateşkesle ilgili ne düşünüyor? Tahran’da yaşayan Ali, Leila ve Sara gelişmeleri Medyascope’a değerlendirdi.
Haber: Goltane Ghazi

Haberin özeti
- İsrail ve ABD’nin İran’a başlattığı savaşın 40. gününde ateşkes ilan edildi, ancak bu durum İran’daki hayatı tamamen normale döndürmedi.
- Ateşkesten sonra birçok İranlı, rahatlama hissederken bu durumun kalıcı olmadığına dair endişeleri var.
- Savaş, ekonomik hayatı sekteye uğrattı; birçok esnaf iş yapamaz hale geldi ve belirsizlik devam ediyor.
- Savaşın ardından yaşayanların düşünceleri genelde karamsar; ateşkes umut verici olsa da geleceğe dair belirsizlikler sürmekte.
- İran halkı, savaşın yarattığı korkunun yanı sıra, ateşkesin getirdiği belirsizliğin etkisi altında kalmaya devam ediyor.
Bilmeniz gerekenler
İran’da 40 gün süren savaşın ardından ilan edilen ateşkes, ülkede yaşayan birçok kişi için ilk olarak bombardımanın durması anlamına geliyor. Ama bu durum, hayatın tamamen normale döndüğü anlamına gelmiyor. Tahran’dan Medyascope’a konuşan Ali, Sara, ve Leila, ateşkesle birlikte bir rahatlama hissettiklerini söylüyor ama bu rahatlama çok kalıcı gibi de hissettirmiyor.
Sara: “İlk kez rahat uyuyabildim”
26 yaşındaki ev hanımı Sara için ateşkesin en somut etkisi, uzun bir aradan sonra yeniden uyuyabilmek olmuş. “Kırk günün ardından, ateşkesin ilan edilmesiyle birlikte ilk kez rahat, stressiz ve endişesiz, savaş uçaklarının ve bombaların sesi olmadan uyuyabildim. Bir an bile huzurumuz yoktu… Her an kendime ya da aileme bir şey olacak diye korkuyordum. Altyapının hedef alınmasından çok korkuyordum… eğer bu olsaydı artık yaşayamaz hale gelirdik. Bu savaş bize, sıradan insanlara yıkım, enflasyon ve işsizlikten başka ne kazandırdı?”
Savaş insanları sürekli bir korku ve panik haline soktu. Ateşkes biraz rahatlama ve nefes alma fırsatı verdi ama bu insanların endişelerini tamamen kaldırmış değil. Birçok kişi hâlâ gelecekte ne olacağını bilmiyor, bu sakinlik devam edecek mi yoksa tekrar şiddet başlar mı diye düşünüyor ve gelecekleri belirsizlik içinde kalmaya devam ediyor.
Ali: “Ekonomik hayat durdu”
Savaşın etkileri ekonomik olarak da çok net hissediliyor. 40 yaşındaki esnaf Ali, savaş süresince işlerin neredeyse tamamen durduğunu söylüyor:
“40 gün boyunca, hatta yeni yılda bile müşterimiz olmadı; kimsenin savaş sırasında kıyafet almaya hali yoktu.Dükkânın kirasını ödeyemedim, işim iflasın eşiğine geldi. Eşim hamile ve tüm bu günler boyunca çok endişeliydi. Savaş sırasında bebeğimizin geleceği için hiçbir umut görmedik. Trump’a güvenmiyorum… Müzakereler sırasında saldırı düzenledi. Ateşkes sırasında bile saldırabilir. Bu savaş her sektörü etkiledi, birçok işletme kapandı ve bu durum özellikle küçük esnaf için büyük bir korku ve belirsizlik yarattı.”
Leila: “Hiçbir şey değişmedi”
34 yaşındaki Leila da ateşkese mesafeli yaklaşıyor. Bombardımanın durmasını olumlu bulsa da, savaşın sonucuna dair pek umutlu olmadigini belirtiyor:
“Bombalanmayacak olmamız iyi… ama ateşkesten çok umutlu değilim. 40 günün sonunda ne İslam Cumhuriyeti gitti ne de bu savaş sıradan insanlar için bir kazanım getirdi. Şimdi İslam Cumhuriyeti ‘çok güçlüyüz’ diyor ve ABD’yi geri çekilmeye zorladıklarını söylüyorlar. Ocak ayında hayatını kaybeden tüm o gençlerin kanının çiğnendiğini hissediyorum. Şimdi yıkıcı bir savaşın ardından, çok yüksek enflasyonla ve daha fazla siyasi ve ekonomik baskıyla bir hayata hazırlanmak zorundayız.”

Belirsizlik devam ediyor
İran halkı 2026 yılının başından bu yana zaten zor bir süreçten geçiyor. 8 ve 9 Ocak’ta yapılan protestoların ardından özellikle sivillere yönelik baskılar artıyor. 28 Şubat’ta başlayan savaş ise zaten var olan korkuyu daha da büyütüyor.
Medyascope’a konuşan üç kişi, ateşkesin getirdiği rahatlama ve sevince rağmen, beraberinde getirdiği belirsizliği de vurguluyor. Savaş yeniden başlayacak mı? Bu süreç onların geleceği için ne anlama geliyor? Bu soruların net bir cevabı yok gibi duruyor. Şu an için sadece bir duraksama var. Kimse tam olarak “bitti” diyemiyor.







