İSTANBUL (Medyascope) – Sağduyu’nun bu bölümünde Tarık Çelenk’in konuğu Dr. Ender Korkmaz oldu. Korkmaz, Talat Paşa, Kara Kemal, Enver Paşa ve Sait Halim Paşa gibi önde gelen İttihatçıların farklı sosyal kökenlerini, eğitimlerini ve ülkenin meselelerine yaklaşımlarını değerlendirdi.
Dr. Ender Korkmaz, İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) dönemini anlattı. Korkmaz, İttihat ve Terakki’nin ideolojik olarak farklı düşüncelere sahip olmasının yanı sıra, üyelerinin toplumsal kesimler açısından da büyük bir çeşitlilik gösterdiğini belirtti.
Asilzade Said Halim Paşa ile orta düzey memur oğlu Enver Paşa, kadı çocuğu Talat Paşa ve telgrafçı çocuğu Kara Kemal gibi farklı geçmişlere sahip kişileri örnek gösteren Korkmaz, bu isimlerin “Osmanlı Devleti’nin bekasını sağlamak” ortak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.
İttihat ve Terakki’nin yanlış algısı
İttihatçıların genellikle “harbiyelilerin yaptığı bir hareket olarak algılanmasını değerlendiren Korkmaz, bu algının popüler tarihin İttihatçıların komitacı yönü, suikastler ve şiddet olaylarına odaklanmasından kaynaklandığını söyledi:
“Aslında farklı arka planlara ve uzmanlıklara sahip İttihatçıların partideki hizmetlerini, konumlarını ve fikirlerinin İttihat ve Terakki iktidarındaki politik çıktlarını ihmal edebiliyoruz. Mesela komitacılık çok konuşulurken Hukuk-ı Aile Kararnamesi ya da meşihat makamından alınarak şer’i mahkemelerin Adliye Nezareti’ne bağlanması gibi meseleler aynı yoğunlukta konuşulmuyor.”

“Atatürk politika belirleyici kadrosunda yer almadı”
Ender Korkmaz, İttihatçıların düşünsel kaynakları ile Atatürk’ün reformlarındaki düşünsel kaynakların farklı olduğunu ifade etti. Atatürk’ün pozitivist düşünceden beslendiğinin altını çizen Korkmaz, “İttihatçılar, 1917’de Hukuk-ı Aile Kararnamesi’yle, farklı fıkhi görüşlerin bir araya getirilmesi ve selef âlimlerin görüşlerinden yararlanılması yoluyla bir aile kanunu oluştururken, bundan yalnızca altı-yedi yıl sonra Cumhuriyet yönetimi İsviçre’den bir medeni kanun aldı” dedi. Korkmaz, bu sebeple İttihatçılık ile Kemalizm arasında çok somut bir kopuş olduğunu vurguladı.
Atatürk’ün de İttihat ve Terakki üyesi olduğunu hatırlatan Ender Korkmaz “1908’de Meşrutiyet’in ilanı sürecinde Mustafa Kemal Bey’in de birtakım katkıları oldu. Ancak Atatürk hiçbir zaman İttihat ve Terakki’nin politika belirleyici kadrosunda yer almadı” diye konuştu. Korkmaz, Cumhuriyet Halk Fırkası’nı ve Atatürk dönemindeki inkılapları İttihat ve Terakki’nin uzantısıymış gibi değerlendirmenin çok da sağlam temellere dayanmadığını görüşünde.
İttihat Terakki’nin liberal bir demokrasi partisi olmadığını söyleyen Korkmaz, 1913 sonrası otoriterliğin büyük ölçüde Birinci Dünya Savaşı koşullarından kaynaklandığını ifade etti.







