İsrail yedi yılda altıncı kez seçime gidiyor. Yaklaşık 7,3 milyon seçmen, 120 sandalyeli parlamentonun yeni üyelerini belirleyecek. Başbakan Binyamin Netanyahu iktidarını korumaya çalışırken anketlerde eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un partisi öne çıkıyor. Ancak seçimde en fazla oyu almak başbakan olmak anlamına gelmiyor. Gelin hep birlikte İsrail seçimleri hakkında bilmeniz gereken önemli başlıklara bakalım.
İsrail, 27 Ekim’de 2019’dan bu yana altıncı kez genel seçime gidiyor. Ülke, 38 yıl aradan sonra ilk kez dört yıllık görev süresini tamamlayan bir parlamentonun ardından sandık başına gidiyor.
Seçim, İsrail’in Gazze’yi işgali ve Lübnan ve İran ile girilen savaşın ardından yapılan ilk genel seçim olacak. Ülkedeki siyasi rekabetin merkezinde ise Netanyahu’nun iktidarda kalıp kalamayacağı sorusu var.
İsrailliler seçimde neye oy verecek?
İsrail’de seçmenler doğrudan başbakanı değil, siyasi partileri seçiyor. 120 sandalyeli parlamentonun adı Knesset. Seçimde en fazla sandalyeyi kazanan partinin lideri genellikle hükümeti kurmak için ilk fırsatı elde ediyor. Ancak bunun gerçekleşmesi zorunlu değil.
Partiler, seçimlerden önce milletvekili aday listelerini hazırlıyor ve adayları sıralıyor. Bazı partiler bunu ön seçimlerle yaparken bazılarında sıralamaya parti lideri karar veriyor. Bir parti ne kadar fazla oy alırsa listesinden o kadar fazla aday parlamentoya girebiliyor.
Seçimlerin resmî sonuçları en geç 4 Kasım’da açıklanacak. Başbakanın kim olacağını belirleyecek koalisyon görüşmeleri ise bundan sonra başlayacak.

Kimler oy kullanabilecek, kimler kullanamayacak?
Seçimde 7 milyon 331 bin 981 kişi oy kullanma hakkına sahip. Bu, yaklaşık 10,3 milyonluk İsrail nüfusunun yüzde 71,15’i demek.
Ancak İsrail’in kontrolü altında yaşayan herkes seçimlere katılamıyor.
Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan yaklaşık 3 milyon yetişkin Filistinlinin, sınırları, hareket özgürlükleri ve yaşam koşulları üzerinde belirleyici olan İsrail hükümetini seçme hakkı bulunmuyor.
Buna karşılık İsrail vatandaşı yaklaşık 1,2 milyon Filistinli oy kullanabiliyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan 750 binden fazla İsrailli yerleşimciden oy kullanma yaşına gelmiş olanlar da seçimlere katılabiliyor.
Doğu Kudüs’teki Filistinlilerin büyük bölümü ise İsrail vatandaşlığı yerine oturum statüsüne sahip. Bu kişiler yerel seçimlere katılabilseler de Knesset seçimlerinde oy kullanamıyor.
Dolayısıyla işgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan İsrailli bir yerleşimci, parlamentoyu belirlemek için oy verebilirken aynı bölgede yaşayan Filistinli komşusu bu hakka sahip değil.
2022’deki son seçimde 6,8 milyon kayıtlı seçmenin yüzde 70,63’ü sandığa gitmişti. İsrail’de seçimlere katılım oranı genellikle yüksek.
Bir partinin parlamentoya girmesi için kaç oy gerekiyor?
İsrail’de seçim barajı yüzde 3,25. Bir partinin Knesset’e girebilmesi için geçerli oyların en az bu oranını alması gerekiyor. Bu oran yaklaşık dört milletvekili demek.
Barajın altında kalan partiler parlamentoda temsil hakkı kazanamıyor.
Seçimlere başvuran 38 listeden 37’si yarışta kalırken anketlerde yaklaşık 11 partinin barajı aşması bekleniyor. Birkaç küçük parti ise yüzde 3,25 sınırına oldukça yakın.
Bu durum seçmenler açısından da stratejik bir tercih yaratıyor. Seçmenler, oylarının parlamentoda temsil edilmesini garanti altına almak için barajı geçeceğinden emin oldukları partilere yönelebiliyor. Buna karşılık baraj sınırındaki küçük bir partiyi destekleyenler, o partinin parlamentoya girememesi halinde oylarının sandalye dağılımına yansımaması riskini alıyor.
Küçük partilerin barajı geçip geçmemesi, seçim sonrasında kurulabilecek koalisyonları da doğrudan etkileyebilir.
İsrail seçimleri: Netanyahu’nun karşısındaki en güçlü aday kim?
İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı Binyamin Netanyahu, liderliğini yürüttüğü Likud Partisi ile yeniden iktidara gelmek istiyor. Netanyahu, hakkında devam eden yolsuzluk davasındaki suçlamaları reddediyor.
Başlıca rakiplerinden biri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot. Eisenkot’un kurduğu Yashar Partisi, seçim öncesi anketlerde Likud’la başa baş görünüyor.

Muhalefetteki dört önemli siyasi hareket ise Netanyahu’ya karşı işbirliği yapma konusunda anlaştı. Bunlar arasında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid’in liderliğindeki Birlikte listesi, Avigdor Liberman’ın Yisrael Beiteinu Partisi ve Yair Golan’ın Demokratlar Partisi bulunuyor.
Netanyahu’nun siyasi ortakları arasında ise aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’in partileriyle ultra-Ortodoks siyasi hareketler yer alıyor.
Temmuz ayında parlamento feshedildiğinde Netanyahu’nun koalisyonu 60, muhalefet 59 sandalyeye sahipti. Bir milletvekili ise herhangi bir ittifakta yer almıyordu.
Seçimlerin en önemli gündem maddeleri neler?
Gazze’nin işgali ve güvenlik politikaları, seçimlerin başlıca gündem maddeleri.
Ülkede, İsrail’in 7 Ekim 2023’te Hamas’ın Aksa Tufanı Operasyonu’na nasıl hazırlıksız yakalandığına dair tartışmalar sürüyor. Netanyahu hükümetinin olayları araştırmak üzere henüz resmî bir devlet soruşturma komisyonu kurmaması da muhalefetin eleştirilerinden biri.
İsrail’in Gazze, işgal altındaki Batı Şeria ve Lübnan’a yönelik politikaları da seçim tartışmalarının merkezinde.
Ultra-Ortodoks Yahudilerin askerlik muafiyetleri, Netanyahu hükümetinin yargı reformu girişimleri ve hayat pahalılığı da seçmenlerin gündeminde. İsrail’in 2023’ten bu yana iki katına çıkan savunma bütçesi, kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Filistinli partiler seçimde nasıl bir rol oynayacak?
İsrail vatandaşı Filistinlilerin desteklediği partiler, seçim sonrasında kurulacak hükümet açısından kritik bir konuma gelebilir. Ancak bu partilerin seçimlere katılması bile tartışma konusu oldu.
İsrail Merkez Seçim Komitesi, eylül ayında Ra’am ve Ortak Liste’nin seçimlere katılmasını yasaklama kararı aldı. Yüksek Mahkeme ise 2 Ekim’de bu yasakları oybirliğiyle kaldırdı. Mahkeme, partilerin seçim dışında bırakılması için yeterli hukuki gerekçe bulunmadığına hükmetti.
Ortak Liste’deki Balad Partisi’nin lideri Sami Ebu Şehade ise mahkemenin kendi adaylığına yönelik yasak kararını onaylayabileceğinin anlaşılması üzerine yarıştan çekildi.
Filistinli partiler seçim sonrasında hükümetin kurulmasında belirleyici olabilecek sandalyeler kazanabilir ancak Yahudi partilerin oluşturduğu muhalefet ittifakındaki birçok lider, bu partilerle koalisyon kurmaya karşı çıkıyor.
İsrail’de daha önce de benzer tartışmalar yaşandı. Naftali Bennett’in 2021-2022 yıllarındaki hükümetinde Ra’am koalisyona katılmış ancak bakanlık üstlenmemişti.

Koalisyonlar nasıl şekilleniyor?
İsrail’de hükümetler genellikle birden fazla partinin desteğiyle kuruluyor. Parlamentoda salt çoğunluk için 120 sandalyenin 61’ine ihtiyaç var. Ancak hükümet koalisyonunun mutlaka 61 milletvekilinden oluşması gerekmiyor.
İsrail tarihinde azınlık hükümetleri de görev yaptı. 1993-1996 yılları arasında İzak Rabin ve Şimon Peres liderliğindeki hükümetler, parlamentoda salt çoğunluğa sahip olmamalarına rağmen koalisyon dışında kalan partilerin desteğiyle iktidarda kalabildi. Dolayısıyla yalnızca koalisyona katılan partilerin değil, hükümeti dışarıdan desteklemeyi kabul eden partilerin tutumu da önem taşıyor.
Netanyahu’nun mevcut koalisyon ortakları arasında aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks partiler var. Eisenkot’un çevresindeki muhalefet ise sağdan sola uzanan farklı siyasi gruplardan oluşuyor.
İsrail siyasetinde son yıllarda partiler arasındaki ayrımın önemli bir bölümünü Netanyahu’ya destek verip vermemek belirliyor. Bu nedenle birbirinden farklı görüşlere sahip partiler aynı ittifakta buluşabiliyor.
Seçim öncesi anketler, iki ana siyasi bloktan hiçbirinin tek başına 61 sandalyelik çoğunluğu garanti edemediğini gösteriyor.
Bu durumda küçük partilerin yanı sıra İsrail vatandaşı Filistinli Arap seçmenlerin desteklediği partilerin kazanacağı sandalyeler de önem taşıyor. Ancak büyük Siyonist partilerin Arap partilerini hükümet koalisyonuna dahil etmeye mesafeli yaklaşması, koalisyon seçeneklerini sınırlandırıyor.
Başbakanı kim belirleyecek?
Resmî sonuçların açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, parlamentoya giren partilerin temsilcileriyle görüşecek.
Her partinin hangi ismi başbakan olarak desteklediğini dinleyen Herzog, hükümeti kurma şansı en yüksek gördüğü milletvekiline görev verecek. Cumhurbaşkanının bu kararı resmî sonuçların yayımlanmasından itibaren yedi gün içinde alması gerekiyor.
Görevi alan kişinin hükümeti kurmak için 28 günü olacak. Cumhurbaşkanı bu süreyi 14 gün daha uzatabilecek.
Bu süreçte partiler bakanlıkların paylaşımı ve uygulanacak politikalar üzerinde müzakere edecek. Kurulan hükümetin göreve başlayabilmesi için Knesset’ten güvenoyu alması gerekecek.
İlk aday hükümeti kuramazsa ne olacak?
İlk adayın başarısız olması halinde Cumhurbaşkanı, üç gün içinde hükümeti kurma görevini başka bir milletvekiline verebilecek. İkinci adayın 28 günü olacak ancak bu süre uzatılamayacak.
Bu girişim de sonuçsuz kalırsa 21 günlük yeni bir süreç başlayacak. Bu dönemde en az 61 milletvekili, belirledikleri bir isme hükümeti kurma görevi verilmesini isteyebilecek.
Cumhurbaşkanının görevlendirdiği bu son adayın hükümeti kurmak için 14 günü bulunacak.
Hiçbir aday başarılı olamazsa parlamento feshedilecek ve yeni seçim süreci başlayacak.
Hükümet kurulamazsa ülkeyi kim yönetecek?
Yeni Knesset’in 10 Kasım’da göreve başlaması bekleniyor. Milletvekilleri, henüz yeni hükümet kurulmamış olsa bile yasama faaliyetlerini sürdürebilecek.
Yeni hükümet güvenoyu alana kadar Netanyahu ve mevcut kabinesi görevlerine devam edecek.
Dolayısıyla 27 Ekim’deki seçim, İsrail’de kimin başbakan olacağını aynı gece kesinleştirmeyebilir. Sandıktan çıkacak sonuç kadar, sonrasında partiler arasında yürütülecek koalisyon pazarlıkları da belirleyici olacak.
Kaynak: Times of Israel








