İSTANBUL (Medyascope) – Ekrem İmamoğlu, adaletin, ekonominin, demokrasinin, huzur, barış ve güvenin çöktüğünü söyleyerek “Türkiye Cumhuriyeti’ne bir çöküş dönemi yaşatılıyor” dedi.

Haberin özeti
- Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin adalet, ekonomi ve demokrasi krizleri yaşadığını belirtti.
- Devlet ve milletin karşılaştığı krizlerin sorumlusunun mevcut iktidar olduğunu vurguladı.
- İmamoğlu, birlik olmanın önemine dikkat çekerek siyasetin harekete geçmesi gerektiğini söyledi.
- Milletin iradesine sahip çıkmak için siyasi partilerin demokratik mücadelesinin gerekliliğini vurguladı.
Tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, avukatları aracılığı ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından mesaj paylaştı.
İmamoğlu’nun mesajında, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve hukuki tabloya ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu.
Adaletin, ekonominin, demokrasinin, huzur, barış ve güvenin çöktüğünü söyleyen İmamoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’ne bir çöküş dönemi yaşatılıyor” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ortaya koyduğu mücadele hattına sıkı sıkıya sarılma çağrısı yapan İmamoğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Devlet krizi, siyaset krizi, ekonomi krizi yaşanıyor”
“Cennet vatanımızın geleceğine yüreğini koyacak herkese sesleniyorum: Omuzlarımızda tarihî bir sorumluluk var.
Türkiye, adil seçimlerin, sandık güvenliğinin, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin doğrudan sınandığı bir dönemden geçiyor. Cennet vatanımız ve korumakla mükellef olduğumuz devletimiz akıl almaz bir krizle karşı karşıya bırakılıyor.
Yaşadığımız krizin ve tehlikenin mimarları, milletten vazgeçmiş bir şekilde, her karanlık köşede birbirini düşürmenin yolunu arıyor. Türkiye’nin geleceği gölge savaşlarının esiri ediliyor! Gölge savaşlarının yönetmeni olan Erdoğan, milletin ve devletin geleceğini düşünerek değil, gücünü ve koltuğunu korumanın telaşıyla hareket ediyor.
Görüyorsunuz, milleti hiçe sayanlar, devletimizi de krizlerin, güç mücadelelerinin, belirsizliğin içine sürüklüyor. Yalnızca demokrasi ve adalet değil, nice şehidin kanıyla kurulmuş bu devlet de büyük bir tehlikeye sürükleniyor. Türkiye bir devlet krizi yaşıyor!
Ekonomimiz sarsılıyor, güvenliğimiz tehditlere maruz kalıyor, toplumumuzun dengesi ve huzuru bozuluyor! Bütün bunların mağduru olarak zaten iktidardan ümidini kesmiş olan milletimiz ise artık siyasetten ümidi kesmenin eşiğinde duruyor! Türkiye bir siyaset krizi yaşıyor!
Yıllardır giderek artan ekonomik sorunlara rağmen, milletin aklını ve iradesini değil, kriz, kaos ve istikrarsızlığı tercih edenler yüzünden, Türkiye bir ekonomik kriz yaşıyor!

“Milletin ve siyasetin harekete geçmesi gerekiyor”
Bütün bunlar yaşanırken; millet iradesine, seçtiklerine, belediyelerine, şehirlerimizin emeğine, insanların malına, mülküne, bankadaki parasına, üniversite diplomasına, seçme ve seçilme hakkına çökülüyor.
Daha da kötüsü: Adalet çöküyor! Ekonomi çöküyor! Demokrasi çöküyor! Huzur, barış ve güven çöküyor! Türkiye Cumhuriyeti’ne bir çöküş dönemi yaşatılıyor!
Böyle dönemlerde siyaset, yalnızca rekabet meselesi değildir. Vicdan, sorumluluk ve millete karşı borcumuzu ödeme meselesidir.
Bugün ihtiyacımız olan, ayrışma değil birliktir. Birbirine benzeyenlerin değil, ülkesini sevenlerin yan yana durabilmesidir.
Türkiye’nin geleceği için topyekün olarak milletin ve milleti temsil edecek siyasetin harekete geçmesi gerekiyor.
Bu vatanı canından çok sevdiğine gönülden inandığımız muhalefet partilerinin demokratik mücadele uzlaşısı, milletimizin önemli bir talebi olarak karşımıza çıkıyor.
Milletimiz bizlere: ‘Artık yapın!’ diyor. Parti, ideoloji, kimlik fark etmeksizin; Demokrasiden yana olan, hukuk devletinden yana olan, güvenli sandıktan yana olan, millet iradesinden yana olan, bu cennet vatanı her şeyin önüne koyan demokratlar olarak: Hepimize sorumluluk düşüyor!
“Türkiye’nin muhafızları olarak başaracağız”
Cumhuriyet Halk Partisi’ne, ülkesine, mücadelesine, Cumhuriyete olan bağlılığını onurla taşıyan yol arkadaşlarıma seslenmek istiyorum: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu mücadele hattına sıkı sıkıya sarılacağız!
Cumhuriyetimizi savunacağız! Millet ile beraber yol alacağız! Devletimizi her türlü tehditten koruyacağız! Aklın, vicdanın, ahlâkın, hürriyetin, vatan sevdasının yoluna tutunacağız! El ele verebildiğimiz bütün kardeşlerimizle, bütün demokratlarla dayanışmayı büyüteceğiz!
Türkiye’nin muhafızları olarak başaracağız! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerini her daim hatırlayacak ve hatırlatacağız: Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir!”
- Ruşen Çakır yorumladı: Ekrem İmamoğlu’nun zorlu sınavı
- 19 Mart’ın birinci yılı: Kim ne kazandı, ne kaybetti? Ruşen Çakır yorumladı
- Emeklilere örgüt operasyonu: İmamoğlu için “Örgüt bilgisi PKK” notu düşüldü
- İBB davasında 20. gün – İmamoğlu’ndan mahkeme heyetine: “Ben hangi örgüt adına tehdit edildim?”
- Ruşen Çakır yorumladı | İBB davasının ilk gününden izlenimler: Usul esası belirler







