İSTANBUL (Medyascope) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısı’nda iktidarı eleştirdi. Dervişoğlu, nepotizmden ekonomiye, öğretmen adaylarından dış politikaya uzanan konuşmasında hükümeti “devleti paylaştırmak”la suçladı.

Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
Haber özeti:
- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iktidarı nepotizm ve ekonomi politikalarıyla eleştirdi.
- Dervişoğlu, devlet makamlarının “yandaşlara” verildiğini ve sosyal yardım politikalarının yetersiz olduğunu vurguladı.
- Öğretmen adaylarının maaşlarına yapılması gereken iyileştirmeleri dile getirdi.
- Dervişoğlu, Türkiye’nin dış ticaret açığının büyük kısmının Rusya ve Çin’e verildiğine dikkat çekti.
- Son olarak, Türkiye’nin bağımsızlık ve itibarını koruması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 15 Nisan’daki grup toplantısını geçen hafta hayatını kaybeden eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’u anarak açtı. Dervişoğlu, “Türkiye, gerçek bir demokrasi avukatını kaybetmiştir” dedi. Cindoruk’un “Cumhuriyetin kök hücresi yüce Meclisimizdir” sözünü aktaran Dervişoğlu, mevcut cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin onlarca yıllık istişare kültürüne zarar verdiğini öne sürdü.
Dervişoğlu, muhalefette bulunmanın “körü körüne bir itiraz makamı olmak değil, hakikati söylemek, milli menfaatleri savunmak ve doğruyu göstermek” olduğunu vurguladı. Gündemdeki torba yasa kapsamındaki sosyal medya ve oyun platformları düzenlemesine de değinen Dervişoğlu, 15 yaş altına sosyal medyanın tümden yasaklanmasının “ifade hürriyetinin ve maddi manevi varlığı geliştirme hakkının ihlali” olduğunu savundu.
İnternet ticari olarak Türkiye’ye 33 yıl önce girdiğini, ana akım yaygınlaşmasının ise 2003 yılında gerçekleştiğini hatırlatan Dervişoğlu, “Bu 33 yılın 24 yılı iktidarın elinde geçti. Bu süreçte hangi eğitim verildi?” diye sordu.
“Bu açık ihanettir”
Dış politikaya da değinen Dervişoğlu, bazı çevrelerin Türkiye-Rusya-Çin ittifakı önerdiğini belirterek bu yaklaşımı sert bir dille reddetti. Türkiye’nin toplam dış ticaret açığının yüzde 83’ünün Rusya ve Çin’e verildiğini aktaran Dervişoğlu, Çin’e ihracatın toplam ihracatın yalnızca yüzde 1,1’ini oluştururken ithalatın yüzde 25’inin Çin’den geldiğini söyledi.
2025 yılında Çin’e verilen açığın 45 milyar dolar, Rusya’ya karşı verilen açığın ise yaklaşık 37 milyar dolar olduğunu belirten Dervişoğlu, “Türkiye bu iki ülkeye 2025 yılı içinde 85 milyar dolara yakın para kazandırmıştır” dedi. Buna karşılık AB ve İngiltere ile ticaretten 11 milyar dolara yakın gelir elde edildiğini, ABD ile ticarette ise 4 milyar dolarlık fazla verildiğini de aktardı.
Netanyahu çevresinin Türkiye’yi “yeni bir İran gibi göstermeye” çalıştığını öne süren Dervişoğlu, Türkiye’nin NATO üyeliğini ve denge politikasını bu baskılara karşı korumanın zorunlu olduğunu savundu. Rusya-Çin eksenini pazarlayanlar için “Bu açık ihanettir” diyen Dervişoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye, ne Moskova’nın taşeronu, ne Pekin’in pazarı, ne Netanyahu’nun savaş bahanesi, ne de içerideki maceracıların oyun tahtası olur.”
Dervişoğlu şöyle dedi:
“Biz yalnızca bir atamaya karşı çıkmıyoruz. Devletin akrabalık düzenine çevrilmesine karşı çıkıyoruz. Biz yalnızca bir ekonomik programa itiraz etmiyoruz. Vatandaşın borçla, yoksulluğun yardımla, emeğin çaresizlikle yönetilmesini reddediyoruz. Biz yalnızca bir dış politika beyanını eleştirmiyoruz, Türkiye’nin başkalarının savaşına, başkalarının krizine, başkalarının stratejisine eklemlenmesine karşı duruyoruz.”
“Bu bir nepotizm iktidarıdır”
Kamu kurumlarındaki atamaları eleştiren Dervişoğlu, “Bu, nepotizm iktidarıdır” dedi. Nepotizmi “kişinin eğitimine, ehliyetine, başarısına bakmadan; sadece aile bağı, akrabalık ilişkisi, yakınlık ve sadakat üzerinden makam dağıtmak” olarak tanımlayan Dervişoğlu, son olarak Türk Hava Yolları’ndaki atamaları örnek gösterdi. “Devlet makamları milletin emaneti olmaktan çıkarılmış, eşe, dosta, akrabaya ve yandaşa dağıtılacak bir ganimet gibi görülmüştür” diyen Dervişoğlu, bu iktidarın artık utanmadığını da ekledi.
Sosyal yardım politikalarını da eleştiren Dervişoğlu, iktidarın milyonlarca vatandaşı sosyal yardıma muhtaç bırakan taraf olduğunu öne sürdü. “Bu sosyal devlet değildir” diyen Dervişoğlu, ödeneklerin gerçekleşen enflasyona göre otomatik güncellenmesini ve insan onurunu esas alan bir devlet iradesinin hayata geçirilmesini talep etti.
Takipteki bireysel borç yüzde 98 arttı
Ekonomi politikalarını sert bir dille eleştiren Dervişoğlu, açıklanan enflasyon oranının “sokağın yangınından kopuk” olduğunu savundu. Türkiye Bankalar Birliği verilerine atıfta bulunan Dervişoğlu, 2026 Şubat ayında 221 bin kişinin bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düştüğünü aktardı. Takipteki bireysel kredi ve kredi kartı borcunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 98 artarak 323 milyar 800 milyon liraya çıktığını belirten Dervişoğlu, “Bu, milletin artık maaşıyla değil, borçla yaşadığının belgesidir” dedi.
Yılın ilk iki ayındaki dış ticaret verilerini de aktaran Dervişoğlu, yüksek teknolojili ürün ihracatının 1 milyar 260 milyon dolar, ithalatının ise 5 milyar 630 milyon dolar olduğunu söyledi. Yüksek teknoloji grubundaki dış ticaret açığının 4 milyar 370 milyon dolara, yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürünlerdeki toplam açığın ise 8 milyar 200 milyon dolara ulaştığını vurgulayan Dervişoğlu, “İddia ileri teknoloji, gerçek ise ithalat bağımlılığıdır” dedi.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı’nın enerji maliyetlerindeki yüzde 25’lik artışa dikkat çektiğini de aktaran Dervişoğlu, Mart ayında açılan işyeri sayısının yüzde 12,73 düştüğünü, kapanan işyeri sayısının ise yüzde 11,79 artarak 34 bin 155’e yükseldiğini belirtti. “Bu bir canlanma değil, tasfiye sürecidir” diyen Dervişoğlu, iktidara enerji maliyetlerinde üretim odaklı indirimli tarife uygulamasını, KOBİ’lere yönelik kredi imkânlarının genişletilmesini ve esnaf borçları için faizsiz yapılandırma başlatılmasını talep etti.
Öğretmen adaylarına 4 bin lira
Milli Eğitim Akademisi uygulamasını da eleştiren Dervişoğlu, AKP’nin seçim öncesinde mülakatı kaldıracağını söylerken sonradan akademi adı altında mülakat sistemini kalıcı hale getirdiğini öne sürdü. Akademinin Ankara, İstanbul, Aksaray, Gaziantep, Erzurum, Sivas ve Kayseri olmak üzere 7 ilde kurulduğunu, Ege Bölgesi’nde tek bir il bulunmadığını vurgulayan Dervişoğlu, adaylara ödenen yaklaşık 32 bin liranın 28 bininin geri alındığını ve öğretmen adayının eline yalnızca 4 bin liranın kaldığını aktardı.
“2026 Türkiye’sinde bir öğretmen adayına reva görülen hayat budur” diyen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı’ndan öğretmen adaylarının maaşlarında derhal iyileştirme yapılmasını istedi.
- Doktora öğrencisi, tanık olduğu usulsüzlükleri Medyascope’a anlattı: “Çift partili iktidar ile üniversitelerdeki nepotizm sorunu artıyor”
- İYİ Parti’de “Türkiye İttifakı” tartışması
- Dervişoğlu’ndan Akşener – Erdoğan görüşmesi yorumu: “Muhatap olarak benim alınmam gerekirdi”
- Müsavat Dervişoğlu: “Bu ülkede tasarruf etmesi gereken tek kişi Erdoğan”
- Sinan Ateş davası başladı: İşte ilk duruşmaya katılan önemli isimler








