İSTANBUL (Medyascope) – Hafta Başı’nın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Kadri Gürsel ile Fon krizinin gazetecilere yansımalarını, soruşturma kapsamında gündeme gelen iddiaları ve iktidarın belediye başkanlarına yönelik transfer siyasetini değerlendirdi.
Ruşen Çakır ve Kadri Gürsel, Hafta Başı’nda fon soruşturmasının gazetecilere yansımalarını ele aldı. Gürsel, fon soruşturması kapsamında iktidarın basın üzerindeki baskısının artabileceğini vurguladı. Fon krizinin geçmişteki yolsuzluk tartışmalarından farklı olduğunu belirten Kadri Gürsel, doğrudan vatandaşların parasının kaybedildiğine dikkat çekti:
“Burada doğrudan henüz daha devletin cebine girmemiş yani vergi yoluyla devletin kasasına girmemiş bir paranın, vatandaşın parasının iç edilmesi söz konusu. Doğrudan vatandaşın soyulması söz konusu. En büyük fark burada. Çünkü insanlar doğrudan kendi paralarını kaybetmiş durumdalar, yitirmiş durumdalar ve bunların sayısı yüz binlerle ifade ediliyor.”
Fon krizinin faturası gazetecilere

İktidarın krize yönelik eleştirileri bastırmaya çalıştığını savunarak gazetecilere yönelik yeni yaptırımlar olabileceğini belirten Kadri Gürsel, şöyle devam etti:
“Olacakların ne yönde gelişeceğini, yani iktidarın bu fon rezaleti konusundaki tutumunun ne olacağı konusunda çok net açık bir uyarı. Hukuki dedikleri yargıyı kullanacaklar. Yani medyaya karşı, medyada derken işte ne kaldıysa ondan geriye… Çok daha sert tedbirler alındığını göreceğiz. Daha yeni tutuklamalar olabilir.”
Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişi
Ruşen Çakır, Kadri Gürsel ile muhalefet belediyelerinden AKP’ye geçişler ve Cemil Tugay hakkındaki iddialara değindi. Olası parti değişikliğinin seçmen iradesine aykırı olacağını ifade eden Gürsel şöyle devam etti:
“Cemil Tugay’ın ihaneti seçmene yapılmış bir ihanet. Kendisine verilmiş oy, o oy değil, o insanlara doğrudan yapılmış bir ihanettir ama davaya yapılmış ihanet değildir. Orada bir akit var yani. Hangi partiden giriyorsun, hangi vaatle giriyorsun ve ondan sonra onları nasıl satıyorsun? İhanet bu.”
Muhalefetin belediye transferlerine karşı daha etkili siyasi yöntemler geliştirmesi gerektiğini belirten Gürsel, seçmenlerin yaşadığı güven kaybına dair, “Bunun da en büyük zararını onlara oy veren, onlara belli güvenceler, güven atfeden seçmen ödüyor. Karakterli, ahlaklı ve haysiyetli de olmak gerekir” diye konuştu.








