İSTANBUL (Medyascope) – Doğru Yol Partisi’nin (DYP) kurucuları arasında yer alan eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, tedavi gördüğü hastanede 93 yaşında hayatını kaybetti.

Haberin Özeti
- Hüsamettin Cindoruk, 93 yaşında hayatını kaybetti.
- Cindoruk, 25 Aralık 2025’te Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı ve yoğun bakımda yaşamını yitirdi.
- Eski TBMM Başkanı, Ekrem İmamoğlu’na destek ziyaretinde bulunmuştu ve siyasette halkın desteğinin önemine vurgu yapmıştı.
- Cindoruk, Demokrat Parti’nin gençlik kollarında başladığı siyasi kariyerinde birçok parti ve liderle bağlantılıydı.
- Son olarak, 2009’dan itibaren Demokrat Parti genel başkanlığı görevini yürüttü.
Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Hüsamettin Cindoruk, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Hüsamettin Cindoruk 93 yaşındaydı.
25 Aralık 2025 tarihinde, evde oksijen satürasyonunun düşmesi üzerine Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Cindoruk, yoğun bakım servisinde yaşamını yitirdi.
İmamoğlu’nu ziyaret edenler arasındaydı

Eski TBMM Başkanı Hüsametin Cindoruk, eski CHP genel başkanları Altan Öymen ve Hikmet Çetin, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ve eski ANAP Genel Başkanı Nesrin Nas’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda eski ve faal siyasetçi, hakkında hapis ve siyasi yasak cezası verilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu 16 Ocak 2023’te Saraçhane’deki İBB binasında ziyaret etmişti.
Burada konuşma yapan eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, “70 yıllık siyasi hayatımda bir şey görmüşümdür. Halk, bazı siyasetçileri kucağına alır, benimser, onları koruması altında tutar. Menderes öyle biridir, Ecevit öyle biridir. Şimdi bugün de Ekrem Başkan öyle biridir. Halkın tamamen himayesi altına, koruması altına aldığı, kucakladığı bir siyasetçidir. O siyasetçimizin siyaseten üstüne gitmek isteyen var. Siyasi hayatımızın zenginliği içinde Ekrem Başkan siyasetini sürdürecektir. Evvela İBB’ye üçüncü defa başkan olması da mümkündür, başka siyasi konumlar elde etmesi de mümkündür” demişti.
Cindoruk hakkında
8 Haziran 1933’te İzmir’de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Siyasi kariyerine Demokrat Parti gençlik kollarında başlayan Hüsamettin Cindoruk, 1958 yılında bu partiden ayrılarak Hürriyet Partisi kurucuları arasında yer aldı. 27 Mayıs Darbesi’nden sonra Demokrat Parti yöneticilerinin yargılandığı Yassıada’da, aralarında eski meclis başkanı Refik Koraltan’ın da bulunduğu 18 eski milletvekilinin avukatlığını yaptı. Yargılama sürecinde Yüksek Adalet Divanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle iki buçuk ay Balmumcu Sıkıyönetim Cezaevi’nde tutuklu olarak yattı.
Hapisten çıktıktan sonra Adalet Partisi ve Demokratik Parti’de faaliyet gösterdi. 12 Eylül Darbesi ile birlikte siyasi yaşamının kesintiye uğramasının ardından, 1983 yılında Büyük Türkiye Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Ancak bu siyasi parti, kuruluşundan 15 gün sonra Millî Güvenlik Konseyinin 79 sayılı bildirisiyle kapatıldı ve aynı bildiri ile Hüsamettin Cindoruk, Süleyman Demirel ve birlikte hareket ettikleri diğer isimlerin Zincirbozan Garnizonu’nda zorunlu ikamete tabi tutulmaları kararlaştırıldı. Cindoruk burada 4 ay tutuklu kaldı.
14 Mayıs 1985 tarihinde Doğru Yol Partisi genel başkanlığına seçildi. Genel başkanlık makamını, siyasi yasağı biten Süleyman Demirel’e bıraktıktan sonra 1991-1995 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığı yaptı. 17 Nisan 1993 günü, cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümü üzerine cumhurbaşkanlığını vekâleten üstlendi ve 16 Mayıs’a kadar bu görevi sürdürdü. Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçilince boşalan Doğru Yol Partisi genel başkanlığı için aday olmadı.
Tansu Çiller’in Doğru Yol Partisi genel başkanı olduğu dönemde partiden ayrılıp Demokrat Türkiye Partisi’ni kurdu. 1997’de Demokrat Türkiye Partisi, Mesut Yılmaz başbakanlığındaki koalisyon hükûmetine katıldı ama Cindoruk hükûmette görev almadı. Parti 1999 genel seçimlerinde oyların yüzde 0,58’ini aldı ve barajı aşamayarak meclis dışında kaldı. Cindoruk, bu seçimin ardından Demokrat Türkiye Partisi genel başkanlığından ayrıldı ve yerine İsmet Sezgin geçti.
16 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Demokrat Parti 5. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde, 3. turda 559 oy alarak partinin genel başkanlığına seçildi. Genel başkanlığa gelmesinin ardından, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi’nin birleşme sürecinde etkin rol aldı. İki parti 31 Ekim 2009 tarihinde Demokrat Parti çatısı altında bütünleşti ve Hüsamettin Cindoruk da bu bütünleşmenin başındaki isim oldu. Siyasi kariyerini Demokrat Parti genel başkanı olarak sürdürdü ve Ocak 2011’e kadar bu görevde kaldı.





