Halk TV’ye kayyum atandı: İşte tepkiler

halk tv

İSTANBUL (Medyascope, ANKA) – Halk TV’ye kayyum atandı ve kanalın yayınları durduruldu. Polis ekipleri kanalın İstanbul’daki binasına girdi. Kayyum kararına siyasetçilerden ve meslek örgütlerinden tepki geldi. İşte Halk TV’ye kayyum atanmasına gelen tepkiler.

Halk TV’ye kayyum atandı ve yayınları durduruldu. Halk TV’nin İstanbul’daki binasına polis ekipleri girdi. 05:30’da kanala gelen polis ekipleri bina içerisinde arama yaptı.

Kanalın bulunduğu yol polis tarafından kapatıldı. Çalışanlar binaya alınmıyor. Halk TV muhabiri Gamze Altunay sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yüzlerce polis ve araçla yollar kapatıldı. Polisler hâlâ binada, içeri alınmıyoruz” diye yazdı.

Ekrem İmamoğlu: “Son kez uyarıyorum, vazgeçin”

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada tutuklanmasının üzerinden 19 ay geçtikten sonra ilk kez savunma yapmaya başladı. Savunmasında Halk TV’ye yönelik kayyum kararına tepki gösteren İmamoğlu, “Sizi son kez uyarıyorum. Vazgeçin, bu milletin önünde duramazsınız” dedi.

İmamoğlu, savunmasında şöyle konuştu:

“Annem ‘şu an Halk TV’yi kapattılar, neden kapattılar’ dedi. Babam, ‘Halk TV’ye kayyum atamışlar oğlum’ dedi. Bu memlekette çok enteresan şeyler oluyor. Ferhan Şensoy’un ‘tesadüfün iğne deliği’ diye sözü vardı. Bu da tesadüfün iğne deliği sanırım. Sosyal medya yasakları, gazetecilere olan baskı hani bilgi ulaşmasın nasıl engelleriz bakışı enteresan seviyeye ulaştı. Kuzey Kore’ye rahmet okuyacak seviyeye çıktı. Bu tutuklama kararını veren hakim bilmiyor ama ben biliyorum. Cumhurbaşkanı adayı olarak ben biliyorum. Uluslararası bir işbirliği var. Flash TV ile başlayan medya operasyonları Tele1, Merdan Yanardağ konusu üzerinden ilerledi. T24’ün sesini kestiler ve bu sabah son medya vurgunu. Biz vurgun ülkesi olduk. Fon vurgunu, zam vurgunu… Son medya vurgunu, Halk TV operasyon. Neymiş ihaleye fesatmış, boy boy yalanlar. Akılları sıra milleti kandıracaklar. Operasyon bağımlısı. Sizi operasyon girdabına sokan bir süreçle iç içesiniz. Allah size akıl fikir versin. Kaybettikleri her şey, milletin güvenini kaybetmişler; bütün bunları telafi edeceklerini, operasyonlarla her şeye sahip olacaklarını zannediyorlar. Allah bu ülkeyi minik akıllardan korusun. Millet beğenirse izler, beğenmezse izlemez. Siz benim anacığıma hangi kanalı izleyeceğine karar mı vereceksiniz? Hadi oradan. Allah’ın adaleti var, bu milletin de tokadı var, göreceğiz onu. Sizlerin haber alma hakkı için kelle koltukta cesaretle çalıştılar, onlar sizi nasıl yalnız bırakmadıysa lütfen Halk TV’yi yalnız bırakmayın, size haber ulaştıran gazetecileri yalnız bırakmayın. Sizi son kez uyarıyorum, vazgeçin, bu milletin önünde duramazsınız. Asrın soygunu fon vurgunu, medya vurgunu. Bu özgür basını savunmak halkı savunmaktır. Tüm muhaliflere sesleniyorum, bu vurgunculara karşı milletçe bir araya gelmelisiniz. Bu tarihi bir mücadeledir.”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Halk TV’ye düzenlenen operasyona tepki gösterdi. Özel açıklamasında fon krizini hatırlatarak şunları söyledi:

“Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken…. Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar. Çünkü aciz ve korkaklar! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız”

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İktidarını kaybetme korkusu ve telaşı içinde olanların, fon vurgununun, derin yoksulluğun, adaletsizliğin üstünü şafak operasyonlarıyla örtmesine, kurdukları muhalefetsiz Türkiye hayalini gerçek kılmalarına geçit vermeyeceğiz. Halkın sesini kısıp nefesini keserek hakikati susturamayacaksınız” dedi. Özgür Çelik şunları kaydetti:

“Türkiye susmayacak. Sesini, görüntüsünü yasakladıkları, kitaplaştırdığı savunmasını toplattıkları cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de tarihi savunmasını yapacağı gün, Halk TV’ye yönelik şafak operasyonu ve kayyım kararı, azınlık iktidarının içinde bulunduğu korku ve acziyetin boyutunu gösteriyor. Halkın iradesiyle sahip olamadığı her yere çöken, tehdit, şantaj ve teklif yoluyla satın alamadığını, devletin gücünü istismar ederek zorbaca yöntemlerle teslim almaya çalışan, halkımıza hiçbir vaadi kalmamış bu düzen daha fazla devam edemez. İktidarını kaybetme korkusu ve telaşı içinde olanların, fon vurgununun, derin yoksulluğun, adaletsizliğin üstünü şafak operasyonlarıyla örtmesine, kurdukları muhalefetsiz Türkiye hayalini gerçek kılmalarına geçit vermeyeceğiz. Halkın sesini kısıp nefesini keserek hakikati susturamayacaksınız. Halk TV’nin ve bütün gazetecilerin yanındayız.”

YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu sabah da şafak vakti halkın haber alma hakkına, Halk TV’ye kayyum atandı! Niye? Çünkü kanun tanımıyorlar. Çünkü üzerini örtmeleri gereken gerçekler var. Çünkü korkuyorlar. Ama bu karanlık geçecek. Hak ve hukuk mücadelesini halkla birlikte kazanacağız” diye yazdı.

Başarır, Halk TV ofisinin önüne giderek “Halk TV’ye sahip çıkmaya geldim. Demokrasimiz, basın özgürlüğümüz abluka altında. Milletimize sesleniyorum: Gelin birbirimize sahip çıkalım” çağrısında bulundu.

İBB davasını takip etmeye giden Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Medyascope ekibinin Silivri’den yaptığı yayında Halk TV’ye kayyum atanmasına şu sözlerle tepki gösterdi:

“Halk TV’ye kayyum atandı. Ben gazetecilik hayatımda böyle büyük bir sansür uygulaması görmedim. T24, Halk TV, tutuklanan gazeteciler, ev hapsi verilen gazeteciler… Bunlar fon kriziyle de alakalı. Zor bir dönem, daha da zor bir dönem olacak”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir” dedi.

Mansur Yavaş’ın açıklaması şöyle:

“2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’ Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır. En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir.”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, “Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız” dedi:

“Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı. Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor. Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız.”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, “Halk TV’ye yapılan müdahale, milyonlarca yurttaşın haber alma hakkına yöneliktir. İktidar, hangi haberin yapılacağına, hangi sorunun sorulacağına, kimin sesinin duyulacağına kendisi karar vermek istiyor. Gazetecilik suç değildir” açıklamasında bulundu.

TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, müdahalenin fon iddiaları ve Ekrem İmamoğlu’nun savunması gibi konuların gündeme gelmesini engellemeyi amaçladığını savundu.

Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

“Fon adı altında kurdukları düzenle gayet organize bir biçimde götürdükleri milyarları konuşmayın, hesabını soramayın, ellerinde dakika dakika işlem kayıtları bulunan ama adlarını bir suç ortağı titizliğiyle sır gibi sakladıkları dolandırıcıları duymayın diye, Gazze’deki soykırımın baş sorumlularından katil Trump’ın gençlerimizi başkalarının savaşında ölsünler diye Yemen’e yollamak için ellerini ovuşturarak gün saydığını gözlerinizle görmeyin diye, ‘Canlı yayınlansın’ dedikleri İmamoğlu savunması akşam haberlerde bile olamasın diye, Saray’ın kayyumuyla küçük ortağının buluştuğunun ne tesadüf ki ertesi günü Halk TV’ye de çöktüler. Çünkü Saray Rejiminde suç işlemek serbest. Rejimin organize suçlarını konuşmak yasak.”

TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ise “Türkiye Cumhuriyeti diktatörlüğü” diye yazdı.

TİP, sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şunlar denildi:

“Sabah saatlerinde Halk TV’ye kayyum atanarak polis zoruyla girilmesi, Saray’ın medyayı şiddetle abluka altına alma girişiminin ürünüdür. Gazeteciler tehdit edilerek, gözaltına alınarak, cezalandırılarak halkın haber alma hakkına darbe yapılmaktadır. Bu darbeyi ve muhalefete dönük düşmanca saldırıları kınıyoruz. Özgür basın mücadelemizi sürdüreceğiz.”

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamda “Gerçeklerden korkan AKP iktidarı, çareyi baskıda ve polis gücünde arıyor. Halk TV’nin, orada çalışan basın emekçilerinin ve milyonların haber alma hakkının yanındayız” diyerek tepki gösterdi.

YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Tele1’e de kayyum atanmasını hatırlatarak “Saray işbirlikçileri kına yaksın! Özgür basını, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını sonuna kadar savunacağız. Halk TV emekçilerinin yanındayız” açıklamasında bulundu. Burhanettin Bulut, şunları söyledi:

“Sandıkta kazanamadıkları belediyelere kayyımla çökenler, Tele1’in ardından şimdi de Halk TV’ye kayyum atadılar… Halkın gerçekleri öğrendiği, ülkenin gerçek gündemini takip ettiği ekranları susturarak gerçekleri gizleyebileceklerini, halkın sesini bastırabileceklerini sanıyorlar.

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, müdahalenin halkın haber alma hakkına yönelik olduğunu savunarak, “Susturulan bu memleketin yarınlarıdır” dedi.

YENİ Parti Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, Halk TV’ye kayyım atanmasının halkın haber alma hakkı ve basın özgürlüğü açısından ağır bir gelişme olduğunu söyleyerek, “Basın özgürlüğü iktidarın lütfu değil, halkın anayasal hakkıdır” diye yazdı.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, “Saray rejimi basın özgürlüğünü boğduğu gibi halkın haber alma hakkını da gasbetmektedir. Bu saldırılarla iktidar parçası olduğu suçları halkın gözünden kaçırmaya çalışırken demokrasi, özgürlük ve adalet isteyen emekçileri de zapturapt altına almak istemektedir” dedi.

Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin, “Farklı sesleri susturmak, eleştirel düşünceyi bastırmak kimseye kazanç sağlamaz. Basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, “Halk TV’nin ve basın emekçilerinin yanındayız. Siz kaybediyorsunuz, kaybedeceksiniz” dedi.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, “Suçla mücadele basın özgürlüğüne kastederek yapılmaz. Tersine Türkiye’yi bir suç cennetine çeviren şey budur; bütün temel hak ve hürriyetlerin garantörü olan basın hürriyetine dönük saldırılar, bizatihi gazeteciliğin suça dönüştürülmesi, halkın haber alma hakkını kullanamıyor olmasıdır” dedi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kayyum kararı hakkında şunları kaydetti:

“Halk TV yayınlarının şafak baskınıyla durdurulması ve aynı anda kayyum atanması yalnızca bir televizyon kanalına yönelik işlem olarak görülemez. Bu tablo basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından son derece ciddi bir müdahaledir, gasptır. İsteniyor ki bu ülkede gerçekler konuşulmasın, gazeteciler haber yapamasın, halk olup bitenlerden haberdar olmasın. Oysa basın özgürlüğü iktidarların lütfu değil, demokrasinin vazgeçilmez güvencesidir. Gazetecilerin bilgi verme, halkın da doğru bilgiye ulaşma hakkı hiçbir siyasi hesap uğruna ortadan kaldırılamaz. Unutulmasın, susturulan yalnızca bir televizyon kanalı değil, toplumun haber alma hakkıdır.

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Saat 05:15’te Halk TV’ye şafak baskınıyla kayyum atadılar. Önce belediyelere çöktüler, ardından TELE1’e kayyum atadılar, şimdi de Halk TV’ye… Millet geçim derdiyle boğuşurken, gazeteciliği baskıyla diz çöktürmeye, özgür basını susturmaya çalışıyorlar.”

YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, uygulamanın halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü hedef aldığını belirtti. Bülbül, “Halk TV’ye kayyum, halkın haber alma hakkına darbedir!” diye yazdı.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin, “Ekranı gasp ederek ülkeyi açık hava hapishanesine çevirebilirsiniz ama bu halkın size karşı olan düşüncelerini değiştiremezsiniz” dedi. Emir, şunları söyledi:

“Şafak vakti Halk TV’ye kayyum atayarak ve polislerle basarak yapılan şey milyonların gözünü bağlayıp suçu gizleme operasyonudur. Ekranı gasp ederek ülkeyi açık hava hapishanesine çevirebilirsiniz ama bu halkın size karşı olan düşüncelerini değiştiremezsiniz. Bizler, aylardır hedef gösterilen Halk TV emekçilerinin, gerçeğin ve doğru haberciliğin yanındayız.”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Basın özgürlüğünü kısıtlamakla, medyayı susturmakla hakikatin üstünü örtmek mümkün değildir. Gerçeklerin, hakikatlerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır. Onun için benim buradan iktidara ve devlet kurumlarına çağrım: Her alanda çuvallayıp her alanda başarısız olup hele hele şu son fon dolandırıcılığıyla beraber artık tamamen pisliğin dışarılara taştığı bir ortamda pisliğin üzerine örtmekle uğraşmasınlar” diye konuştu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kararı muhalif medyayı susturmaya yönelik siyasi müdahale olarak nitelendirdi ve basın özgürlüğüne yönelik baskıların sona erdirilmesini istedi:

“Şafak vakti operasyonu ile Halk TV’ye kayyım atanması, muhalif medyayı susturmaya yönelik açık bir siyasi müdahaledir. Basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve toplumun çoğulcu sesine vurulmuş ağır bir darbedir. Gazetecileri tutuklayan, internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren, muhalif kanallara kayyım atayan bu anlayış Türkiye’yi büyük bir karanlığa sürüklüyor. Halka dayattığınız baskı kabul edilemez. Hakikat kayyımla yok edilemez. Kararı derhal geri çekin, basına ve basın emekçilerine yönelik baskılara son verin. Kayyıma karşı Halk TV’nin ve basın emekçilerinin sonuna kadar yanındayız. Halk TV’ye, basın emekçilerine ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmak, özgür bir Türkiye’ye sahip çıkmaktır.”

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “Saray rejimi medyaya ‘ya benimsin ya kara toprağın’ demektedir. Halk TV’nin ve basın özgürlüğünün yanındayız. Tüm kamuoyunu halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi.

YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, “Bu, hukuk devletinin değil, korku ve vesayet düzeninin açık bir fotoğrafıdır. Milletin iradesine, özgür basına ve gazetecilere çökenler bilsin: Korkuyla ülke yönetilmez. Halk TV’nin, basın özgürlüğünün ve gazetecilerin yanındayız” açıklamasında bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Halk TV’ye kayyum atanması, sadece bir medya kuruluşuna müdahale değildir; basın özgürlüğüne açık bir müdahaledir. Demokratik bir ülkede basının susturulması, hangi gerekçeyle olursa olsun asla kabul edilemez. Bugün susan basın, yarın susan demokrasidir” diye tepki gösterdi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin, “‘Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’ festivali Halk TV’ye kayyum ile son hız sürüyor. Yeni, sivil ve demokratik anayasa istediğini söyleyenler, sosyal medyadan televizyona, haber alma hürriyetini kısıtlıyor” diye yazdı.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, “19 Mart darbesi sürüyor. Anayasa’yı tanımayan, fon vurgunlarıyla milleti soyan, milletvekillerini, belediye başkanlarını tutuklayarak sandık iradesine çöken bu karanlık düzene karşı her alanda mücadelemizi sürdüreceğiz. Halk TV’nin ve emekçilerinin yanındayız. Halkın sesini susturamayacaksınız” dedi.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Halk TV’ye kayyum atanmasını kınayarak, basına yönelik baskıların, gazetecilere gözdağının ve muhalefeti susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

YENİ Parti Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, “Sandıktan korkan, gerçeklerden kaçan, eleştiriye tahammül edemeyen bir iktidarın geldiği nokta budur. Halk TV’nin ekranını karartarak yolsuzlukları, hukuksuzlukları, yoksulluğu ve halkın öfkesini gizleyemezsiniz. Bu ülkenin vicdanı, sizin kararttığınız ekranlardan çok daha aydınlık” dedi.

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), “AKP faşizmi bu kez de Halk TV’yi hedef aldı. ABD emperyalistleri tarafından kendilerine bahşedilen ‘meşruiyet’ sayesinde gemi iyice azıya alan AKP’giller faşizmi, günün erken saatlerinde Halk TV’nin İstanbul’daki binasına baskın yaparak binayı polis ablukasına aldırdı. Halk TV’nin ve Halk TV emekçilerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz” açıklamasını yaptı.

SOL Parti’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Birleşerek her alanda dayanışma ve birlik için mücadele etmek zorundayız. Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür” denildi.

SOL Parti’nin açıklamasıın tamamı şöyle:

“Halkın haber alma hakkı için Halk TV ile omuz omuzayız. Tüm muhalefet zeminlerini dağıtmak için harekete geçen iktidarın son adımı, HALK TV’nin kapatılması oldu. Çökmeye mahkum iktidarlarını ayakta tutabilmek için ülkeyi, seçimlerin de fiilen ortadan kaldırıldığı bir rejime dönüşmeye zorluyorlar. Açık ki devletin tüm baskı gücünü ve imkânlarını muhalefeti susturmak için seferber eden bir iktidara son vermek, sadece seçimi bekleyerek başarılamaz. Bütün halk güçleri, toplumsal mücadele inisiyatifleri… Gençler, kadınlar, işçiler, köylüler, tüm emekçiler… Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, tüm ezilenler… Birleşerek her alanda dayanışma ve birlik için mücadele etmek zorundayız. Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür.”

SOL Parti Sözcüsü İsmail Hakkı Tombul, “Oldu olacak iktidar, her gün resmi bülten yayınlasın, tüm basın yayın kuruluşları da halka onu iletsin. Çok basın yayın organı tek ses. İşte Saray rejimi. Ne yaparsanız yapın gideceksiniz” sözleriyle Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi.

DEM Parti’den yapılan açıklamada, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterilerek, müdahalenin basın ve ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına yönelik bir saldırı olduğu belirtildi. Açıklamada, “İktidarı, basın ve ifade özgürlüğünü hedef alan bu uygulamalardan vazgeçmeye, demokrasiyi güçlendirecek adımlar atmaya ve barışın toplumsallaşması için demokratik zeminde hareket etmeye çağırıyoruz” denildi.

Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, “Türkiye Cumhuriyeti gibi bir hukuk devletinde soruşturma yetkisinin anayasal hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak şekilde kullanılması, basın özgürlüğünün geleceği bakımından son derece kaygı vericidir” diye yazdı.

Hürriyet Partisi Genel Başkanı Ali Gül, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, “Türkiye böyle bir baskı rejimi olmayı hak etmiyor. Türk ulusu böyle bir baskı rejiminde yaşamayı hak etmiyor” dedi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Türkiye’nin ihtiyacı; korkunun değil özgürlüğün, baskının değil hukukun, tek sesliliğin değil çoğulculuğun hakim olduğu bir demokratik düzendir. Özgür basın, özgür toplumun teminatıdır. Türk milleti, bu temel demokratik haktan vazgeçmeyecektir” diye yazdı.

Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, müdahalenin halkın haber alma hakkını elinden aldığını ve sessiz kalanların da ileride kendilerini savunacak kimseyi bulamayacağını ifade etti.

Türkiye Komünist Partisi (TKP), “AKP kontrolü kaybetmektedir. Mesele sadece halkın haber alma özgürlüğüne yönelik bir operasyon değil, içerde ve dışarda kontrolü kaybeden iktidarın halkımız için oluşturduğu büyük tehdittir” açıklamasını yaptı.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, “Halk TV’ye patronu nedeniyle el konmadığını herkes biliyor” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin, “Farklı seslerin, kanaatlerin sesinin kısılması, bu sesleri duyacak mecraların her gün azalması kabul edilebilir durum değil. Dünyada açıklanan istatistiklerde, basın özgürlüğünde, hukukun uygulanmasında, yolsuzluk endeksinde hep son sıralardayız. Böyle giderse o istatistiklerde yerimizi bile alamayacağız” diye konuştu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Muhalif gazeteciler tutuklu ve tutuklanıyor. Muhalif sosyal medya hesapları erişime kapatılıyor. Halkı kin ve düşmanlığa teşvik ve yanıltıcı bilgiyi yayma suçlamaları muhalefeti susturmak için araçsallaştırılmış durumda. Fon yolsuzluğu ise kapatılmak ve normalleştirilmek isteniyor. Halk yeter artık diyecek” diye yazdı.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, müdahalenin halkın haber alma hakkını ihlal ettiğini belirtti. Bilgin, “Kayyum kararına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve gazetecilerin görevlerini baskı görmeden yapabilmesini istiyoruz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz” dedi.

Seda Selek, “Demokrasi, hukuk devleti ve basın özgürlüğü açısından bir eşik daha” diye yazdı.

Türkiye İşçi Partisi PM Üyesi İrfan Değirmenci, Halk TV’ye düzenlenen operasyona ilişkin “Bu suçlar ve suç ortaklıkları unutulmayacak, ne yaparlarsa yapsınlar gerçeklerin ortaya çıkmasını ve duyulmasını engelleyemeyeceklerdir!” dedi.

Hilmi Hacaloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Dün TELE1’e bugün Halk TV’ye. Eleştirel gazetecilik yapan kurumlara ihtiyaç oldukça el konuyor. Gerçekten, “‘Onu kapatacağız, şunun kapısına kilit vuracağız, hepinizden hesap soracağız’ gibi anti demokratik yollara asla tevessül” etmediler. Asla!”

Sorel Dağıstanlı, “Bunu da yaptılar, Halk TV’ye el koydular. Daha da ötesini yapacaklar. Nasıl olsa birkaç itiraz sonrası tepkiler “kınama” ile sınırlı kalır. Kılıçdaroğlu “hadi artık” dedi, üstüne Bahçeli ile “dostane” görüştü ertesi gün hayali gerçek oldu. İzlemeye devam edelim değil mi?” diye yazdı.

RTÜK üyeleri İlhan Taşcı ve Tuncay Keser’de kayyum atanmasına ilişkin açıklamarda bulundu. İlhan Taşcı, “Basın özgürlüğü, iktidarın lütfu değil, demokrasinin temelidir. Özgür basın yarın herkese lazım olur. Halkın haber alma hakkı esas alınmalı, basın özgürlüğü korunmalıdır” derken Tuncay Keser “Medyadaki çok sesliliği daraltan her süreç demokrasiye zarar vermekte, kaybeden ülkemiz olmaktadır. Gazetecilik kapatılamaz ve gazetecilik suç değildir” diye konuştu.

ÇGD ve DİSK Basın-İş’ten kayyum kararına tepki

İstanbul Barosu, Halk TV’ye yönelik düzenlenen şafak operasyonu, binasının ablukaya alınması, kanalın yayınının durdurulup kayyum atanması hukuk devleti normuna açıkça aykırı olduğunu belirterek, ” Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz” açıklamasını yaptı.

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Halk TV’ye kayyum atanmasına, “Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez” diyerek tepki gösterdi.

DİSK Basın-İş’ten Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin yapılan açıklamada, “Halk TV’ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir” diye yazıldı.

DİSK Basın-İş’in X hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:

“Halk TV’ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1’e yapılan uygulama, bugün Halk TV’de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye’de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC), Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, medya kuruluşlarının bağımsızlığının, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının korunması gerektiğini vurguladı.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, “Kayyum basın özgürlüğüne darbedir” diyerek Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi.

Mülkiyeliler Birliği’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Basın halktır, halk susturulamaz. Demokrasinin temel taşlarından biri olan basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı, hiçbir gerekçeyle kısıtlanamaz, engellenemez. Halk TV’ye kayyım atanması, yalnızca bir yayın kuruluşuna değil; bağımsız gazeteciliğe, çoğulcu demokrasiye ve toplumun bilgiye özgürce erişim hakkına yönelik bir müdahaledir. Özgür basın, Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin ayrılmaz bir parçası ve farklı seslerin bir arada var olabilmesinin temel güvencelerinden biridir. Hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, biz Mülkiyeliler Birliği olarak basın özgürlüğünü hedef alan baskılara karşı hakikati, adaleti ve özgür yayıncılığı savunmaya devam edeceğiz” denildi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) hesabından yapılan açıklamada “Halk TV’ye kayyum atandı! Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz! Basın hürdür, sansür edilemez! denildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin, “Bir taraftan barış ve demokratikleşmeden söz edilirken diğer taraftan eleştirel seslerin susturulması, barışın toplumsallaşmasını engellemektedir. Özgür basının baskı altına alındığı bir ortamda demokratikleşme iradesinin inandırıcılığı da zedelenmektedir. Operasyonun fon dolandırıcılığının yoğun tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de düşündürücüdür” açıklamasını yaptı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Kayyumlar gidecek, halkın iradesi kazanacak. AKP iktidarı, baskı ve sindirme politikalarını yaşamın her alanına yaymaya devam ediyor. Belediyelerden demokratik kurumlara, dijital mecralardan muhalif basına uzanan kayyum, sansür ve yasak politikalarının son hedefi Halk TV oldu. Bu saldırılar, toplumsal muhalefeti susturmayı, halkın iradesini gasp etmeyi ve haber alma hakkını ortadan kaldırmayı hedefleyen politikanın parçalarıdır. Milyarlarca dolarlık fon yolsuzluğu gündemdeki yerini korurken, muhalif basına yönelik müdahaleler, yolsuzluğun üzerinin örtülmek ve muhalif medyada tartışılmasının engellenmek istendiğine de işaret etmektedir. Yargıyı, kolluğu, kayyumları ve dijital sansürü baskı aracına dönüştürenler bilmelidir ki bu çabaları beyhudedir. Hiçbir iktidar baskıyla, yasaklarla ve zorbalıkla ömrünü sonsuza kadar uzatamamıştır. KESK olarak Halk TV emekçileriyle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyor, tüm emek ve demokrasi güçlerini bu hukuksuzluğa karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu örgütlü kötülüğü dağıtacak olan ortak mücadele ve dayanışmadır. Emeğin, barışın, özgürlüğün ve demokrasinin kazandığı bir geleceği mutlaka birlikte kuracağız”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından yapılan açıklamada “Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun haber alma hakkının ve demokratik bir düzende yaşama hakkının güvencesidir. Basın hürdür, sansür edilemez! Halkın haber alma hakkı engellenemez!” denilerek Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterildi.

Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) yapılan açıklamada, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterilerek, “Bu tahakkümü kabul etmeyecek, normalleştirmeyeceğiz. Halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü ve basın-yayın emekçilerinin haklarını savunmayı sürdüreceğiz” denildi.

Halkevleri’nden yapılan açıklamada Halk TV’ye kayyum atanmasına, “Özgür basın susturulamaz, gerçekler kayyumla kapatılamaz” sözleriyle tepki gösterildi.

Birleşik Kamu-İş Federasyonu, Halk TV’ye kayyum atanmasına ilişkin “Bu tür antidemokratik uygulamalar, yalnızca basın özgürlüğünün gasbı değil, aynı zamanda halkın haber alma hakkının da yok sayılmasıdır” açıklamasını yaptı.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Halk TV operasyonuna tepki gösterdi. Çerkezoğlu, “Biz adalet istiyoruz. Biliyoruz ki, basının özgür olmadığı, ifade özgürlüğünün olmadığı yerde adalet ve demokrasi olmaz! Türkiye’nin en çok izlenen kanallarından olan Halk TV’nin yayınının durdurulması ve kayyum müdahalesi, basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve demokrasiye yönelik ağır bir ihlaldir. İşçilerin, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin, kadınların yaşadığı hakikati karartmaya çalışan hiçbir müdahaleyi kabul etmiyoruz.” dedi.

https://twitter.com/search?q=disk&src=typed_query

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş