İSTANBUL (Medyascope) – Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasında kilidi çözecek kişinin hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari Umut Altaş olduğunu düşündüğünü söyledi. İşte Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan son gelişmeler…

Haberin özeti
- Adalet Bakanı Akın Gürlek Gülistan doku soruşturmasında olayı çözecek kişinin hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari Umut Altaş olduğunu düşündüğünü söyledi
- Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, eski Tunceli valisinin oğlunun Gülistan Doku’nun çalıştığı kafeye gittiği ve Doku’nun hızla dükkandan çıktığını gösteren kamera kayıtları olduğunu söyledi
- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı Türkiye’deki dijital ayak izlerini istedi
- Firari Umut Altaş’ın babası yeniden sorgulanacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis’te AKP TBMM Grup Toplantısı’na gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gülistan Doku soruşturması hakkında konuşan Gürlek, “Toplumsal hassasiyet oluşturan bir olaydı… Faili meçhulleri araştırmak için başkanlık kurduk. 632 dosyayı ilk derece mahkemelerinden çektik, arkadaşlarımız inceliyor. Buradan illa bu dosya açılacak, bir fail ortaya çıkacak diye bir şey yok. Umut Altaş’ın iadesi için kırmızı bülten çıkarttık, babasıyla görüşmeleri çıktı. Önemli bir şahıs olduğunu düşünüyoruz, iadesini istiyoruz, bekliyoruz. Bence olayı çözecek kişi. Soruşturma devam ediyor. Erzurum Başsavcımız da Vali Bey ile ilgili süreci takip ediyor” dedi.
Gürlek, “Rojin Kabaiş dosyasında da cep telefonunu çözümlersek önemli bir evre alacağız, inşallah olumlu gelişmeler olabilir. Yeni bir ekip kurduk, çalışıyoruz, teknik olarak destek veriyoruz” diye konuştu.
Valinin oğlu Gülistan Doku’nun çalıştığı kafeye gitmiş, Doku hızla dükkandan çıkmış
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, dosyaya girmediği öne sürülen kamera kayıtlarına dikkat çekerek Gülistan Doku’nun kaybolmadan bir gün önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile çalıştığı kafede karşılaştığını iddia etti.
İddiaya göre; Sonel kafeye girince Gülistan hızla iş yerinden çıktı ve o anlar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi ancak iş yerinin altı saatlik kamera kaydı resmi tutanaklara yansımadı.
Çimen, kafeye giden polislerin “Herhangi bir görüntü yok” diye tutanak tuttuğunu öne sürdü. Ancak JASAT incelemesinde altı saatlik görüntü ortaya çıktı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı Türkiye’deki dijital ayak izlerini istedi
Soruşturma kapsamında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı da yeni bir adım atarak genç kızın kaybolduğu tarihten itibaren tüm Türkiye’deki dijital ayak izlerini istedi.
Emniyet istihbarata gönderilen yazıda, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü sistemlerde bir çalışma yapılıp yapılmadığı sorgulandı. Ayrıca “Türkiye genelindeki herhangi bir kolluk personeli tarafından konuya dair araştırma yapıldı mı?” sorusu yöneltildi.
Dijital ayak izlerinin incelenmesi sonucu, delil karartma yapan şüphelilerin isimlerinin tek tek tespit edilmesi hedefleniyor.
Firari Umut Altaş’ın babası yeniden sorgulanacak
Soruşturmanın kilit isimlerinden firari şüpheli Umut Altaş’ın babasıyla yaptığı yazışmaların ortaya çıkması da organize örtbas şüphesini artırdı.
Sorgusunda bu mesajlardan hiç bahsetmediği ortaya çıkan baba Celal Altaş, yeniden sorgulanacak.
Sabah’ta yer alan habere göre, 9 Ocak 2026 tarihli yazışmalarda ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın babasından 9 bin dolar isteyerek, “Bugün para gelmezse savcı hanımı arar, her şeyi anlatırım. Beni Amerika’ya niye yolladığınızı söylerim!”, “Bırak rol yapmayı. Sen susturuyordun ya! Öteceğim lan her şeyi. Göreceksiniz dünya kaç bucak” ifadeleri yer almıştı.
Baba Celal Altaş’ın jandarma sorgusunda oğlu ile yaptığı yazışmalardan hiç bahsetmediği öğrenildi.
Yazışmalar Umut Altaş’ın iade sürecinde de delil olacak. Virginia eyaletinde olduğu saptanan Umut Altaş için çıkarılan kırmızı bültene yazışmalar eklenerek ABD makamlarına “birincil delil” olarak sunulacak.
Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın daha önce Gülistan Doku’nun avukatlarıyla yaptığı görüntülü görüşmede, Mustafa Türkay Sonel’in Umut’a “Kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de kafasına sıktım” dediğini öne sürmüştü.
Bu iddialarda baba ile oğlu arasındaki yazışmalarla birlikte “somut delil” statüsüne evrildi.








