İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının 2. duruşması 20. gününde devam ediyor. Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, tutuksuz sanık reklamcı Murat Saraç’a “Seni yönlendiren kim?” diye sordu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 62’si tutuklu 435 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşması, 20. günde devam ediliyor.
Devam eden İBB soruşturması kapsamında yazılan ek iddianamenin, mevcut davayla birleştirilmesine karar verilmiş, sanık sayısı 443’e, tutuklu sayısıysa 62’ye çıkmıştı.
İrşadi Akbaş: “Hakkımdaki kovuşturma hatalı”
Mahkeme başkanı, birleştirilen ek iddianameyle ilgili bu hafta savunma almayacaklarını açıkladı. Tutuksuz sanık eski İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı İrşadi Akbaş’ın savunmasıyla duruşmaya başlandı.
Mülkiye müfettişlerinin hakkında soruşturma izni vermediğini belirten Akbaş, hakkındaki kovuşturmanın hatalı olduğunu söyledi.
Akbaş’ın ardından tutuksuz sanık reklamcı Muhammed Emre Kızılırmak’ın savunmasına geçildi. SGK’lı çalışan olduğunu söyleyen Kızılırmak, neden bu davada olduğunu dahi bilmediğini belirtti.
Tutuksuz sanık reklamcı Ahmet Talha Bilgin savunmasında, hiçbir dönemde kamu kurumuna ait bir metrekare yer bile kiralamadığını, davada yargılanan çoğu kişiyi tanımadığını söyledi. Evini arayan polisler tarafından dört adet çek ve altınlarına el konulduğunu belirten Bilgin, “Çeklerin süreleri geçti, ciddi zarar yaşıyorum” dedi.
Bilgin devamında, “Bu el konulan değerlerin tek kuruşunu bile gayrimeşru bir işten kazanmadım. Okuyabildiğim kadarıyla iddianamede de böyle bir iddia bulunmamaktadır. Ama bu değerler hâlâ muhafaza altındadır. Çeklerimin yasal ibraz süreleri geçmiştir, müşterilerimle çok ciddi sorunlar yaşadım” diye konuştu.
Mert Saraç, bazı firmalardan şirketine fatura yönlendirildiğini öne sürdü
Bir diğer tutuksuz sanık reklamcı Mert Saraç’ın savunmasına geçildi. Saraç,
rüşvet suçlamasıyla ilgili emniyette verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyledi.
Emrah Bağdatlı vasıtasıyla ulaştığını söyleyen bir kişinin kendisini telefonla aradığını iddia eden Saraç, Emrah Bağdatlı aracılığıyla olduğu söylenen bazı firmalardan şirketine fatura yönlendirmesi yapıldığını öne sürdü. Saraç, bu şirketlerden birinin de Murat Ongun’un eşine ait BYZAG Sanat Tasarım olduğunu iddia etti.
Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, soru yöneltmek için söz aldı. Ongun, Saraç’a kim tarafından yönlendirildiğini sordu. Saraç, “Hatırlamıyorum” diye yanıt verdi.
Mahkeme başkanına seslenen Ongun, “Yönlendiren kişinin ismini söyle yoksa tutuklarım deseniz bülbül gibi şakıyacak. Yönlendirenin kim olduğu önemli ama buna cevap vermiyor” dedi.
Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, Mert Saraç’a soru sormak için söz aldı. Sertkaya, Saraç’ın Eylül 2024’te telefonla arandığını söylediğini hatırlatıp “Peki bir şey sorabilir miyim? BYZAG şirketi size 31 Ağustos 2024’te kesmiş faturayı. Acaba 31 Ağustos’ta tarafınıza kesilen bir fatura için eylül ayında nasıl tehdit edilmiş olabilirsiniz” diye sordu.
Saraç, Sertkaya’nın “Lütfen konuşma içeriğini bize anlatır mısınız?” sorusunaysa, “Hatırladığım kadarıyla tekrar yüzeysel olarak geçiyorum” diye yanıt verdi.
Avukat Sertkaya ile Saraç arasında geçenler şöyle:
Rahşan Sertkaya: İfadeniz sırasında Eylül 2024’te arandığınızı söylediniz, değil mi?
Mert Saraç: Evet.
Rahşan Sertkaya: Peki bir şey sorabilir miyim? BYZAG şirketi size 31 Ağustos 2024’te kesmiş faturayı. Acaba 31 Ağustos’ta tarafınıza kesilen bir fatura için eylül ayında nasıl tehdit edilmiş olabilirsiniz?
Mert Saraç: Şunu söylüyorum; faturanın tarihi 30 Ağustos, ikinci ödeme tarihiyle alakalı söylüyorum ben bu aramayı.
Rahşan Sertkaya: Mert Bey, açıkça Emrah Bağdatlı aracılığıyla olduğu söylenen lütfen kayıtlara geçsin, bir kişinin sizi Eylül 2024’te aradığını söylediniz, bunun ilk konuşmanız olduğunu söylediniz. Ancak fatura tarihi öyle dediniz ifadenizde. Bunları zaten biz kayıtlardan çıkaracağız, boşuna şimdi söyleseniz de bir şey değişmeyecek. Şimdi ikinci soruma geçiyorum: Sizi cepten mi aradı, yoksa ofis telefonundan mı?
Mert Saraç: Cep telefonumdan arandım.
Rahşan Sertkaya: Cep telefonunuzdan.
Mert Saraç: Bir ilk konunuzla alakalı cevap vermek istiyorum. Ben iki telefon dedim. Arandığımda da “Bu ilk telefondur.” diye bir ibare geçirmedim. Fatura tarihlerinde…
Rahşan Sertkaya: İfade kayıtlarınız şu anda burada.
Mert Saraç: “Eylülde arandım” dedim.
Rahşan Sertkaya: Evet, ses kaydı zaten. Peki, cep telefonunuzdan arandınız. Sizi arayan kadın mıydı, erkek miydi?
Mert Saraç: Erkekti.
Rahşan Sertkaya: Peki nereden aradığını söyledi size? Yani bana bir konuşmanın içeriğini bir anlatır mısınız? Biri sizi aradı…
Rahşan Sertkaya: Evet, yani pardon çok özür diliyorum hani açmak istiyorum olayın sıhhatli bir şekilde anlaşılabilmesi için. Biliyorsunuz siz de savcılık dolandırıcılığı var, savcılarımızın da kamuda aleni bir şekilde internet sitelerinde dolaşıyor. E bu şirketlerin yetkililerinin de adları, soyadları, unvanları işte girsem ben Kültür A.Ş.’nin genel müdürüyüm, kim görürüm yani sonuçta değil mi? Hani arayıp birisi size adını söylediği bir şirketin, yetkilisinin adını söyledi diye nasıl bir tehdit algıladınız veya bir isim söylendi diye nasıl bir güven duydunuz? Bana bir konunun içeriğini; birisi aradı sizi “Merhaba”, evet “Ben kim…” dedi de ne dedi sonra size?
Mert Saraç: Hatırladığım kadarıyla tekrar yüzeysel olarak geçiyorum.
Rahşan Sertkaya: Yüzeysel geçmeyin.
Mert Saraç: Şimdi çok pardon, çok özür diliyorum. Ben bu faturayla alakalı aranıyorum. Bu fatura kesiliyor ve bana yönlendiriliyor ilgili şahsın sahipliğindeki firmadan ve karşılığında ben mal, beyan almamışken, bir teslim tutanağı yokken…
Rahşan Sertkaya: Şimdi aynı şeyleri lütfen tekrar etmeyin, benim sorum bu değil.
Mert Saraç: Siz farazi konuşuyorsunuz. Bu telefon hayali bir telefon muydu o zaman?
Rahşan Sertkaya: İşte soruyorum size, hayali miydi?
Mert Saraç: Değildi. Ben bunun varlığından bahsediyorum ve buna istinaden de faturalar kesildi.
Rahşan Sertkaya: Bakın Mert Bey, tanıklar yalan söyler ama kanıtlar asla! Biraz evvel söyledim. Siz bir el öte Eylül 2024 dediniz, fatura ağustos. Bakın kanıtlar asla yalan söylemez!
Mert Saraç: Hâlâ söylüyorum; eylülde arandım.
Rahşan Sertkaya: Şimdi tekrarlıyorum; lütfen konuşma içeriğini bize anlatır mısınız?
Mert Saraç: Konuşma içeriği: Emrah Bağdatlı vasıtasıyla olduğunu söyleyen bir kişi aradı. Benim Spor AŞ’deki alacak miktarıma, alacak departmanındaki kişilere kadar ismini söyledi. “Bu paraları da alamazsın, mevcut yapacak olduğun işleri de yapamazsın.” şeklinde tehditte bulununca ben de bu ödemeyi zoraki olarak yapmak durumunda kaldım. Tümüyle bundan ibaret.
Rahşan Sertkaya: Peki, burada tehdit algıladığınıza göre, sizin alacak departmanınızdaki kişilerin de adını söylediğine göre, söyler misiniz kimmiş sizin alacak departmanınızdaki kişilerin adı?
Mert Saraç: Spor AŞ tarafından söylenen mi? İsimlerini şu anda hatırlamıyorum ama o dönem…
Rahşan Sertkaya: Evet. O kadar büyük bir tehdit algıladınız ama isimleri de hatırlamıyorsunuz.
Mert Saraç: Bu hayati bir tehdit değildi, ticari bir riskle alakalıydı. İki yıl geçti üzerinden. Ben de gerekli araştırmaları yaptıktan sonra mevcut paramın yani o kadar büyük bir meblağdı ki o rakamlar o gün küçük geldiği için…
Rahşan Sertkaya: Ne kadarlık bir meblağdı?
Mert Saraç: Benim Spor İstanbul’dan o gün itibarıyla 10 milyon TL alacağım vardı.
Rahşan Sertkaya: Ne kadar ödeme yaptınız peki?
Mert Saraç: Toplamda 80 bin TL bir fatura, 56 bin TL bir fatura. Yani bu tutarlar için çok büyük meblağların gitmesini göze alamadım bu tehdit ve baskı karşısında.
Rahşan Sertkaya: 80 bin lira 10 milyonun kaçta kaçı, biliyor musunuz siz? Yani size mantıklı geliyor mu hani biri tarafından aranıyorsunuz, kim olduğunu bilmiyorsunuz. Kim için, yani o büyük alacak departmanındaki kişinin adını söylüyor, onu hatırlayamıyorsunuz; 10 milyon alacağınız için sizden hepi topu 80 bin lira istiyor ama siz bu ismi bile hatırlamıyorsunuz. Sizce gerçekten bir tehdit söz konusu olsa 10 milyon bir alacak için 80’er bin TL mi istenir? Makul mü sizce bu?
Mert Saraç: Şimdi bu süreçler yaşandıktan sonra ben de iddianameyi okudum. Benim gibi mağduriyet yaşayan başka insanlar da var. Burada tutar…
Rahşan Sertkaya: Ben sizin için sordum.
Mert Saraç: Tamam, benim için soruyorsunuz da ben…
Rahşan Sertkaya: Siz kendi için cevap verin, sizi soruyoruz.
Mert Saraç: E tabii ki. Ben de şu cevabı veriyorum: 10 milyon için o gün itibarıyla 136 bin TL’yi ödemek, başımdaki riski kaldıracaksa bana makul geldi. Ve görüyoruz ki benim gibi insanlardan para toplanarak tutar çok daha yüksek rakamlara ulaşmış gözüküyor. Ters sağlamasını siz de böyle yapabilirsiniz.
Rahşan Sertkaya: Evet, 10 milyondan altı şirketi çarparsa 60 milyon, alınan para 600 bin lira. Peki efendim, hangi GSM hattınızdan arandığınızı söyler misiniz? GSM hattınızın numarasını söyler misiniz?
Mert Saraç: Buraya, buraya beyan ettiğim hatla aynı.
Rahşan Sertkaya: Efendim, ben Mert Saraç’ın GSM kayıtlarının celbini talep ediyorum. Eylül ayında kendisini arayan numaraların celbini talep ediyorum ve Mert Saraç’tan bu numaraların hangisi tarafından arandığının tekrar mahkeme huzuruna getirilerek sorulmasını talep ediyorum efendim.
Tutuksuz sanık İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, savunma yaptı. Uysal, 2004 yılından beri İBB bünyesinde iştirakler, iştiraklerin şirketlerinde çalıştığını söyledi. Uysal, eski İsfalt A.Ş. Genel Müdürü Burak Korzay’ın itirafçı ifadeleriyle suçlandığını belirtti. Korzay’ın, Fatih Keleş’e ihale bilgilerini göndermekle suçladığı Uysal, Fatih Keleş’e herhangi bir bilgi, belge vermediğini, kendisini tanımadığını söyledi.







