İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın konuğu Panorama TR direktörü Hatem Ete oldu. Ete, Panorama TR ekim araştırmalarını referans alarak seçmenin fon krizine tepkisini değerlendirdi. İkili ayrıca, belediye başkanı transferlerini ve partilerin oy dağılımını tartıştı.
Panorama TR direktörü Hatem Ete, seçmenin fon krizine tepkisini, belediye başkanı transferlerini ve partilerin oy dağılımını değerlendirdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş CHP’den istifa edip YENİ Parti’ye geçmeyerek siyasi yoluna bağımsız devam etmeye karar vermişti. Hatem Ete, toplumun yüzde 50’den fazlasının Mansur Yavaş’ın bağımsız kalmasını olumlu karşıladığını söyledi. Bu durumun Yavaş’ın partiler üstü bir figür olarak görülmesi ile doğrudan ilgili olduğunu belirten Ete, seçmenin, Yavaş’ın bağımsızlığını diğer belediye başkanlarının iktidar partisine geçişleriyle aynı kefeye koymadığının altını çizdi.
“Cemil Tugay’ın geçişi büyük rahatsızlık yarattı”
“Seçmenler, parti transferine olumlu bakmıyor” diyen Ete, özellikle Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişinin yüksek oranda rahatsızlık yarattığını söyledi. Hatem Ete, bu rahatsızlığın çok katmanlı yapısını şöyle anlattı:
“Seçmen, bu kişilerin bu kadar hızlı ve kolay bir şekilde parti değiştirebiliyor olmalarından, onları seçen parti yönetimlerini de sorumlu tutuyor. Yani siyasal ya da ideolojik bir ana eksen üzerinden aktör belirlemek yerine, başı sıkıştığında kendi koltuğunu korumak için seçmenin iradesini bir tarafa bırakabilecek aktörleri seçtiği gerekçesiyle partisine de bir rahatsızlık duyuyor. YENİ Parti’ye ve CHP’ye yönelik bir öfke var. ‘Niye kendi belediye başkanlarını iktidara karşı koruyamıyorsun? Üzerinden bir buçuk, iki yıl geçti. Hâlâ bir çare bulamadın’ şeklinde bir çaresizlikle karışık öfke söz konusu. Yani mesele, sadece belli kişilerin baskı altında kalarak ya da yeterince güçlü bir siyasi angajman göstermeyerek parti değiştirmesinin ötesinde. YENİ Parti’nin bu meseleye neden bir çare bulamadığına, iktidarla herhangi bir siyasi aktör arasındaki baskı ve direnç ilişkisine neden izin verdiğine yönelik de siyasi partinin kendisine bir tepki var. ‘Sen, güçlü bir siyasi parti olarak buna bir şekilde çözüm bulmalıydın’ şeklinde bir tepki söz konusu. Ama öte taraftan iktidara da çok ciddi bir tepki var.”

“İktidar da muhalefet de bu krizden olumsuz etkilendi”
Hem iktidarın hem de muhalefetin fon krizi neticesinde oy kaybetmiş olduğunu belirten Ete, seçmenin ise siyaset kurumuna mesafelenerek kararsızlar ve oy vermeyecekler kategorisine yöneldiğini aktardı.
Hatem Ete, “Muhalefetin bir aktör olarak ortaya çıkıp seçmen nezdinde bir güven oluşturması gerekir. Hem iktidara alternatif olma anlamında hem de iktidarın zaaflarını teşhis etme ve deşifre etme anlamında. Seçmenin iktidardan muhalefete kaymak yerine, muhalefetin böyle bir kriz esnasında kararsızlardan oy çekip oyunu biraz daha artırması yerine, her iki tarafın da oy kaybetmesi söz konusu. Bunun neticesinde seçmenin bir nevi siyaset kurumuna mesafe duyması ortaya çıkıyor. Yani özeti şu: İktidar da bu krizden olumsuz etkilendi, muhalefet de bu krizden olumsuz etkilendi. Bunun en önemli yansıması da seçmenin siyaset kurumundan uzaklaşması” diye konuştu.








