DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”

İSTANBUL (Medyascope) – Kamu hastaneleriyle ağız ve diş sağlığı merkezlerinde görev yapan diş hekimleri, ağır hasta yükü, kısa tedavi süreleri, performans katsayısı uygulaması ve eriyen gelirleri nedeniyle Sağlık Bakanlığı önünde protesto eylemi geçekleştirdi.

DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”
DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”

Türkiye’nin kamudaki ilk diş hekimliği sendikası olan Diş Hekimliği Sendikası’nın (DİŞHEK-SEN) çağrısıyla 81 ilden Ankara’ya gelen diş hekimleri, Sağlık Bakanlığı önündeki eylemlerinde taleplerinin yazılı olduğu pankart ve dövizler taşıdı, “Türkiye’den tek sesiz, hakkımızı isteriz” ve “Bakanlık duy sesimizi, tedaviye zaman istiyoruz” sloganları attı.

“Hastamız tedavi, genç meslektaşımız atama bekliyor”

DİŞHEK-SEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Dt. Banu Yıldırım, burada yaptığı açıklamada, tüm illeri temsilen Ankara’ya geldiklerini belirterek, “Kamu diş hekimlerinin ortak sesi olmak için bugün bir aradayız. Sesimizi duyurmak, emeğimizin karşılığını istemek ve hekimi tüketen, hastayı tedaviye ulaşamaz hale getiren bu düzene ‘Artık yeter’ demek için Sağlık Bakanlığının önündeyiz. Hastamız tedavi bekliyor. Genç meslektaşımız atama bekliyor. Kamudaki diş hekimi, tükenmeden çalışacağı bir düzen bekliyor” diye konuştu.

“Vatandaş tedavi olamıyor, hekim zaman bulamıyor”

Vatandaşların nitelikli sağlık hizmetine ulaşma hakkına dikkati çeken Yıldırım, şunları söyledi:

“Siz, derdinizin dinlendiği, tedavinizin özenle yapıldığı bir hizmeti hak ediyorsunuz. Tekrar tekrar hastaneye gelerek işinizden, zamanınızdan, yol paranızdan kaybetmeyi hak etmiyorsunuz. Yetersiz tedavi süreleri tedavinin başarısını tehlikeye atıyor, tekrarlanan işlemler hastalara zahmet, kamu bütçesine ise ek maliyet getiriyor. Vatandaş ‘Tedavi olamıyorum’ diyor. Hekim ‘Tedaviye zaman bulamıyorum’ diyor. İki taraf da aynı sorunu anlatırken tersinde ısrar etmek hangi akla sığıyor? Bir kanal tedavisinin, cerrahi işlemin, protez aşamasının gerektirdiği süre; katsayıya, kotaya, idari hedefe göre kısaltılamaz. Sağlık hizmetinin başarısı, açılan randevu sayısıyla değil, tamamlanan nitelikli tedaviyle ölçülür.”

DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”
DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”

“İplerle yönetilmeyi kabul etmiyoruz”

Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden belirlenen hedeflerin, katsayıların ve kotaların çalışma koşullarını oldukça ağırlaştırdığını, maruz kaldıkları uygulamaların mesleki kararlarını kısıtladığını savunan Yıldırım, şöyle devam etti:

“Biz aynı anda hastanın psikolojisini, teşhisini, çok aşamalı tedavisini, malzemeyi, sterilizasyonu, yardımcı personeli ve sonraki randevuları yönetiyoruz. Üzerine yüksek hasta sayısı, idari baskı ve bitmeyen hesaplar ekleniyor. Mesleki kararlarımızın her yanına bir ip bağlanmış gibi. Hekimlik bilgimiz ve irademiz kıskaca alınıyor, psikolojik yükümüz artıyor, motivasyonumuz tükeniyor. Hastamızın tedavisini bilimle planlamak istiyoruz. İplerle yönetilmeyi kabul etmiyoruz. Kukla değiliz, diş hekimiyiz.

Bakanlık baktığımız hasta ve yaptığımız işlem sayısını yakından izliyor ama çalışma koşullarımızı görmezden geliyor. Günde 30 hastayla nefes almaya vakit yok. Sürekli gözetim ve baskı altında, durmadan işlem yapan bir makineye dönüştürülmek isteniyoruz. Bu koşullar altında meslek hastalıklarıyla da karşı karşıyayız. Boynumuz, belimiz, kollarımız, bileklerimiz ağrıyor. Ağrıyla çalışıyor, meslek hastalıklarıyla mücadele ediyoruz. Bizi emekliliğe kadar bu yükün altında çalıştırmayı planlayanlara soruyoruz: Mesleğimizi sürdürecek sağlığımız kalmadığında bunun sorumluluğunu kim alacak?”

“Ağız ve Diş Sağlığı Genel Müdürlüğü kurulsun”

Diş hekimliğinin tıbbın diğer branşları esas alınarak hazırlanan düzenlemelerle yönetilemeyeceğini belirten Yıldırım, “Kriter, kota, katsayı düzenlemeleri, mesleğin bilimsel gerekleriyle saha gerçekleri arasındaki kopukluğun en belirgin örnekleridir. Diş hekimlerini diş hekimleri anlar” dedi.

Yıldırım, yönetici kadroları sahayı bilen, liyakatli diş hekimleri ve uzman diş hekimlerinden oluşan, kendi alanında karar ve bütçe süreçlerinde bağımsız yetkiye sahip bir Ağız ve Diş Sağlığı Genel Müdürlüğü kurulmasını istedi. Diş hekimliğine özgü ayrı bir tedavi kurumları işletme yönetmeliği hazırlanması ile değerlendirme, kalite ve faturalandırma kurullarında diş hekimlerinin etkin temsili de talepler arasında yer aldı.

DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”
DİŞHEK-SEN: “Kukla değiliz, diş hekimiyiz”

“Sahada, bakanlıkta ve yargıda haklarımızı savunuyoruz”

Sendika olarak Sağlık Bakanı başta olmak üzere Bakanlık yöneticileri, farklı siyasi partilerin genel başkanları ve milletvekilleriyle görüştüklerini hatırlatan Yıldırım, MHRS randevu uygulamasına, teşvik ek ödemesi dağıtım oranlarındaki belirsizliğe, devlet hastanelerinde hastane ortalamasından yararlanma hakkının kaldırılmasına ve doktoralı diş hekimlerine uzmanlık belgesi verilmesini öngören Tıpta Uzmanlık Kurulu kararına karşı dava açtıklarını anlattı. Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sağlık Bakanlığından taleplerimize somut yanıt, yeterli bütçe ve uygulama takvimi bekliyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hastamıza zaman istiyoruz. Genç meslektaşımıza iş istiyoruz. Mesleğimizin geleceğinde söz istiyoruz.”

Sağlık Bakanlığı önündeki eylemde DİŞHEK-SEN’in mali haklara ilişkin talepleri şöyle sıralandı:

  • Tamamı emekliliğe yansıyan tek kalem maaş ödenmesi,
  • Diş hekimliğine özel ek ödeme yönetmeliği hazırlanması,
  • Diş hastanelerinin gelirlerinin ayrı bir havuzda toplanması ve şeffaf, öngörülebilir biçimde dağıtılması,
  • İşlem puanlarının ve Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) bedellerinin tedavinin süresi, emeği, maliyeti ve riskine göre güncellenmesi,
  • Fiilen yapılan ancak faturalandırılamayan tedavilerin performans hesabında yok sayılmaması,
  • 8. Dönem Toplu Sözleşme ile hastane ortalaması uygulamasının kaldırılmasından kaynaklanan gelir kayıplarının giderilmesi,
  • Ücretlere yüzde 15 sabit vergi dilimi uygulanması.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş