İSTAMNUL (Medyascope) – Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli stratejik yatırım şirketi Mir Group, Türk kahve markası EspressoLab’in çıkarılmış sermayesinin yüzde 70’ini satın almak için resmi anlaşmayı imzaladı.

EspressoLab’in çoğunluk hissesi BAE merkezli bir şirkete satıldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli stratejik yatırım şirketi Mir Group, Türk kahve zinciri EspressoLab’ın çatı şirketi Eslab’ın yüzde 70 hissesini satın almak üzere anlaşmaya vardı. Anlaşma kapsamında EspressoLab’ın kurucuları yüzde 30’luk paylarını koruyarak faaliyetlerin geliştirilmesinde rol almaya devam edecek.
Espressolab nasıl kuruldu?
Kocadağ Yatırım bünyesinde yer alan Espressolab, Esat Kocadağ tarafından kuruldu. Markanın kurucu ortağı ise Esat Kocadağ’ın abisi ve Beşiktaş eski Asbaşkanı Emre Kocadağ. Esat Kocadağ’ın babası Mevlüt Kocadağ ise 1953’te Sütiş’i kurdu.
Espressolab’ın kendi internet sitesinde yer alan bilgilere göre markanın ilk mağazası 2014 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde açıldı. Mart 2024 itibarıyla Türkiye, Almanya, Portekiz, Mısır, Katar, Ürdün, Fas, Güney Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs ve Irak’ta toplam 215 mağazayla faaliyet gösteriyor.
Markanın İstanbul’daki Espressolab Roastery merkezi ise 6 bin metrekarelik alan üzerine kuruldu. Kahve mağazası, kavurma alanı, bakery, Cool Juice, workshop alanı ve oditoryum gibi bölümlerin bulunduğu merkez, şirket tarafından Avrupa’nın en büyük kahve deneyim merkezi olarak tanımlanıyor.
Boykot listesindeydi
19 Mart 2025’te İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan operasyonlarda dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 25 Mart 2025’te boykot listesi açıkladı.
Espressolab’ın boykot edilmesinin gerekçeleri arasında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2020’de Ayasofya’nın ibadete açıldığı gün, kılınan namazın ardından bir Espressolab mağazasında kahve içmesi gösterildi.
Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da zincirin Sakarya şubesini ziyaret ederek fotoğraf çektirmesi, markanın iktidara yakınlığına ilişkin tartışmaları artırdı.
Özel, 24 Mart akşamı Saraçhane’de yaptığı konuşmada bu bağları işaret ederek, “Kahvenin her türlüsünü severim… Türk kahvesi, filtre kahve hepsini severim. Hangisini içerseniz için ama bunu sakın Espressolab’den içmeyin! Bunlar güya kampüsleri ele geçirecekmiş… Kampüste Espressolab’e uğramayacağız, kahvesini içmeyeceğiz” ifadeleriyle boykot çağrısında bulundu.
Boykot çağrısının ardında, “Biz neden boykot edildiğimizi anlamadık” başlığıyla bir açıklama paylaşan şirket, markanın arkasında görünmeyen ortak ya da gizli destekçi bulunmadığının altını çizdi. Açıklamada “Global devlerin domine ettiği kahve sektöründe ilk kez bir Türk girişim bu ölçekte büyümüş ve dünya sahnesine çıkmıştır” denildi.
Espressolab, 8 Ekim 2025’te boykot listesinden çıkarıldı. Özgür Özel, zincirin kendileriyle görüşmek istediğini, gençlere yönlendirdiklerini anlattı, kahve zincirinin kampüslerde ve tüm ülkede cirosunun 1/10’a düştüğünü iddia etti.
Özgür Özel şöyle dedi:
“Onlar şöyle bir öneriyle geldiler: ‘Hangi kampüsteysek bütün kârımızı 19 Mart’ta zarar gören öğrenciye burs olarak, maaşı kesilenler için oluşturulan fona aktarıyoruz.’ Biz kurumsal olarak boykot listesinden çıkardık, takdir gençlerindir” dedi.








