“Casusluk” davasında dosyaya MİT’in bilgi notu sunuldu: Değerlendirme kısmında İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ yer almadı

İSTANBUL (Medyascope) – Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutuklu yargılandığı “siyasal casusluk” davasında, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine MİT, bilgi notu hazırladı. Dosyaya sunulan ve UYAP’a eklenen MİT’in bilgi notunda, Hüseyin Gün’ün cep telefonu rehberinde, eski istihbarat çalışanlarının telefon numaralarının yer alması gerekçe gösterilerek, iddianamede yer alan “tespitlere” yönelik değerlendirmenin MİT bulgularıyla uyumlu olduğu ifade edildi. MİT’in bilgi notunun değerlendirme kısmında, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ yönünden herhangi bir tespit yer almadı.

"Casusluk" davasında savcılık, “Casusluk” davası:
“Casusluk” davası: Dosyaya MİT’in bilgi notu sunuldu; değerlendirme kısmında İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ yer almadı

Cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, gazeteci Merdan Yanardağ, Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, iş insanı Hüseyin Gün’ün yargılandığı davada, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bilgi notu hazırladı.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan ve UYAP’a eklenen MİT’in bilgi notunda, davaya konu casusluk suçlamasına dair değerlendirme yer aldı.

Mahkemenin MİT’e 14 Mayıs’ta yazdığı müzekkerelerde, davada yargılanan isimlerin, casusluk faaliyetinde bulunduğuna ilişkin herhangi bir rapor veya tespit bulunup bulunmadığı sorulmuş ve Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde, “İBB’ye ilişkin olduğu ileri sürülen e-posta adresleri ile kullanıcı adı ve şifrelerinin gizli kalması gereken bilgiler olup olmadığı yönünden” açıklama istenmişti.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi sonrası MİT’in hazırladığı 10 sayfalık bilgi notunda, sanıklardan Hüseyin Gün’ün kişisel cep telefonu rehberinde, yabancı istihbarat bağlantılı kişilerin olduğu belirtildi. Raporda, açık kaynak taramalarında elde edilen bilgiler doğrultusunda, Gün’ün telefon rehberinde, İngiliz MI6 ve ABD Dış İstihbarat Servisi (CIA) çalışanlarının telefon numaralarının olduğu ifade edildi. Söz konusu bazı kişilerin, emekli olduktan sonra özel sektörde, şirketlerde çalıştığı belirtildi.

Bilgi notunun devamında, Necati Özkan’ın, Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu arasında kurulduğu iddia edilen “organik bağın merkezinde yer alan isim” olduğuna yönelik iddianamede yer alan iddialardan bahsedildi. Bilgi notunda, iddianamedeki Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ hakkındaki iddialar da sıralandı.

Değerlendirme kısmında İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ yer almadı

Bilgi notunda, iddianamede yer alan Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkındaki iddiaları sıraladıktan sonra MİT’çe yapılan tespit ve değerlendirmeden bahsedildi.

Casusluk iddianamesindeki iddialar tekrarlanarak, Hüseyin Gün’ün eski CIA çalışanı Aaron Barr ile PiiQ Media’yı kurduğu ve İBB’ye sunulmak üzere sosyal medya tabanlı veri analizi hazırladığı ifade edildi.

Değerlendirme kısmında, Hüseyin Gün’ün cep telefonu rehberinde eski istihbarat çalışanlarının telefon numaralarının yer alması, Wickr uygulamasını kullanmasının ticari bir kılıfla Türkiye’deki kamu ve özel sektör bünyesinde sistematik bir irtibat ağı kurmaya çalıştığı tespitinin yapıldığı iddia edildi. Öte yandan değerlendirme kısmında, Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ yönünden herhangi bir tespit yer almadı. Ayrıca, İBB’nin hangi özel bilgilerinin hangi casusluk faaliyeti kapsamında sızdırıldığına dair bir tespit yapılmadı.

Sonuç olarak bilgi notunda, casusluk iddianamesinde yer alan “tespitlere” yönelik değerlendirmenin MİT bulgularıyla uyumlu olduğu ifade edildi.

İddianameden

“Casusluk” davası: Dosyaya MİT’in bilgi notu sunuldu; değerlendirme kısmında İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ yer almadı

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede İmamoğlu, seçim kampanyalarının direktörü Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve iş insanı Hüseyin Gün’e “siyasi casusluk” suçlaması yöneltildi. Ancak casusluğun kim tarafından hangi devlete veya istihbarat örgütüne yapıldığına dair herhangi bir tespit yer almamıştı.

Casusluk davasında 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep eden savcılığın hazırladığı 162 sayfalık iddianamenin büyük bölümünü Hüseyin Gün’ün etkin pişmanlık ifadeleri, dijital materyaller ve not defterinde yazanlar oluşturmuştu.

Mahkeme, iddianamede geçen OSINT ve DARKWEB’deki verilerin atılı suç tarihi öncesinde internet ortamına sızmış veriler olup olmadığını, sızdıysa bu verilerin hangi tarihte ne şekilde internet ortamına sızdığının raporunun çıkarılmasına karar vermişti.

Mahkemenin kararı üzerine siber güvenlik ve adli bilişim alanında uzman bir isim tarafından bilirkişi raporu hazırlandı. Mahkemeye sunulan 2 Mart 2026 tarihli raporda iddianamede yer alan “İmamoğlu döneminde İBB verilerinin OSINT ve DARKWEB’e sızdırıldığı” iddiasının doğru olmadığı belirtilmişti.

“Sızıntı İmamoğlu öncesinde oldu” raporu çıkmıştı

62 sayfalık raporun sonuç kısmında, iddianamede bahsi geçen verilerin ibb.gov.tr veri tabanından ele geçirilip geçirilmediğine ilişkin yapılan iş ve işlemlere dair tutanak, bilgi ya da belge olmadığından herhangi bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı ifade edilmişti.

Raporda, sızdığı belirtilen verilerin kamuya açık alanlarda bulunduğu belirtildi ve “Söz konusu verilerin daha önce gerçekleşmiş veri ihlalleri kapsamında internete yansımış olabileceğini göstermektedir” denilmişti.

Yani bilirkişi raporunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın aksine, suçlamaya konu sızıntıların İmamoğlu döneminden önce yapıldığına dikkat çekilmişti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş