ANKARA (Medyascope) – YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın davasına katıldı, insanlığa karşı suç kapsamında yargılama yapılması gerektiğine dikkat çekti. Davadan ayrılırken AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fon kriziyle ilgili açıklamaları sorulan Özel, AKP’ye yakın kişilerin fonda olduğuna güvenerek fona giren kimselerin mağdur olduğunu öne sürdü. Adalet bürokrasisinin tasfiye edilen fonlarla ilişkilendirildiği iddiasını dile getiren Özel, MASAK’a görev düştüğünü söyledi.
- Erdoğan fon kriziyle ilgili konuştu: “Sorumlu kim olursa olsun hukuk önünde hesap sorulacak”
- 800 milyar liralık fon vurgunu: Nasıl başladı, nasıl oldu, ne yapılabilirdi?
- Fon soruşturması: Adı geçen şirketler ve sahipleri hakkında neler biliyoruz?
- Olup bitenleri anlayamayanlar için fon krizi | Kerim Rota anlatıyor
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 104 kişinin IŞİD saldırısıyla hayatını kaybettiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın firari sanıklar yönünden süren davasının duruşmasına katıldı. Duruşmaya ara verildiğinde açıklama yapan Özel, katliamın üzerinden 11 yıl geçtiğini söyleyerek zamanaşımı sınırına yaklaştığına dikkat çekti. Yargılamanın “insanlığa karşı suç” olarak sürdürülmesi gerektiğini ve böylece zamanaşımına uğrayamayacağını belirten Özel, kamu görevlilerinin sorumluluğuna da işaret etti.
Özel, fon krizine dair AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sınırlı bir alanda sorun olduğu ve finansal sistemde risk olmadığı açıklamalarıyla ilgili soruya da yanıt verdi.
“Kabinenizde bulunan kişilere güvenenler soyuldu”
Özgür Özel, 10 Ekim davasında avukatların “Bir yerde insanlığa karşı bir suç işleniyorsa ‘Ya devlet yoktur, ya devlet çoktur’ denir” dediğini aktararak sözlerine başladı ve fon krizinde de devletin sorumluluğunu hatırlattı:
“Şimdi Türkiye’de yine devletin yok olduğu, ya da çok olduğu bir konuyla karşı karşıyayız. Burada da devlet çok. Devlette, hükümette, sarayda görev almış olan çok sayıda kişinin içinde olduğu, onlar içinde olduğu için insanlara güven telkin edilen, yedi milyon yatırımcının yarısı Türkiye’de 10 bin liranın altında küçük paralarla ‘Acaba borsada bir şeyler elde edebilirim de borcumu ödeyebilir miyim, kredi kartımı ödeyebilir miyim, kiramı ödeyebilir miyim?’ diyen, bir umutla buraya parasını koymuş iki milyon kişiyi etkileyecek, 455 bin tekil kullanıcıyı soydular. Asrın soygunu, asrın yolsuzluğu, asrın dolandırıcı ile karşı karşıyayız.”

Erdoğan’ın açıklamalarına tepki gösteren Özel “Türkiye’nin ekonomisi güçlüymüş, Türkiye’de riskler yokmuş, borsa güvenliymiş ve Türkiye bu anlamda güvenilir bir ülkeymiş. Ya nasıl güvenilir bir ülke? Memlekette iki milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar. Hem de sizin sağınızda, solunuzda, yanınızda, kabinenizde bulunan kişilerin ‘Efendim TERA Fon’da paralarını değerlendiriyorlar, TERA Fon onların, yönetimi onların’ deyip onlara güvenen, bilhassa size çok yakın, oyunu çoğu size veren insanlar size güvendiler, buraya para koydular ve düpedüz soyuldular” diye konuştu.
Adalet bürokrasisi iddiası
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ve ona bağlı MASAK’a çok önemli görev düştüğünü kaydeden Özel şöyle devam etti:
“Biz kapalı dönemle ilgili işlem yapanların MASAK tarafından savcılığa bildirilmesi gerektiğini söylemiştik. O konuda olumlu bir gelişme oldu. Onu yakından takip ederken, bugün sabah Adalet Bakanı, ki adalet bürokrasisi bu fonla çok ilişkilendiriliyor. Birtakım isimler var, bunları ileride enine boyuna tartışacağız, konuşacağız. Onların MASAK raporlarında yer alıp almaması önemli. Şimdi bir askeri ve sivil casusluk davası açıp, içinde eski MASAK başkanlarını, MASAK çalışanlarını anarak bu soruşturmanın yürütülmekte olan soruşturmayla zamanlaması manidar bir hamle yapıyor. Buna dikkat çekmek lazım, bunun altını çizmek lazım. Bu iş kime ulaşıyorsa ulaşsın, mutlaka bunun hesabının verilmesi gerekiyor. Bu dönemde, yani 2024’ten sonrasına değil, fonun kurulduğu 2021’den, ilk işlemden itibaren bakmak gerekiyor. Kimseleri kenarda tutmak, gizli tutmamak gerekiyor.”
Amerika örneğini vererek paranın fondan haksız kazanç sağlayanlardan tahsil edilip mağdurlara dağıtılması gerektiğini söyleyen Özel “Geçmişte buradan o büyük paraları kazanan AKP’nin içindeki kişilerin her birisinden malvarlıkları ile birlikte bunun tahsil edilip, mağdurlara paylaştırılması gerekiyor” dedi.
10 Ekim’de kamu sorumluluğu
10 Ekim Katliamı ile ilgili açıklamalarında Özel, 2015’te 7 Haziran’da AKP’nin Meclis çoğunluğunu kaybettiğine ve 1 Kasım seçimlerine kadar yaşananlara işaret etti. “Türkiye adeta cehennemi yaşamıştı. Bir anda bir düğmeye basılmışçasına, başta IŞİD olmak üzere çeşitli terör örgütlerinin bombalı saldırılarıyla, canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda katliam yaşandı” diyen Özel, 10 Ekim’de iki canlı bombanın Gaziantep’ten Ankara’nın göbeğine kadar bir arama, kimlik kontrolü ya da trafik uygulamasına dahi takılmadan geldiğini vurguladı.

Özel “Tarihte aydınlatılması gereken en karanlık sayfalardan bir tanesi” derken zamanaşımı kamu sorumluluğuna dikkat çekti:
“Ankara’nın göbeğinde yapılan bu katliam, IŞİD militanlarının, sınırdan geçmemesi gereken, her birisi aranan ve katliam yapmak üzere gelmiş olan terör örgütü üyelerinin dışında birtakım yardımlar, birtakım hazırlıklar, birtakım ön açmalar ya da birtakım görevi kötüye kullanmalar, görevi ihmaller olmadan hayata geçirilmesi mümkün olmayan bir iştir bu. Bunun için sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanması gerekmektedir. Bu konuda çok sayıda başvuru yapılmış, kimi hiç kabul edilmemiş, kimi önce izin verilmiş sonra izinler iptal edilmiş ama asla kamu görevlilerinin sorumluluğu mahkeme önünde yargılama konusu yapılamamıştır. Kamu görevlileri yargılanmadan asla ve asla bu karanlık sayfa açığa çıkarılamaz.”
Katliamın üzerinden 11 yıl geçtiğini hatırlatan Özel, zamanaşımı riskini ve yargılamanın insanlığa karşı suç kapsamında devam etmesi gerektiğini vurguladı. Özel 12. yılla birlikte bazı kamu görevlilerinin ve yargılanmayan herkesin zamanaşımına uğrayacağını belirtti.
10 Ekim Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş suç olduğunun altını çizen Özel “İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun mahkeme tarafından kabulü, teyidi, karara bağlanması durumunda hiçbir zaman aşımı kuralı geçerli olmayacaktır” dedi.








