İSTANBUL (Medyascope) – Haftaya Bakış programında Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can, İzmir’deki gelişmeleri, fon krizini ve muhalefetin siyasi gündemini değerlendirdi.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve gazeteci Kemal Can, haftanın gündemini Haftaya Bakış’ta ele aldı. Can, fon skandalını tek tek isimlere indirgemenin iktidar üzerindeki baskıyı azalttığını savundu:
“Bir soygun düzeni kurulmuş. İktidarın sorumluluğu kaç mensubunun hissesi olduğuyla sınırlı değil.”

Can, Sayan Kaya’nın bilgiye siyasi gücüyle ulaştığını söyledi
Can, eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın konumuna dikkat çekerek “O hissenin bilgisini kişisel olarak başka bir yerden almadı” dedi. Can, Sayan Kaya’yı Özal döneminin prenslerine benzetti ve “Bu da prenseslerden biri” diye ekledi.
Çakır ise YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin listesinin isim benzerliğine takıldığını hatırlattı. Mahinur Özdemir Göktaş, listedeki kişinin babası olmadığını açıkladı ve babasının Konyalı olduğunu belirtti. Çakır, yalnızca Bartın’da 60 Hasan Özdemir bulunduğunu aktardı.

Çakır, Erdoğan’ın sürecin ağırlığını hissettiğini düşünüyor
Çakır, AKP Genel Başkan Yardımcısı Berzan Toprak’ın “Yüzde 40 kâr olabiliritesi olağan bir durumdur” sözlerini hatırlattı.
Çakır’a göre skandal, 25 yıllık AKP iktidarının bir özeti niteliği taşıyor. Çakır, “Erdoğan bana ortalamanın üzerinde tedirgin gibi geliyor” dedi.
Çakır, AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay için “İçeri girmekten kurtuldu” dedi. Can ise transferleri muhalefetin kapasite sorununa bağladı:
“Silkeledikçe dökülen bu kadar çok şeyin varlığı bir kapasite sorununu gösteriyor.”
Can, siyasetçilerin bilgiyi iktidar için bir baskı unsuruna dönüştürmesi gerektiğini savundu: “Bilgi aktarmak bir siyasi faaliyet değil.”
Can, muhalefetin “hesabını soracağız” söylemini de eleştirdi ve “Kaç senedir bunu dinliyoruz” dedi.





